T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 18 KASIM 2005 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Yemek
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Cömert ASLAN

Rüzgar eken...

Sahadan sonra masada da kaybetme noktasındayız. Ektiğimiz rüzgar, fırtınaya dönüyor. Tüm dünyada rakibi baskıya almanın "kabul edilebilir" sınırları vardır. Abartanların ise başı belaya girer.

Şunun da altını çizelim... İstiklal Marşı'nı en yüksek perdeden, hırsla, söylemek, tek başına vatanperverlik göstergesi değil. "Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır." Birilerinin bu deyişi, Alpay ile Hakan'a hatırlatması artık işe yarar mı bilmiyorum ama belki bir ders olur.

FIFA Başkanı Blatter'in olaylar yüzünden Türkiye'ye şampiyonalardan ihraç cezası bile verilebileceği açıklaması, çok da sürpriz olmamalı. Benzer durumları daha önce de yaşamadık mı? İsviçre'de de saldırılar oldu ama Blatter ağzını açmadı. Zaten adam, "dürüstlük" gösterip, açıkça "Ben İsviçreliyim" diyor. Demek ki uluslararası bu oyunda oynuyorsan, kurallarına, hatta "yazılı olmayan" kurallarına da uyacaksın.

Sanki Türkiye'ye daha baştan önyargılı bakıldığını bilmiyoruz. İşte Avrupa Birliği... Durumu meydandaki Balkan ülkelerini almaya hazırlanırken Türkiye'ye bakışı adaletli mi? Peki, kendi toprağında iki bomba patlayınca dünyayı ayağa kaldıranların Türkiye'de olup bitenlere tepkisi ne? Uzatmayalım, örnek çok.

Ama bu böyle diye, "Haçlı seferi" ya da "Bizden başka dostumuz yok" kafasıyla, herkese küsüp içimize mi kapanacağız? Hayır. Adaletsizliklerin hep olabileceğini bilip ona göre hareket edeceğiz.

Örneğin "etkili ve yetkili" kişiler bir daha "ateşe benzin" dökmeyecek. Davut Dişli, tribünde değil, sorumlu makamda oturduğunu bilecek. Amigoları görevli kartıyla sahaya sokmayacak. İnsanları tahrik edenler, yarın bu ülkeye uluslararası yasak gelirse, faturayı ödeyebilecek mi?

Bizim yanlışlarımız bize. Bunlar, Blatter'i haklı çıkarmaz. Olup bitenler Türkiye'nin şampiyonalardan ihracını gerektirmez. Saha kapatma ve para cezasına ise herhalde söyleyecek sözümüz olamaz. Benzer cezanın Bern'deki olaylar yüzünden İsviçre'ye verilmemesi ise bir başka adaletsizlik olur. Ama adalet her zaman haklılara sunulan bir şey değil ki. Hele, "Al kullan" diye bu kadar koz vermişken!...


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi