|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 18 KASIM 2005 CUMA | ||
|
|
ŞİKAGO- Türkiye'de süregiden 'lâiklik' tartışmalarına ABD'den bakıldığında şaşırmamak elde değil. ABD, sistemi 'lâik', toplumu 'dindar' bir ülke; bu özelliğiyle Türkiye'ye benziyor. ABD'de devletin kurucu kadrosu, bu ikili durumu teşhis edip uyumlu ve dengeli bir hayatı anayasal güvencelere bağlamış... Bireysel olarak alabildiğine 'dindar' olmak ve buna uygun bir hayatı bütün özellikleriyle yaşamak mümkün ABD'de. Dinî gerekçelerle sınav gününün değiştirilmesini istemek, kilisede nikâh, moderniteyi reddetmek... Bunlar, ABD'de insanların çok doğal karşıladığı bizde ise düşünülemeyecek günlük hayat kesitleri... Buna rağmen ABD'de de en çok tartışılan konuların başında din-devlet ilişkileri bağlamında 'lâiklik' ilkesi geliyor... Din ve devlet ilişkilerini iki uçta düzenlemek mümkün. İlki, hayatın her alanının din tarafından belirlenmesidir. Bireysel tercihlerden devletin temel unsurlarına kadar özel ve kamusal alanların din tarafından düzenlenmesine, bildiğimiz gibi, 'teokrasi' deniliyor. Dünyada, dayandıkları dinler değişse de 'teokrasi' ile yönetilen ülkeler var. Bu, birinci uç... Diğer uçta ise, kamusal ve özel alanların bütünüyle 'din' ile ilişkisiz düzenlendiği (bunun zorunlu olduğu) bir yönetim biçimi bulunuyor. Sovyetler Birliği döneminde, Rusya'da, böyle bir devlet sistemi söz konusuydu. Sovyet sisteminin çöküşü, o sistemle amaçlananın elde edilemediğini kısa sürede ortaya koydu. Sovyetlerin küllerinden doğan ülkelerde, kurumsal din, Avrupa'nın bütün ülkelerinden daha güçlü bugün... Lâiklik, yukarıda özeti sunulan iki ucun orta noktasını teşkil ediyor: Bireysel alanın din tarafından doldurulmasına karışmamayı kabul eden devlet, bunun karşılığında, devlet yönetiminin illâ dine göre dizayn edilmesi beklentisini bireyin elinden alıyor. Yasama, yürütme ve yargı organlarıyla, 'lâik devlet', bireyin inanç hakkını ve inancına uygun yaşama özgürlüğünü taahhüt ediyor... ABD'de sözgelimi, hiçbir dindardan dine uygun yaşama hakkından vazgeçmesini talep etmiyor devlet; tam tersine, günlük hayatta karşılaşılabilecek çelişkilerde, bireyin inançları istikametinde yaşamasını kolaylaştırıyor. Yasama alanında, "Devlet yasa çıkartırken mutlaka dinî esaslardan yararlanır" ilkesi lâikliğe aykırıdır; dini referansla kamu hayatını düzenlemez lâik devlet. Ancak, bu ilkeyi 'yasaların illâ dine ters olması' aşırılığında da yorumlamaz. Yasa çıkartırken veya çıkan yasa uygulanırken bunun için 'din referansı' aranması lâiklikle çelişir; ancak insanların dini yorumlama ve uygulamalarını yasaklamak için de kullanılamaz lâiklik ilkesi... Sözün kısası şu: Din ile irtibatlı bir konuda birey istediği gibi düşünür ve düşündüğünü hayatına yansıtır. Devlet, dinin kendini belirlemesine ve başkaları üzerinde tahakküm kurmasına izin vermezken kendisi de dine ve dindarın din olarak yaşadığına karışmaz. 'Başörtüsü' konusuna yaklaşım bu doğrultudadır gerçekten 'lâik' olan devletlerde: Devlet başını örtmeyi de açmayı da birey üzerinde zorlayamaz; bireysel uygulamaları engelleyemez. "Başörtüsü kadınlar için dinî açıdan farz mıdır?" sorusunun cevabını vermenin kendi işi olmadığını bilir 'lâik devlet'; o sorunun cevabını 'ulema'ya bırakır... Konuyu ciddiye alan ABD gibi ülkelerde 'başörtüsü' sorunu yaşanmaması bu sebepledir. Bireysel alana dair 'dinî' bir konuyu kendi kapsam alanında gören bir yargı organı, ABD gibi ülkelerde, 'lâiklik' ilkesi açısından bayağı 'sorunlu' bir gelişmeyi başlatmış olur. Laiklik ABD'de de tartışılıyor elbette; ancak hayli farklı biçimde...
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |