T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 15 KASIM 2005 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Günlüğü
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Yemek
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fatma Karabıyık BARBAROSOGLU

Batı'nın merceği olmadan görebilmek

9-13 Kasım Tarihleri arasında Doğu Konferansı'nın İstanbul Buluşması gerçekleştirildi.

Suriye, Lübnan, Mısır, İran, Irak, Malezya'dan delegelerin de katıldığı İstanbul Buluşması'yla ilgili öne çıkan tez; bölge halkları olarak birbirimizi kendi gözlerimizle seçip değerlendiremeyişimiz ve dahil olduğumuz medeniyet dünyasının bilgisini güncelleyemememiz oldu.

İslam Dünyası'ndaki ülkeler arasında kültürel geçişkenliğin olmadığının en önemli göstergesi, Arap ve Acem dünyasında da en çok tanınan Türk yazarların Batı dünyası için değerli olan yazarlar olduğu. Lübnanlı konuşmacı, Muhammed Nureddin, Türkçe'den çevrilen tek şairin Nazım Hikmet olduğunu, daha sonra kendisinin gayretleriyle Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiirlerinin Arapça'ya çevrildiğini söyledi. Yani Batı'nın merceği olmadan İslam Dünyası'nın birbirini görmesi pek mümkün olmuyor.

Konuşmalar arasında, direniş kültürü ve iman stratejisi benim en çok dikkatimi çeken kavramlar oldu. Mısır'dan katılan Heba Rauf, iman staratejisinin her aşamada farklı olacağına dikkat çekerek, filin ve karıncanın ayrı ayrı yöntemlerinin olması gerektiğini ifade etti.

Direniş kültürünün olması için İslam Medeniyeti dairesinde bulunan ülkelerin, sanatın dilini kullanarak iletişime geçmesi şart. Türkiye'den Sezai Karakoç'un ve İsmet Özel'in gür sesi Arap ve Acem müminlerin kulağını doldurmadıkça "Direniş kültürünü" kurmak kolay mı? Keza biz daha ziyade Filistinli şairlerin şiirlerini, İranlı yönetmenlerin filmlerini, Mısırlı düşünür ve yazarların İslam siyasetine dair yazdıklarını biliyoruz. Bunların dışında olup bitenden haberdar değiliz.

Ama yine de Türkiye'de yaşayanlar olarak İslam dünyasının bütününe daha yakın bir mesafede durduğumuz kesin. Bu yakın mesafeyi son yıllarda başörtüsü yasakları dolayısıyla İslam dünyasının çeşitli ülkelerine hicret ederek, eğitimlerine orada devam eden (Malezya, Mısır, Ürdün, İran, Suriye, Azerbaycan) genç kızların kısalttığına dikkat çekmekte fayda var.

Konuşmalar arasında sanatın dili öne çıktığı halde, iş pratiğe döküldüğünde fikri ve siyasi kitaplar öncelik hakkını elinde tutuyor. Hatta Mısır'dan katılan yayıncıya Türkiye'deki başörtüsü yasaklarını konu alan hikaye ve romanların olduğundan bahsedip, bunların Arapça'ya çevrilmesi konusunu açtık. Yayıncı hikaye ve romanlardan ziyade fikri eserlerle ilgilendiklerini söyledi. İslam dünyası, sanatın dilindeki gücü henüz fark edememiş görünüyor. Konferans davetlisi olarak gelmiş bulunan İranlı yönetmen Mecid Mecidi'nin Gökyüzü Çocukları filminin başarısına rağmen…

Büyük hikayelerden ziyade yaşanmış küçük hikayelerin hissi damarına ihtiyacımız var. Halklar, birbirine duygular yoluyla düşman ya da dost olur. Medya ve matbuat yoluyla çoğaltamadığımız kardeşliğimizi, bunca yüzyıl koruyan en hakiki damar hac ibadeti. Müslüman dünyanın bireylerinin hacda birbirine temas eden bedenlerine, ne yazık ki aydınlar, sanatçılar düşünce ve eser yoluyla katkıda bulanamıyor. Sanatın geçişkenliği olmadıkça yönetmen Semih Kaptanoğlu'nun filminden ödünç alacağım cümle ile "Herkes Kendi Evinde".

Hepimizin "Buraya" ait olabilmesi için aynı esere nazar edebilecek bakışımızın olması gerekiyor.

Yeni tasavvurlar daima edebiyattan beslenmiştir. Modernizmin öncülüğünü de, postmodernizmin öncülüğünü de edebiyatın yapmış olduğunu bir defa daha hatırlatmak isterim.

Taziye:

Unutulmaz filmlerin, unutulmaz yönetmeni Mustafa Akkad'a Allah'tan rahmet diliyorum. Görüntü'nün, iman'a yükselişini anlatandı o. Yüzyıllar öncesini "şimdi"ye kesintisiz bir zaman dilimi içinde aktarandı o. Mekanı cennet olsun.

Ölümüne "vesile" olanlara dair bedduam kalbimde saklı. Yazıya döküp, şiddetini azaltmayacağım.


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi