|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
![]() |
|
Filistin'de yaşanan işgale, insan hakları ihlallerine karşı bir gündem oluşturmak üzere organize edilen uluslararası bir kampanya olan "Filistin Kervanı", yarın Strasbourg'dan yola çıktıktan bir hafta sonra 12 Temmuz'da İstanbul'da olacak.
İsrail'in neden olduğu insan hakları ihlallerine karşı başlatılan uluslararası kampanya Strasbourg'dan yola çıktıktan bir hafta sonra 12 Temmuz'da İstanbul'da olacak. Kervan'ın hedefi Türkiye, Suriye ve Ürdün hattında ilerleyerek Kudüs'e varmak. "Filistin Kervanı"nın Strasbourg'dan 5 Temmuz'da yola çıktıktan sonra şu rotayı izleyecek: Strasbourg, Cenova, Milano, Trieste, Lubliana, Zagreb, Belgrad, Sofya, İstanbul, Ankara, Adana, Halep, Şam, Amman-Allenby köprüsü ve Kudüs. Filistin'e kadar 3 bin 742 kilometre yol kat edecek olan kervan, bir haftalık konaklamaktan sonra geri dönüş yolculuğuna başlayacak. "Filistin Kervanı"nın Türkiye bölümünün üç temsilcisi var: Özhan Önder, Sinem Öztürk ve Erhan Keleşoğlu. Fransa merkezli olarak Avrupa'daki Filistin örgütleri, insan hakları örgütleri ve İsrailli işgal karşıtı insan hakları örgütlerinin katılımıyla organize edilen "Filistin Kervanı"nın Türkiye bölümünün hazırlıklarını onlar sürdürüyor. Önder, Filistin'de yaşanan işgale, insan hakları ihlallerine karşı bir gündem oluşturmak üzere organize edilen uluslararası kampanyada, 100 aracın olmasını beklediklerini söylerken, "Strasbourg'dan Kudüs'e kadar yeni katılımcılar da eklenebilir" dedi. Kervanın yol boyunca geçilen yerleşim bölgelerinde durarak, söyleşiler, film gösterimleri, konserler, mümkünse mitinglerle Filistin konusunda duyarlılık yaratması planlanıyor. "Filistin Kervanı"nın 12 Temmuz 'da İstanbul'da olması hesaplanıyor. İstanbul'da yapılacak etkinliklerin ardından yolculuğunu Ankara ve Adana duraklarındaki etkinliklerle sürdürecek olan "Filistin Kervanı" 15 Temmuz'da Hatay sınır kapısından çıkarak Suriye 'ye girecek. Kervan, Türkiye'de "Filistin Kervanı Türkiye Kampanyası" ismiyle örgütlenmektedir. Yol boyunca neler yapılacak?
Kervan, genel dezenformasyona karşı gerçek bilgileri ve deneyimleri ortaya çıkararak Filistin'deki koşulları anlatacaktır, Azami sayıda ülkeden geçerek yerel halk topluluklarıyla karşılaşacaktır, Medyayla, yerel ve uluslararası ağlarla ve derneklerle temas kuracaktır, Dayanışma ağları güçlendirecektir, Mitingler, bildiriler, tartışmalar, röportajlar, resmi ve doğrudan inisiyatifler geliştirilecek, seçilmişlere, hükümetlere soru önergeleri vb. yöneltilecektir, Kültürel, politik ve enternasyonalist etkinlikler düzenlenecektir, Bir bütün olarak, Filistinlilere fiili desteği artırmak ve dünya hükümetlerini kendi kamuoyları doğrultusunda Filistin için harekete geçmeye zorlamak amacıyla yerel, ulusal ve uluslararası medyanın azami ilgisini çekmek hedefi gözetilecektir. Kervan'ın ulaşmak istediği hedef Uluslararası hukuka (diğerlerinin yanı sıra BM Güvenlik Konseyi'nin 194/1948, 242/1967, 338/1973, 1397/2002 sayılı kararlarına) uygulanmasını talep etmek; şöyle ki : Koloni kurulmasına son verilmesi ve 1967 savaşından bu yana kurulmuş tüm kolonilerin ortadan kaldırılması, Filistin'de her türlü İsrail askeri varlığına son verilmesi, Tüm mültecilere geri dönüş hakkının tanınması, Lahey Adalet Divanı uyarınca Filistin'de İsrail tarafından inşa edilmiş olan duvarın yıkılması, Cenevre Konvansiyonu uyarınca sivil toplulukların korunması ve Filistinli tutsakların haklarının tanınması, Sivil topluluklarının korunması ve (özellikle kolonilerin boşaltılması ve başkaldıran kolonların silahsızlandırılması) kararların uygulanması amacıyla bölgeye uluslararası bir gücün gönderilmesi (2002'de BM Genel Sekreteri'nin önerisi). Filistin topraklarının tamamı işgal altında
İkinci İntifada'nın başlangıcından Mayıs 2005'e kadar 3616 Filistinli, 964 İsrailli öldürüldü. (Kaynak: www.mepc.org/public_asp /resources/mrates.asp) 1870 yılında Filistin'de yaşayan Yahudi nüfusu 7000 kişi kadardı ve bu sayı, Filistin nüfusunun %2'lik bir bölümünü oluşturuyordu. 1946'da İlk Paylaşım Planı'ndan sonraki yoğun Yahudi göçünden sonra Filistin nüfusu 1.240.000 Filistinli 600.000 Yahudi'den oluşuyordu ve Filistinli nüfus, toprağın % 92'sine sahipti. 1947'deki Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı ile toprağın %56'sı Yahudilere, %44'ü Filistinlilere veriliyordu. 1948-1967 arasında İsrail Devleti ilan edildi. Bu tarihten sonra İsrail Devleti'nin ilanı, İsrailliler için "Bağımsızlık Günü", Filistinliler için "Al Nakba", yani "Felaket Günü" olarak anılacaktı. 1949 yılı sonunda, İsrail Filistin'in %78'ini kontrol ediyordu. 6 Gün Savaşları'ndan sonra ise İsrail, Filistin topraklarının tamamını işgal etti.
Filistin'deki insan hakları ihlalleri ile ilgili bazı istatistikler
Kontrol noktaları: Sınır polisi veya askerler tarafından konulan bariyerler, yayaların ve araçların geçişlerini kontrol etmek için kullanılıyor. Kontrol noktaları yaygın olarak bilindiği gibi sadece Yeşil Hat (1967 sınırı) boyunca değil, Filistin şehir ve köyleri arasında bulunuyor. Ayrıca yüzlerce geçici kontrol noktası da herhangi bir yerde ve zamanda Filistinliler'in karşısına çıkabiliyor. 2000 yılından bu yana, en az 23 erkek, 19 kadın ve 14 çocuk kontrol noktalarında öldüler. Kontrol noktalarının çoğu geceleri kapalı olduğundan hastaların veya hamilelerin hastanelerin acil servislerine gitmelerine engel oluyor.
|
|
|
|
|
|
|