T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 17 KASIM 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Yemek
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mehmet ŞEKER

Osmanlı geriye bakmamış

Osmanlı'nın kurulduğu belde deyince, târihî eserlerle dolu bir yerle karşılaşılacağı beklenebilir.

Söğüt'e bu düşünceyle gidenler hayal kırıklığına uğrayacaktır.

Yahut en azından burkulmasına.

Çevredeki diğer ilçelerden çok farklı değil.

Devletin temeli burada atılmış ama, Osmanlı dönüp bir daha geriye bakmamış.

Fethettiği yeni yerleri eserlerle donatmış hep.

Bursa, İznik, Edirne, İstanbul, Balkanlar...

İstikâmet sürekli batı; güneşin peşinden koşmuşlar.

Saraylar, köprüler, hanlar, hamamlar ve camiler oralara yapılmış.

Ta ki Sultan Abdülhamit'e kadar.

*

Söğüt'te Abdülhamit'ten önceki döneme ait iki cami var.

Birincisi, Osmanlı döneminde yapılan ilk eser olması hasebiyle önem arzeden Ertuğrul Gazi Mescidi.

1281 (Ertuğrul Bey'in vefatı) öncesi tarihli, Beylik döneminden kalma tek yapı.

Küçük, süslemesiz, sâde bir eser.

Diğeri ise meydandaki Çelebi Mehmet Camii.

Eskiden bir de Orhan Gazi Camii varmış fakat ne yazık ki bugüne ulaşmamış.

İki defa büyük yangın geçirmiş Söğüt.

Târihî konakların hepsi gitmiş.

Baştan başa yanmış, yıkılmış.

İŞGAL TAHRİBATI

Büyük yangınların ilki Osmanlı'nın son döneminde, diğeri Yunan işgali sırasında.

Yunan askerleri gördükleri her şeyi tahrip etmişler.

Ertuğrul Gazi türbesinin penceresindeki demir kepenklerde kurşun izleri hâlâ duruyor.

Hem içeriden, hem dışarıdan kurşunlamışlar.

Bu işi aynı anda yapsaydılar da birbirlerini vursaydılar bari.

Mezar taşlarını bile parçalamış, sandukaları açmışlar 'komşi' askerleri.

PATLAYAN BOMBA

Sultan Abdülhamit'e suikast girişimi sırasında, bomba patlayınca, herkes kaçışmış.

Yanında bir kişi kalmış.

Sultan "Evlâdım sen niye kaçıp bir yere saklanmadın?" diye sorunca, "Sultanım ben sizi korumak için Söğüt'ten gönderildim." cevabı gelmiş yiğit neferden.

İşte o zaman Sultan duygulanmış "Biz" demiş, "Ahde vefâyı unuttuk. Ecdâdımızı ihmâl ettik."

Hemen bir alay hazırlanmasını emretmiş.

Alay Söğüt'e gelip halkla görüşmüş, bir rapor hazırlamış.

Dönüşte Söğüt eşrafından birkaç kişiyi de İstanbul'a getirmelerini istemiş Sultan Abdülhamit.

*

Gidenler nalbant, dülger, marangoz...

Belki bir de terzi.

"Şunu isteriz" diyememişler.

Ufuk, ufak.

BİRAZ KERESTE HÜNKÂRIM

Israr üzerine marangoz atılmış, "Bendeniz marangozum" demiş "biraz ağaç tahsisi yaparsanız, çok sevinirim."

Sultan hallerine bakıp acımış.

Koskoca Osmanlı Sultanı "İsteyin" deyince, kereste mi istenir!..

"Siz cahil kalmışsınız" demiş. "Daha kendinize ne lâzım geldiğini bile bilmiyorsunuz!.."

Emretmiş, "Derhal bir idadi (lise), bir cami inşa edilsin! Birinde tahsil, öbüründe ibadet yapsınlar."

Hamidiye İdadisi ve iki minareli Hamidiye Camii, o dönemde yapılmış.

İdadi binasının alnında, İstanbul'dan getirilen Osmanlı arması bulunuyor.

Târihin sessiz tanığı.

ONARIM BAŞLIYOR

Şüheda Mektebi adıyla anılan, eskiden şehit çocuklarının okuduğu Dar'ul Eytam ise Sultan Reşad dönemindeki kaymakam Sait Bey tarafından yaptırılmış.

Meydandaki Kaymakam Çeşmesi de aynı dönemin eseri.

İdadi binası yakında restore edilecek ve Öğretmen Evi olarak faaliyete geçecek.

OSMANLI'NIN İLK ESERİ

Söğüt'ün Bizans dönemindeki ismi Thebasion veya Sebasion.

Ertuğrul Gazi Mescidi, Rum mahallesinde kurulmuş.

Bahçesine bir kuyu açılmış. Diğer adı "Kuyulu Mescit".

Ertuğrul Gazi'nin orayı seçmesindeki gaye şu:

Rumlar su almak için bahçeye gelecek, Müslümanlar günde beş defa namaza; böylece kaynaşma sağlanacak.

NE DİLERSİNİZ?

Huzura vardıklarında "Ne dilersiniz?" diye sormuş Sultan.

"Sağlığınız" cevabını vermişler.

"Sizler akrabalarımsınız" demiş Osmanlı Padişahı, "Ne isterseniz çekinmeden söyleyin... Her ne kadar devletimizin gücü zayıflamışsa da, ata yâdigârı Söğüt'ün kaldırımlarından birini altından, diğerini gümüşten yapmaya muktediriz. Yüce Mevlâ'ya hamd olsun."

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi