AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Marka cemaati -Mekan kardeşliği

Gündemin Fransa'daki sokak eylemlerine odaklandığı bir haftada size görünüşte bambaşka gelecek bir konuyu yakın plana almak niyetindeyim. Görünüşte diyorum, çünkü satır aralarına dikkat kesildiğinizde, "sınıfçı" yaklaşımı görecek ve bu yaklaşımın şiddeti nasıl besleyip büyüten bir yanı olduğunu fark edeceksiniz.

I-

"Akmerkez'de iki genç kız gördüm" diye başlayan yazı 7 Kasım 2005 tarihini taşıyor. Yazar, sözü edilen mekandaki sinemada gördüğü iki genç kızın özelliklerini sıralıyor. Ayağındaki kotların, ayakkabıların, parkaların markaları içinde. Giydikleri her şey marka demeye getiriliyor. Ama kızların yazarın nazarına gelme sebebi ait oldukları marka değil yalnız. Markalara çok şey borçlular tabiî, yazarın dikkatini çekmek konusunda. Çünkü tüketim cemaatinin ihvanları olarak seçilmeyi, nazara gelmeyi hak etme sebeplerinin başlangıcı, ait oldukları markalar.

Yazar, hararetle tasvir ettiği, kendi kızından ancak üç dört yaş büyük olan kızların, neden gözüne takıldığını açıklamayı sona bırakıyor. Son model cep telefonu ile sağa sola mesaj yollamaları değil. Sigaralarının dumanlarını sağa sola savurmaları değil. Bunlar dikkatini çekmezmiş."Çünkü elleri bakımlı ve ojeliydi, tersi olsa dikkatimi çekerdi."

Asayiş berkemal. Mekan kardeşliği, marka ihvanlığı tamam. Ah ama yine de dikkati çekiyorlar işte: "Akmerkez'de dolaşan akranlarından onları ayıran bir tek parça: İkisi de türban takmıştı."

Kızlar İranlı ya da Suidi Arabistanlı yaşıtlarıyla mukayese edildiğinde tükettikleri markaları çok daha özgür bir şekilde kamusal alanda sergileyebildiklerine göre, laik rejimin savunucusu olacakları kesin. İki taraf; laikler de anti laikler de kızların giyimi kuşamı üzerinden ahkam kesmeyi bıraktığında, ülkede "türban" sorununun da kalmayacağı öngörüsünde bulunuyor yazar.

Ama dikkat buyurun, türbanlı kızlar şık, bakımlı ve bir marka cematinin ihvanı olarak kamusal alanda yer bulabiliyor.

Yani aynı mekanları, aynı markaları tüketebildiğimiz sürece yazarın tabiriyle kullandıkları "aksesuvar" parantez içine alınabilir sorun böylece aşılabilir.

Rejimi tehdit eden unsurlardan bir unsur olmadığını ispat edebilmesi için genç kadınların, markalardan icazet alması gerekiyor. Üst gelir seviyesinin üyesi olarak "mekan kardeşi" olmayı bir noktaya kadar hak edebilirler.

II

Yukarıdaki satırların muhtevasına kardeş olabilecek yazılara her an rastlamak mümkün. Özellikle yazarlar, yazı yazmak konusunda kendilerini kışkırtacak bir fenomenden mahrum kaldıklarında, oturdukları yerden hiç görmedikleri "aksesuvarlı" kızlara dair yazılar kaleme alabiliyorlar. Yukarıdaki satırların sahibinin bu kızları görmeden yazdığını söylemeye çalışmıyorum. Tam tersine bu tip yazıları yazanların başlangıç noktalarını dine olan mesafeleri belirlerken, bitiş noktasını hayat tarzı kardeşliğinin sonlandırdığına işaret ederek, "hoşgörü" çizgisinin müphemliğine dikkat çekiyorum. Bu müphemlik esasında tam da Kant'ın estetik cemaatine işaret eden bir durum.

Hayat tarzı savunuculuğunu ideolojik bir kimlik içinde algılayanlar için, "öteki"nin yaratmış olduğu tehlike, oraya değil "buraya" ait olduğunda bitiyor. "Burası" sınırları çizili bir coğrafyadan ziyade, sınırları alt sınıflardan kesinlikle ayrılmış bir etiket ve marka coğrafyası durumu olmayı belirliyor. Aynı markanın içinde "başkalık korkusu" bitiyor. Kant'ın tabiriyle söyleyecek olursak, 'Birleşik Tatlar Cumhuriyeti'nin vatandaşlığı başlıyor.

III-

Bu ülkede dindarlar sadece dindar olduğu için, göle atılan sosyal şiddet mayaları tutmadı. Dindarların arasına sınıf çatışması sokulduğunda, "Belli markaya ait olanlar rejimi savunur onlar iyidir, güzeldir, güzel giyinir. Ama ötekiler kötü giyindiği için rejim için de tehlikelidir"e kadar varabilecek "öngörüler"ini yazıya dökmeden önce kalem sahipleri tekrar be tekrar düşünmek zorundadır.




11 Kasım 2005
Cuma
 
FATMA K. BARBAROSOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED