T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 17 KASIM 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Yemek
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fehmi KORU

ABD'den son izlenimler

ŞİKAGO- Gezip dolaşmayı seven liderler var, sevmeyen liderler var... ABD Başkanı George W. Bush dünyayı dolaşmayı pek sevmeyenlerden... Elinden gelse Washington'dan ve sıkça aldığı tatil molasını geçirdiği Teksas'taki çiftliğinden ayrılmayacağı biliniyor Bush'un. Bu yüzden, şimdilerde çıktığı ve içinde Moğolistan'ın da bulunduğu dört Asya ülkesini kapsayan gezinin Bush'u mutsuz etmesi beklenirdi; ama işte görüyoruz, yüzünde güller açıyor ABD başkanının... Sebebi anlamak hiç zor değil: Washington'dan ve ABD'den ne kadar uzak olursa, dertlerinden de o kadar uzaklaşmış oluyor Bush...

İkinci dönemi başlayalı henüz bir yıl ancak olduğu için sonunu getirmesi gereken daha üç yılı var Bush'un... Oysa, kendinden önce başka başkanların da başına gelen 'ikinci dönem sendromu' Bush'u da girdabına çekiverdi. İlk dönemde yaptıkları yüzünden, eğer sonunu getirebilirse, önümüzdeki üç yıl boyunca, her günü cehennemden farksız geçebilir.

Ülkesini savaşa soktu Bush; bunu yapan ilk ABD başkanı o değil elbet... Ancak, 'savaş gerekçesi' olarak ortaya sürdüğü iddiaların hiçbirinin doğru olmadığı bugün açıkça görülüyor; savaşı başlatmak için bir sürü yalan söylemesi gerekmiş Bush'un... Savaş boyunca da yalan söylediği şimdi ortaya çıkıyor...

"İşkence mi, ne işkencesi?" diye soran, Ebu Gureyb'te yaşananları 'birkaç kişinin işi' olarak küçümseyen Bush, tarihin kaydettiği en feci işkenceleri icra eden bir ordunun başkomutanı olarak ortada... Irak yetmemiş, orada ve başka yerlerde gözaltına aldıkları kişileri uçaklarla Doğu Avrupa ülkelerine sürükleyip oraları da 'işkencehâne' gibi kullanmışlar...

Açılan savaşın 'kuralına uygun' olduğunda ısrar edilen Irak'ta, hem de sivil halkı etkileyebilecek biçimde, yasak 'fosfor gazı' kullanmış ABD; saklamak için olağanüstü çaba gösterilen bu gerçek kısa süre önce bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Geçmişte resmî yalanlara kanarak savaşı desteklemiş kişi ve çevreler şimdi utanç içinde önlerine bakıyorlar. O kişi ve çevrelerden pek çoğu öfke ve kızgınlıklarını Bush ve yakın çevresi üzerine boca ediyorlar.

Yakın çevrenin peşinde adalet var ve medya da leş kokusu almış akbaba gibi başlarında dolaşıyor. Beyaz Saray şimdiden bir 'kurban' verdi ve başkalarının onu tâkip edeceği beklentisi çok güçlü. Gazete ve televizyonlar, savaşa verdikleri desteği unutturmaya yarayacak bir kavgaya hazırlanıyor gibi.

En ciddi sıkıntı kaynağı, Bush için, çoğunluğunu kendi partisinden politikacıların teşkil ettiği Amerikan Kongresi... Senato, Beyaz Saray'ın tavsiyelerine kulak tıkıyor ve ABD askerlerinin fazla vakit kaybetmeden ülkeye dönmesini sağlayacak düzenlemelere gidiyor. Daha önce Demokrat Partili muarızlarını bile istediği istikamete yönlendirebilen Bush, partidaşı senatörlere hâkim olmakta zorlanıyor. ABD'de (ve başka bir çok demokratik ülkede de) kuraldır: Yönetemeyenin, liderlik yapamayanın işi zordur.

Yalnız kendi ülkesinde liderlik sorunu yaşamıyor Bush; Amerikalı ortağına siyasî desteğin erozyona uğradığını fark eden Tony Blair de İngiliz askerlerinin Irak'tan çekilme takvimini erkene alacağı sinyallerini vermeye başladı. İngiltere'nin ve Blair'in araya mesafe koyma gayreti, ABD ve Bush'u uluslararası arenada 'yalnızlaştıracak' bir süreci başlatabilir.

ABD'de başkanlar olağanüstü yetkileriyle 'seçimle gelmiş kral' gibidirler; ancak her kral gibi onlar da iki lükse sahip değiller: Halkını utandırma, ülkesini yalnızlaştırma... Bugün ABD'de yaşanan süreç etkisini bütün ülke genelinde hissettirmeye başladığı taktirde, işte o zaman, George W. Bush'un başkanlık süresini kısaltacak ciddi gelişmeler yaşanabilir.

Böyle bir siyasetçi, sevmese de, yurtdışı seyahate çıkmasın da ne yapsın? ABD halkının esirgemeye başladığı sevgiyi Moğollar'ın alkışları telâfi eder belki...

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi