|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 17 KASIM 2005 PERŞEMBE | ||
|
"Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand dünü, yani 15 Kasım 2005 Salı gününü daha iyi bir ruh hali içinde geçirmişlerdir" desek yalan olmaz herhalde. Eğer durum böyle ise sonuna kadar haklıdırlar. Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeninin dünkü yazısında yer alan "itibar iade edici" şu satırlar bu iki gazeteciyi nasıl memnun etmez: "Bir haber şehveti uğruna, Türkiye'nin çok değerli iki gazetecisine büyük kötülük yapmıştım. Ama zaman bu arkadaşlarımıza çalıştı. Şimdi her ikisi de başları dik, gazeteciliklerini yapmaya devam ediyorlar. O dikkatsizliğin utancı ise bizlerin üzerinde kaldı." Ertuğrul Özkök'ün bu çarpıcı sözleriyle karşılaşınca aklımdan geçen ilk sözcükler (niye yalan söyleyeyim!) şunlar oldu:"Beter olun!" Özkök'ün bu sözleri bir "veda yazısı"nda yer alıyor olsaydı (inanın) bu bedduamsı laf aklımın ucundan bile geçmezdi. "Ne yapalım" derdim kendi kendime, "Bizim memleketteki manzara da böyle, bununla yetinmek durumundayız. Bir insanın orta yaşlarında ve mesleğinin zirvesindeyken yaptığı 'kötülükler'e ilişkin pişmanlık belirtmesi bile bu memlekette bir 'erdem' olarak kabul ediliyor." Yani "kinci" birisi olduğum sonucuna varılmasın; insanın yaptığı "kötülükler"den dönmesini, pişmanlık belirtmesini (ben de) her zaman olumlu karşılarım. Ama bu "günah çıkarma"ya konu olan "kötülükler" insanın "çocukluk-gençlik çağına" denk geliyorsa... Yoksa ne yapayım ben böyle "erdem"i? Olgun döneminde yaptığın her kötülük için "af dile" ve bu günah çıkarma süreci sayesinde daha da "erdemli" bir kişi ol! Hürriyet'in (15 Kasım) Şemdinli'deki "suç üstü" durumuna ilişkin haber başlığı şöyleydi: "Askerler: Suçsuzuz". Ben daha ne diyeyim.... Cengiz Çandar önceki günkü yazısında Chicago'da düzenlenen bir konferansa ilişkin izlenimlerini aktarıyordu. Konferansın başlığı şöyle imiş: "Günümüz Dünyasında İslam: Düşünce ve Eylemde Fethullah Gülen Hareketi". Güzel. Madem ki söz konusu hareket dünyanın dört bucağına yayılmıştır, hakkında bir konferans düzenlenmesi de tabiidir. Çandar'ın konferansta şunulan bildiriler hakkında verdiği bilgiler de çok dikkat çekiciydi. Mesela bir tebliğ şu başlığı taşıyormuş: "Diyalog: Eski Yunan Düşüncesindeki Temel, Fethullah Gülen Düşüncesi ve Jürgen Habermas". Sadece bu değil, diğer tebliğler de gerçekten çok ilginçti. Ve nihayet 15 Kasım tarihli Zaman gazetesinin baş sayfasında yer alan şu haber: "Türk istihbaratı istese kuş uçurtmaz". Haber başlığının Fethullah Gülen'in Aksiyon dergisine yaptığı açıklamadan çıkarıldığını -unutmadan- hatırlatalım. Fethullah Gülen, bu bağlamda şöyle konuşmuş: "Emniyet, JİTEM, askerî istihbarat, MİT istese Türkiye'de kuş uçurtmaz. Eğer onlara sormadan bir kuş uçuyorsa vazifede kusur etmişlerdir. Onların durumlarını bir gözden geçirmek lazımdır. Çünkü başka noktalarda fevkalade hassasiyetlerini de biliyorum." Nasıl buldunuz, şaşırtıcı değil mi? Habermas ile ilişkisini kurabildiniz mi? Ya da söz konusu konferansta yine Gülen ile ilişkilendirilerek hakkında tebliğ sunulacak olan Louis Massignon'un düşüncesi ile bu sözler arasında bir uyum gözleyebildiniz mi? Zaman'ın haberi şöyle devam ediyordu: "Gülen, 'Hele birkaç tanesi konuşturulunca işin arkasındaki güçler de anlaşılır, derin devlete ait şeyler de anlaşılır' diye konuştu." Unutmayalım, konferanstaki tebliğlerden bir başkasının başlığı da şöyle: "Sufi Düşüncesi ve Çağdaş Meseleler". Hepsi bu kadar değil tabii ki; Fethullah Gülen, "Sufi Düşüncesi"nin bir temsilcisi olarak (çok) dikkate değer başka açıklamalarda da bulunuyor. Ama benden bu kadar... Mustafa Karaalioğlu, yazılarımıza 3500 (vuruş) üst limitini koyduğu için benden bu kadar... Arzu eden devamını Zaman'dan kıraat edebilir...
Not: Teknik bir hata sebebiyle, yazarımızın dünkü yazısında bazı cümleler bozuk çıktığından yazıyı tekrar yayınlıyoruz. Düzeltir, okuyucularımızdan özür dileriz.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |