|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 17 KASIM 2005 PERŞEMBE | ||
|
TERTİP SAHİBİ KAVRAMI * Değerli Hocam, Yazılarınızı zevk ile okurken, ilm sahibi olmanın da zevkini tadıyorum. Allah razı olsun. Sizden ricam, tertip sahibi (kaza namazı borcu olmama durumu) ve oruç borcu hakkında bilgi vermenizdir. "Kime sahibi tertip denir? Ne yapması ve ne yapmaması gerekir? Eğer kazaya namazı kalırsa, nasıl kılması gerekir?" gibi sorulara cevap verip değerli ilminizden bizi faydalandırırsanız Rabbil Alemin sizi dünyada ve âhirette bunaltmasın. Arşında gölgelendirirken, Kevser havuzundan serinletsin. Allah'a emanet olunuz, kardeşiniz Hakan. (Hakan Özdemir/Scientist) Güzel dualarınıza bütün Müslümanlar için olması dileğiyle katılıyorum. Kaza namazlarında uyulacak sıra konusunda, namaz kılacak yükümlünün namaz kılma titizliği ve kazaya kalmış namaz sayısı dikkate alınır: 1)Tertip Sahipleri: Muntazaman namaz kılıp kazaya kalan namaz sayısı arka arkaya, yani günlük veya bütün hayatı boyunca toplam olarak altıyı bulmayan kimselere tertip sahibi (sahib-i tertîb) adı verilir. Arka arkaya veya toplam olarak altı vakit namazı kazaya kalan kimseler, tertip sahibi olma özelliğini kaybederler. Aynı şekilde üzerinde çok sayıda kaza namazı olan kimsenin bunları beşten aşağıya indirmesi, tertip sahibi olmayı gerektirmez. Kazaya kalmış olan namazların tamamını kılmak gerekir. Tertip sahibi kimseler gerek vakit namazıyla kaza namazı, gerekse kaza namazlarının kendi arasındaki sırayı gözeterek namazlarını kılarlar. Eda (vakit) ile kaza namazı arasındaki sırayı gözetmek, ancak vaktin hem kazayı, hem de vakti kılmaya yetmeyecek darlığı, kazanın çokluğu (altı namazı bulması) ve vakit namazı kılarken kaza namazı olduğunun unutulması durumunda düşer. Tertip sahibinin sıra gözetmesi, Hz. Peygamber'in (s.a.) Hendek Savaşı sırasında kılamadığı dört vakit namazı, sırayla ve vakit namazından önce kılması uygulamasına dayanır. (Buharî, mevâkît, 36, 38; Tirmizî, mevâkît, 18; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 1/375) Şafiilere göre ise, kaza namazları ile vakit namazları arasında sıra gözetmek şart değildir. Kaza namazları arasındaki sıraya uymak ise sünnettir. 2)Tertip Sahibi Olmayanlar: Tertip sahibi olmayanlar, kaza namazlarının kendi içinde ve kaza namazları ile vakit namazları arasında sıra gözetmeksizin kazaya kalmış olan namazlarını serbestçe kılabilirler. Oruç borcuyla ilgili sorunuzu, inşallah konuya uygun düşen bir başka yazıda cevaplayacağım. SADECE FARZLARI KILMAK * Sayın Akyüz, size 2 sorum olacak. Birincisi; kısıtlı zamanlarda namazların sadece farzını kılıyoruz. Her vaktin sadece farzı kılınması doğru mu, yoksa bazı vakitlerin sünneti de kılınması gerekli mi? İkincisi; kazaya kalan namazları, ne zamanlar ve nasıl kılmalıyız? (Ömer Cihat Bay) Kısıtlı zamanlarda namazların sadece farzını kılmak, hem doğrudur, hem de gerçekten büyük şanstır. Olağan durumlarda ise, müekked ve gayri müekked bütün sünnetleri kılmak, öncelikle Hz.Peygamber'e (s.a.) bağlılığın bir göstergesidir. Ayrıca sünnetler, farzlardaki bilmeden ve farkına varmadan yaptığımız ufak-tefek hataların bağışlanmasına da vesile olurlar. Sizin de belirttiğiniz gibi ancak iş gereği doğan kısıtlılıklar ve zorunluluklar dolayısıyla, sünnet namazları terkedilebilir. Kaza namazlarını kılmanın en güzel formülü, şartlar müsaitse, her gün vakit namazını sünnetleriyle birlikte kıldıktan sonra, o vakte ait birkaç kaza namazını kılmaktır. Öncelikli görevimiz, içinde bulunduğumuz vaktin namazını kılmaktır. Ondan sonra elimizden geldiğince kaza namazı kılmak gerekir. O vakte ait kılınacak kaza namazı sayısını yılgınlık ve usanç doğuracak ölçüde tutmamakta yarar var. Sünnetler kaza edilmez.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |