T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 18 KASIM 2005 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Ali BAYRAMOĞLU

Şemdinli'nin siyasi otopsisi...

Hakkari, Şemdinli, Yüksekova kanıyor. Olayların geldiği aşama vahim, halk ile emniyet güçleri arasındaki gerginlik aleni ve sıcak çatışma haline dönüşmüş durumda. Gerginlik siyasi olarak o boyutta ki, dün Yüksekova'da yapılan görkemli cenaze töreni sırasında kortejin üzerinden F 16'lar bile uçar hale gelmişti.

Susurluk tipi bir çetenin bombalama eylemi ve yol açtığı ölümler, bu çetenin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkması, olayları tetikleyen en önemli unsur.

Hatırlayalım:

10 Kasım günü Şemdinli'de bir kişinin ölümüne yol açan bir kitapevi bombalanması olayı yaşanmıştı. Bombayı atan Veysel Ateş halk tarafından yakalandı. Ateş, güvenlik güçleriyle çalışan bir itirafçıydı. Ayrıca bombalanan binanın önündeki bir aracın içinden silahlar, bombalar ve saldırı krokileri çıktı. Bu aracın jandarmaya kayıtlı olduğu da belirlendi.

Ardından infiali arttıran ikinci aşama başladı:

Aynı gün olay yerine keşif için gelen savcılık heyetine ateş açıldı. Devlet görevlerine ateş açan kişinin başka bir devlet görevlisi Uzm. Çvş. Tanju Çavuş olduğu ortaya çıktı. O da tutuklandı. Ne var ki bombalanan binanın önünde bulunan araçtaki, asker olan iki kişi serbest bırakıldı. Daha sonra Şemdinli savcısının bu kişilerle ilgili talebi üzerine askeri otoriteden "güvenli bir yerde oldukları" yanıtı geldi.

Özetle olayların üzerine gidilirken yavaş davranılması, İçişleri Bakanı'nın görünmez hale gelmesi, Başbakan'ın bu kritik anda yurtdışı gezisinde olması işin çapını ve tepki boyutunu genişletmiş bulunuyor.

Bu aşamada önemli bir gelişme, halk tepkisinin oluşturduğu zemin içinde PKK'nın eylem alanı bulması, ipleri eline almaya çalışması ve Şemdinli'yi savaş bölgesi ilan etmesidir... Dün Yüksekova'da kalkan üç cenazenin PKK bayraklarına sarılı olması bunun göstergelerinden sadece birisi...

Gözden kaçırılmaması gereken üç mesele var

1. Devlet içinde Susurluk tipi gayri meşru çetelerin varlığı, düzeyi ve yoğunluğu ne olursa olsun devam etmektedir. Bu, sadece bir organizasyonun değil, bir anlayışın devamlılığına da işaret etmektedir. Bu gelişme hem insan hakları rejimi açısından büyük deliklerin varlığına işaret etmekte, hem bölge halkının ve Kürt sorununun çözümünde büyük engeller oluşturmakta, hem de siyasi iktidarın bölgeye ilişkin politika iplerini elde tutmasını zorlaştırmakta, hatta imkânsız hale getirmektedir. Aynı sorun askeri otoritenin komuta kademesi için de söz konusu olabilir.

2. Bu tür durum ve gelişmeler bölge halkı ve PKK arasındaki zayıflamış ilişikleri tekrar güçlendiriyor. Nitekim Şemdinli Skandalı, PKK'nın bir süredir yürütmeye çalıştığı halk merkezli sokak hareketlerinin, intifada politikasının yeni ve çaplı bir uygulama vesilesi haline getiriyor. Bir süre önce Trabzon'da ölen bir PKK'lının cenazesinin bölge belediye başkanlarının katılımıyla "şehit" nidaları içinde kaldırılması, ard arda çıkan sokak çatışmaları, Öcalan'ın serbest bırakılması kampanyası sırasında Güneydoğu'dan yola çıkan otobüslerin ülkenin batısında saldırıya uğramasıyla doğan tehlikeli karşı karşıya geliş, bugün farklı ve yaygın bir şekilde devam ediyor.

3. Bu tür krizler iyi yönetilmediği, skandalların kişisel ve kurumsal sorumluları hızla ortaya çıkarılmadığı takdirde gidiş daha da kötüleşebilir. Kürtler ile PKK, sivil kurumlar ile asayiş kurumları arasında birincilerinin lehine oluşmaya başlayan mesafeler bir anda ortadan kaybolur. PKK ve asayiş kurumları tekrar alanı kuşatır. Bu, siyasi istikrar, Kürtler ve Türkiye için olabilecek en tehlikeli gelişmedir.

Şu aşamada her kurum bu yapılanmanın kendi içindeki izini sürmeli ve üzerine gitmelidir. Siyasi iktidar olayın soruşturmasının hızlanması için daha etkin yöntemler bulmalı ve daha hızlı hareket etmelidir.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi