|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Sahte Nijer belgelerini ABD'ye gerçekmiş gibi pazarlayan kimlerse, Irak'a açılan savaşta en önemli rollerden birini onlar oynadı... İtalyanlarsa İtalyanlar, İsraillilerse İsrailliler, İranlılarsa İranlılar... Saddam Hüseyin'in Nijer'le zenginleştirilmiş uranyum pazarlığı yaptığı iddiasının kaynağı Roma. 2001 yılı aralık ayında, Amerikan savunma bakanlığından bir grup, İtalyan istihbaratı gözetiminde, İranlı ile bir grupla buluştu. Amerikan tarafının başını bildik isimler çekmekteydi. İlki, yıllar önce, İranlılarla "Siz rehineleri ABD seçiminden önce serbest bırakmayın, Ronald Reagan başkan seçilince size silâh verelim" pazarlığını yürütmüş Michael Ledeen'di. İki tanıdık sima daha vardı ABD heyetinde: "İsrail adına casusluk" suçunu mahkemede itiraf eden Larry Franklin ile Washington'da 'Türkiye ve Türk Dünyası uzmanı' diye bilinen Harold Rhode... Franklin ve Rhode, o sırada, Pentagon'da '3 numaralı' koltukta oturan Douglas Feith'in kurduğu 'Özel Operasyonlar Birimi' üyesidir... Evsahibi İtalya'yı Roma toplantısında askeri istihbarat (SISMI) başkanı Nicolo Pollari ile savunma bakanı Antonia Martino temsil eder. Bu temsil düzeyi İtalyanların buluşmaya verdiği önem kadar, Amerikalıların toplantıyla ilgili olarak İtalyanlara verdiği izlenimi de yansıtmaktadır. İlginç bir ayrıntı: İtalyan savunma bakanı Martino Washington merkezli İsrail-yanlısı JINSA adlı kuruluşun üyesi. Michael Ledeen ile Rhode ve Feith de JINSA ile irtibatlı kişiler. "İsrail adına casusluk" iddiasına muhatap Larry Franklin de, gizli belgeleri JINSA yöneticileri eliyle İsrailli diplomatlara ulaştırmakla suçlanmakta. JINSA, Çevik Bir ile M. Emin Karamehmet'e plaket vermişti. Roma toplantısına katılan İranlılardan biri tanıdık bir sima: Manuçehr Gorbanifar... Yolu daha önce Amerikalılarla defalarca kesişmiş Gorbanifar'ı, CIA, 'güvenilmez' ve 'yanına yaklaşılmaması gereken kişi' ilân etmişti. Ancak, bir kaynağa göre, Pentagon yetkilileri ile Gorbanifar arasında kurulan ilişki, Roma toplantısından çok önceye dayanmakta. Kaynak, "En az iki yıl önceye" diyor... Rhode, "Gorbanifar'la 2003 yazında Paris'te öylesine bir karşılaşmam oldu" demesine rağmen, kaynaklar, ikilinin 2001 yılında, Roma toplantısı için haftalar boyu çalıştığı iddiasındalar... Gorbanifar'la ilişkileri esas yürüten ise eski dostu Michael Ledeen'di. En az 50 kez buluştukları anlaşılıyor. O buluşmalarda, Ledeen'e İran, Irak ve Ortadoğu'yla ilgili 4-5 bin sayfa tutan belgeler sunmuş Gorbanifar... Roma toplantısı SISMI'ye ait bir evde gerçekleşmiş... İtalyan evsahiplerinin konuk İranlıları tanımadığı, Pollari'nin "Gorbanifar yoktu" demesinden anlaşılıyor. Amerikalılar orada bulunduğunu kabul ediyorlar; "Bizimkiler Roma'ya Gorbanifar'ın da toplantıda bulunacağını bilmeden gitti" bilgisi Amerikalılardan... Bir gazeteciye verdiği mülâkattan, SISMI'nin başının, Amerikalılar ile İranlılar arasında geçen konuşmalardan rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. "Hükümetimi uyardım" demiş Pollari. Roma toplantısına katılan ve 'Nijer belgeleri' diye sahte kâğıtları Amerikalıların eline tutuşturan diğer İranlılar kimlerdi? SISMI'nin başı Pollari'nin gözünün sonradan açıldığı anlaşılıyor. Konuyu derinliğine araştıran La Reppublica gazetesinden iki gazeteciye, "Bize, 'İranlı göçmenler' diye tanıttılar, ama öyle olmadıkları anlaşılıyor" demiş ve eklemiş: "İran pasaportuyla, hiç bir güçlükle karşılaşmadan, Tahran'dan gelip yine Tahran'a döndüler; artık her kim iseler Pasdaran'ın gözünde 'tehlikeli' kişiler olmadıkları belliydi." La Reppublica muhabirleri de, "Tahran tarafından gönderilmiş, rejimin adamlarıydı" diyor İran adına katılanlar için... Ne güzel, değil mi? ABD'yi, "Irak'a gittiğinizde halkım sizi ellerinde çiçeklerle karşılayacak" diye savaşa teşvik eden Irak Ulusal Kongresi diye bir örgüt ve onun başkanı Ahmet Çelebi'yi gelin de hatırlamayın. Çelebi Irak hükümetinde elan petrol bakanlığı koltuğunda oturuyor, ama Washington'un nazarında eski değeri yok. Bir ara, Amerikan askerleri ofisini basıp belgelerine el koymuşlardı. Suçlama gerekçesini de hatırlıyor musunuz: 'Şii' kökenli Çelebi'nin İran rejimine gizli bilgiler aktarması... Bush'un ulusa sesleniş konuşmasına malzeme teşkil eden ve sahte olduğu sonradan anlaşılan 'Nijer belgesi' de İran tarafından Roma'da Amerikalılara teslim edilmiş ise... Evet, ne düşünürsünüz? Bugün Irak'ta ortaya çıkan tablonun, son tahlilde, İran'ın işine yarayacak bir tablo olduğunu mu? İran, 1980'de Amerikalılara Reagan adlı nurtopu gibi bir başkan hediye etmişti; ABD'nin de 'yeni Irak' adlı nurtopu bir ülkeyi İran'a hediye ettiğini mi? Her iki (1980 ve 2001) olaydaki isimlerin aynılığını göz önünde bulundursanız... "Komplo" dediğinizi duyar gibiyim. Ama zaten burada günlerden beri 'komplo'lardan söz edi-yoruz...
|
|
![]() |
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi |
© ALL RIGHTS RESERVED |