AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Modern müzikal Kantocu

Haldun Dormen Lüküs Hayat'tan sonra Şehir Tiyatroları'nda yeni bir müzikalin yönetmenliğini üstlendi. Modern Türk Tiyatrosu'nun ortaya çıkışını konu alan Kantocu'da, bir kantocunun hayatından yola çıkılarak, dönemin sanat anlayışı ortaya konuluyor.

  • HALE KAPLAN ÖZ
    Haldun Dormen, yönetmenliğini yaptığı Lüküs Hayat müzikalinden sonra "Kantocu" adlı müzikalle tekrar Şehir Tiyatroları sahnesinden izleyiciyle buluşuyor. Haldun Dormen'in yazdığı ve yönettiği oyun Türk Tiyatrosu'nun oluşum sürecini konu alıyor. Haldun Dormen'in beş yıl önce Hülya Avşar'ın başrolünde oynaması için yazdığı ve daha sonra provalarına başlanmış olduğu halde yarım kalan oyunu, Mazlum Kiper'den gelen teklifin neticesinde Şehir Tiyatroları repertuvarına alındı.

    Sahnede soykırım olur mu?

    Kantocu'da hayatından yola çıkılarak bir dönemin hikayesi anlatılan Verjin (Sonradan gerçek adının Bihter olduğunu öğreniyoruz) ilk sahneye çıkan Müslüman kadın sanatçılardan biri olarak gösteriliyor. Bu durumda Dormen'e ilk akla gelen "Oyunu yazarken Afife Jale'den mi etkilendiniz?" sorusunu yöneltiyoruz. "Hayır. Ben eskiye çok meraklıyım. Bize yollar açan, hayranlık duyduğum sanatçılara bir çeşit saygı gösterisi ve anma olsun istedim. Oyunda Türk Tiyatrosu'na emeği geçmiş birçok sanatçının adını duyacaksınız" diyen Dormen oyunun Türk Tiyatrosu'nun belli bir dönemine ışık tuttuğunu ve bazı tarihsel gerçekleri ortaya koyduğunu söylüyor. "Oyunu yazdıktan sonra çok farklı bir boyutunun olduğu dikkatimi çekti. Son dönemlerde Ermeni soykırımı meselesi gündemde. Bu oyun 1923'te geçiyor. Ve Ermeni soykırımının olduğu iddia edilen 1915'ten 1923'e kadar İstanbul'da sahneye çıkan kadınların hepsinin Ermeni olduğunu görüyoruz. Hayranları var ve baştacı edilmişler ama sonra soykırım olduğu söyleniyor. Ben bunu anlamıyorum, burada çok büyük bir çelişki var."

    Kanto bugün izleyici bulamaz

    Oyun, seyircisi aynı zamanda 1923 yılındaki komik-i şehir Hasan Efendi'nin tiyatrosunun da seyircisiymiş gibi oyuna katılması şeklinde tasarlanmış. Dormen, bu haliyle seyirciyi o dönemlere taşıyan oyunu, hikayesi eski olmasına rağmen modern bir müzikal olarak sahneye koyduğunun altını önemle çiziyor. Müzikalde eski tiyatro anlayışına da küçük eleştiriler getiriliyor. Dormen, bunun bir alay değil onların sempatik hallerinin hatırlanması olduğunu belirtiyor: "Eski melodramlara sempatik belki ironik bir yaklaşım var. Bir zamanlar izlenmiş ve beğenilmiş olabilir ama bugün bu oyunların izleyicisi olmaz. Bu durum kanto için de geçerli. Kanto bizim sanat tarihimizde renkli bir sayfa, ben de o renkli sayfayı sahneye taşımak istedim."

    Önümüzdeki sezon sahnede

    Geçtiğimiz hafta prömiyer yapan "Kantocu" önümüzdeki sezon Şehir Tiyatroları'nda sahnelenecek. Kantocu'nun müzikleri Serpil Günseli'ye, müzik direktörlüğü Selim Atakan'a, dekor tasarımı Barış Dinçel'e, kostüm tasarımı Nihal Kaplangı'ya, koregrafisi Selçuk Borak'a, ışık tasarımı Cengiz Özdemir'e, efekt tasarımı Hidayet Öztürk'e, şarkı sözleri Zeynep Talu'ya ait. Oyunda Mert Turak, Aslı Aybars, Emrah Özertem, Mehmet Çerezcioğlu, Müge Çiçek , Selen Uçer, Selma Kutluğ, Çağrı Hün, Murat Coşkuner, Zeki Yıldırım, İlhan Kilimci'nin de aralarında bulunduğu oyuncular rol alıyor. Kantocu 1923 yılında geçiyor. O yıllarda Verjin Bursa'da bir çadır tiyatrosunda çalışan ve büyük beğeni toplayan bir kantocudur. Bir gün İstanbul'da tiyatrosu olan komik-i şehir Kenan Efendi'den teklif alır ve direklerarasının bir parçası olur. Mustafa Kemal'in adamı Kuvayi Milliyeci Cemil ile duygusal bir yakınlık kuran Verjin'in herkesten gizlediği büyük bir sırrı vardır.

  •  
    Bir kitap; "meçhul genç gazeteciye mektuplar"
    Dalkavukluğun
    kitabı yazıldı

    Halen Pendik Belediye Başkanlığı'nda "basın danışmanı" olarak görev yapan Ekrem Okutan'ın "Dalkavukluk /Tarihsel Perspektif, Siyaset ve Basın" adlı kitabı Genç Mephisto Kitabevi tarafından yayınlandı. Kitap, siyasi ve toplumsal hayatta yüzyıllardır önemini koruyan, bir yandan eleştirilen bir yandan da sistem içinde gerekli olduğu düşünülen dalkavukluğa tarihsel perspektiften bakıyor. Okutan, kitabında dalkavukluğun ne olduğunu, dalkavukların en çok hangi politik ve toplumsal ilişkiler içerisinde bulunduklarını, hangi sistemlerde daha kolay ve daha rahat yaşama imkanına kavuştuklarını iktidar-güç olgusu açısından ele alıyor ve örnekliyor. Alanında bir ilk olan Dalkavukluk adlı bu çalışma dalkavukluğun tanımı ve özelliklerinden başlayarak, dalkavukluğun yönetim sistemi içindeki yeri, Osmanlı yönetim sistemi ve dalkavukluk, dalkavukluk ve basında değişim gibi bölümlerden oluşuyor. Kitap özellikle basın-iktidar ilişkisi içinde dalkavukluğa büyük yer veriyor. Dalkavukluğun bir meslek olarak değerlendirildiği ve hatta padişahların talepleri doğrultusunda başta şairler olmak üzere çeşitli meslek erbabının en çarpıcı özelliklerini sergiledikleri Osmanlı dönemi incelenirken; aslında cumhuriyet döneminde de benzer olguların söz konusu olduğunu örneklerle görmek yine bu kitapla mümkün. Bilgi için tel: 0 216 414 35 19
    30 Mayıs 2005
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED