AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

S A Ğ L I K

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Yemek yerken
kalbinin sesini dinle

Kalbin üç büyük düşmanı yüksek kolesterol, hipertansiyon ve fazla kilolardır. Kalp sağlığını bu büyük tehlikelerden korumak için ise beslenmemize özen göstermemiz gerekiyor.

Yediğimiz besinler sadece fiziksel değil, duygusal ve zihinsel anlamda da önem taşır. Ne yazık ki yanlış beslenme alışkanlıkları ülkemizde ve tüm dünyada insan sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bundan 150 yıl önce hiç bilinmeyen kalp hastalıkları günümüzde gerek ülkemiz gerekse tüm dünyada, kadınlarda ve erkeklerde birinci ölüm sebebi. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Kardiyolog Dr. Osman Akdemir beslenme ile kalp sağlığı arasındaönemli bir bağ olduğunu söyledi ve kalp sağlığını korumak için nasıl beslenilmesi gerektiğiyle ilgili önemli bilgiler verdi.

Dr. Akdemir, kalp hastalıkları için risk oluşturan 3 önemli durumu şöyle sıraladı: lYüksek kolesterol l Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) l Fazla kilo-şişmanlık.

Kolesterolü, "balmumu benzeri bir madde" olarak tarif eden Dr. Akdemir, kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75'inin karaciğerden imal edildiğini yüzde 25'i ise aldığımız gıdalardan emildiğini belirterek, "Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Yüksek kolesterolün kalp hastalığı riskini arttırdığı bilinmektedir. Dolaşımdaki fazla kolesterol kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde plak adı verilen birikimler yapmakta, bu plaklar büyüyerek kan dolaşımını engelleyebilmektedir."dedi.

"Az yağlı, az kolesterollü beslen" önerisini yeniden hatırlatan Dr. Akdemir, kalp hastalıklarının artışında rol alan unsurun aslında tüketilen yağ miktarından çok hangi tür yağın tüketildiğiyle alakalı olduğunu söyleyerek şu bilgileri verdi:

MARGARİN TÜKETMEYİN

  • Günlük kalorinin en fazla yüzde 30'unu yağlardan almak gerekir.

  • Almakta olduğumuz "kötü" yağları "iyi" yağlarla değiştirmemiz lazımdır.

    Doymuş ve trans yağların tüketimi "kötü kolesterol" olarak bilinen LDL-kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini arttırmaktadır. Bu tip yağların alınan toplam kalorinin yüzde10'unu aşmaması gerekmektedir. LDL-kolesterolü yüksek olan ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7'nin altına, kolesterol alımı günde 200mg'ın altına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür "kötü" yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL-kolesterol düzeyini düşürürken "iyi kolesterol" olarak adlandırılan HDL-kolesterolü arttırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu "iyi" yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30'u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir.

    TUZU AZALTIN

    Kalp sağığını bozan bir diğer unsurun da yüksek tansiyon olduğunu hatırlatan Dr. Akdemir, "Sık rastlanan bir hastalık olan hipertansiyon kalp hastalığı için önemli bir risktir. İlaçlara ek olarak fazla kiloların verilmesi, egzersiz ve tuz kısıtlaması tedavi için önemlidir. Bunlara ek olarak son zamanlarda yapılan çalışmalar sebze ve meyvelerden zengin, az yağlı beslenmenin kan basıncının düşürülmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Bu tip beslenmede potasyum, magnezyum, kalsiyum daha fazla, sodyum ve zararlı yağ türleri daha az tüketilmektedir. Hipertansiyon hastaları tuz tüketimini günde 6 gramın altına indirmelidir Düşük sodyumlu-yüksek potasyumlu tuzlar tercih edilebilir." dedi.

    Kalbin düşmanı olan fazla kiloların sebebini günlük yaşam ve fiziksel hareketlerimizde harcadığımız kaloriden fazlasını gıdalardan almamız olarak açıklayan Dr. Akdemir, sağlıklı olmak için kilo vermek durumundaki kişilere aşağıdaki temel noktalara dikkat etmelerini önerdi:

  • Kalorinin aşırı derecede kısıtlandığı açlık rejimlerinden sakının.

  • Günde 3 öğün düzenli yemek yemeli, su dışında öğünler arasında bir şey yememeli, içmemelisiniz.

  • En fazla miktarda sabah kahvaltısında, en az miktarda akşam yemeğinde yemelisiniz.

  • Gıdaları yavaş ve uzun süre çiğnedikten sonra yutun.

  • Bol miktarda (2-2,5 litre) su için.

  • Taze ve pişmiş sebzeleri bol miktarda tüketebilirsiniz.

  • Ayaküstü yenen yağlı, rafine karbonhidratlı, şekerli gıdalardan uzak durun.

  • Süt ve ürünlerinin az yağlı olanlarını tercih edin.

  • Protein tüketiminde yağlı balıklara, derisiz kümes hayvanlarına ağırlık verin.

    KALBİ SU RAHATLATIYOR

    Kalp sağlığı için beslenme önerileri:

  • Orta derecede karbonhidrat, protein ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslen.

  • Yağı azaltılmış süt ürünleri tüket.

  • Haftada dört yumurtadan fazlasını yeme.

  • Bol miktarda - günde en az 5 kez - sebze ve meyve tüket.

  • Günde en az 8-10 bardak su iç.

  • Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzelerin düzenli olarak tüketilmesi çok yararlıdır. Çünkü çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15' kadar düşürebilmektedir.


  •  
    Baba sevgisi emekle büyür
    İçgüdüsel olan anne sevgisine karşılık baba sevgisi sonradan kazanılır. Dr.Tıraş'a göre bebeklerinin ihtiyaçlarıyla ilgilenen babalar bu sevgi köprüsünü kolayca kuruyor.
    Su kaybı, vücut dengesini bozuyor
    Üroloji Uzmanı Op. Dr. Abdullah Adır, özellikle yaz aylarında aşırı terlemeye bağlı olarak su kaybının arttığını ifade ederek kadının günde ortalama 2.2 litre, erkeğin ise 3 litre su içmesi gerektiğini bildirdi. Dr Adır, vücudun yüzde 2 oranında su kaybının performans düşüklüğüne, yüzde 3 oranında kaybın fiziksel güç kaybına, yüzde 8 oranındaki kaybın solunum güçlüğüne ve yüzde 11'lik kaybın ise kas gücü azalmasına ve hatta böbrek yetmezliğine neden olabileceğini ve su kaybıyla birlikte derinin kuruyup esnekliğini yitireceğini anlattı.
    Aşırı sıcaklar hamileleri daha fazla etkiliyor
    Sıcak havanın, hamileler için ciddi sağlık problemlerine neden olabileceği bildirildi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Evrüke, hamilelerin, sırt ağrıları, varis, ayaklarda ödem ve terlemeden kaynaklanan mantarlara karşı giyim, spor ve beslenmeye dikkat etmeleri gerektiğini belirtti. Prof. Evrüke, yaz döneminde sıcakların ve nem oranındaki yükselişin hamileler için sağlık problemlerine neden olabileceğine dikkati çekerek, şunları söyledi: "Aşırı terlemenin neden olduğu kızarıklık ve kaşıntı mantara yol açacağı için, sürekli ılık duş almakta yarar var. Güneşin ve sıcağın yoğun olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında çok zorunlu olmadıkça sokağa çıkılmamalı. Başa şapka takılmalı, yüzün açıkta kalan kısmına 15 ya da 45 faktörlük koruma sağlayan güneşten koruyucu losyon sürülmeli. Geniş ve rahat kıyafetler giyilmeli, topuksuz ayakkabılar tercih edilmelidir." Hamilelikte en ideal sporun yüzme ve yürüme olduğunu, tenis, binicilik, basketbol, voleybol ve bisiklet gibi ani hareket gerektiren ağır sporlardan uzak durmak gerektiğini söyleyen Evrüke, hamilelerin, tartışma, stres ve gergin ortamdan uzak durması, ayrıca doktora sormadan hiçbir ilaç almamaları gerektiğini de vurguladı.
    4 Temmuz 2005
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED