|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 17 KASIM 2005 PERŞEMBE | ||
|
Salı günkü Vatan gazetesinin ekonomi sayfasındaki bir habere atılan başlık buydu: "İbrahim got the cash". Türk Telekom'un Oger'e devir teslim töreninde Bakan Unakıtan'ın Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı'ya, törene katılanları kırıp geçiren "Parayı teslim aldın mı?" sorusunun cevabı, Oger'in patronuna bu cümle ile tercüme edilmiş. Parayı alan Hazine'nin bugünlerde son 15 yılın en rahat dönemini yaşıyor olduğunu söylemiş olsak pek yanlış olmaz sanırım. Hazine Müsteşarlığı, şu günlerde geçmişe nispetle daha ucuz ve daha uzun vadelerde borçlanabilmenin keyfini çıkarıyor. İbrahim in MÜSİAD Espriye konu olan İbrahim Çanakçı, dün de MÜSİAD'ın genel merkezinde hazirûna ekonomideki gelişmeleri ve kamunun borç yönetiminde gelinen noktayı gösteren bir sunum yaptı. Yüzünü kamuoyunda fazlaca göremediğimiz Çanakçı'nın sunumu, gerek kamu borç stoku hakkındaki gelişmeleri, gerekse cari açık meselesi üzerindeki yorumları ile önemli mesajlar içeriyordu. Kamu borç yönetiminin hâlihazırdaki temel ilkesinin borç yükünü hafifletmek ve borcun çeşitli risklere karşı duyarlılığını azaltmak olduğunu ifade eden Çanakçı, 2001'de % 16,4 olan Kamu Kesimi Borçlanma İhtiyacının GSMH'ya oranının, 2004 yılında % 4,7'ye çekildiğini söyledi. Hazine'nin 2005 yılında bu oranın % 1'in altına düşmesini, gelecek yıl içinde de eksiye geçebileceğini beklediğini de ilave etti. Hazine'nin üç yıl önce TL kâğıtlarda yıllık ortalama % 62 civarında oranlarla borçlanırken 2005 yılında % 16'nın altına gerilediğini gösteren Hazine Müsteşarı, dış borçlanmada oranların geri çekildiğini ifade etti. Yeni borçlanmalarda vadenin uzadığını söyleyen Çanakçı, gerek iç borçlanmalarda, gerekse özellikle Dolar üzerinden yapılan dış borçlanmalarda vadelerin 2002 yılına göre iç borçlanmada ortalama üç kat, dolar üzerinden yapılan Eurobond ihraçlarında ise yaklaşık iki kat uzun vadelerin artık mümkün olduğunu teyit etti. İzlenen sıkı mali disiplin sayesinde, 2001'de % 90,5 olan Kamu Net Borç Stoku'nun GSMH'ya oranının 2005'te % 57,7'ye gerilediği de Hazine Müsteşarı tarafından altı çizilen bir başka husus. Bu sayede bütçe içindeki faiz harcamalarının % 23,3'ten (2001) % 10'un altına çekildiğini, faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranının ise aynı dönemler itibariyle % 103,3'ten % 40'ın altına indiğini belirtti. Borç stokunun azalmasının şu şartlar altında mümkün olmadığını da ifade eden Çanakçı, ancak borç yönetiminin rasyonelleştiğini, kamu borç stokunun makul bir faiz ve döviz yapısına kavuştuğunu söyledi. MÜSİAD, bir müddettir ekonomideki istikrarlı gelişmelerin ve yapısal reformların kamu ve finans kesimlerini rahatlattığını söylüyordu. Bu çerçevede, kısa vadede istikrarı baltalayacak bir sıkıntının olmadığını ifade ediyordu. Ancak MÜSİAD'ın altını çizdiği bir başka husus daha var: Bugüne dek krizler, öncelikle ya kamu kesimindeki bir yalpalanmadan, ya da finans kesimindeki bir sıkışmadan kaynaklanmıştı. Bugün bu riski reel sektör ve özellikle de KOBİ'ler taşıyor. MÜSİAD, KOBİ'lerin yeni döneme uyum sağlamakta zorlandığını ve bu sıkıntının ancak ekonomi yönetiminin bir eğitim seferberliği ile aşılabileceğini savunuyor. Hazine'nin artık rahat nefes aldığı doğru. Ancak reel sektör öksürdükçe, vücut tam anlamıyla sıhhat bulamayacak.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |