|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 19 KASIM 2005 CUMARTESİ | ||
|
|
Önceki yazımda Kırım seyahatimden bahsetmiştim. Orada sadece Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni'nin Kırım'da yapılmasının önemine ve verdiği mesaja değinmiştim. Tarihi özelliği olan bu çok önemli coğrafya hakkında ziyaretlerimiz çerçevesinde birkaç malumat daha vermek isterim. Kırım, Ukrayna içinde bir özerk bölge. Kırım Özerk Bölgesinin başkenti Simferopol. Yani bizim bildiğimiz ismiyle Akmescit. Eski adı Akmescit olan bu şehirde şimdi bir mahallenin ismi Akmescit. Akmescit'te ayakta kalabilmiş tek tarihi cami olan Camii Kebir'i ziyaret ettik. Camiin hemen avlusunda Kırım Müslümanlarının Dini İdaresi yer alıyor. Bizim ziyaretimiz sırasında makamında bulunan Kırım Müslümanlarının Müftüsü Emirali Ablayev'i özel olarak ziyaret ettim. Kırım genelinde irili ufaklı 250 mabed bulunduğunu söyleyen Ablayev, müftünün 4 senede bir Kırım Tatar Milli Meclisi tarafından seçildiğini, giderlerin karşılanmasında zorlandıklarını ve en büyük desteğin Türkiye'den geldiğini söyledi. Canköy'de İmam Hatip Lisesi benzeri 3 yıllık bir medreselerinin bulunduğunu, imamlarının eğitimi için Türkiye'den istifa de ettiklerini söyleyen Müftü Emirali Ablayev'in o anda müftülüğün avlusunda bulunun 14 ülkeden 140 civarında şaiire hiç iltifat etmemesi hatta çıkıp bir "hoş geldiniz" bile dememesi dikkatimi çekti! Akmescit'te sadece Kırım'ın değil belki de Ukrayna'nın en kaliteli kolejini Türklerin kurup eğitimi sürdürdüklerinin altını kalın çizgilerle çizmemiz gerekir. Elbette ki bu iftihar vesilesi okulu ziyaret etmemiz gerekirdi ve Şanlıurfa milletvekilimiz M. Atilla Maraş beyle birlikte gittik ziyaret ettik. Tek kelimeyle mükemmel bir okul. Akmescid'te bir de fahri konsolosluğumuz var. Kırımlı bir işadamı olan Seyhan Osmanov tüm giderlerini kendisi karşılayarak bir konsolosluk açmış. Onu da makamında ziyaret ettik. Uluslar arası şiir şöleninin burada yapılmasından duyduğu sevinci kelimelere sığdıramıyor gözleri yaşarıyordu. Türkiye'nin Akmescit'te bulunan tek resmi kuruluşu TİKA koordinatörlüğü. Son derece yararlı projelere imza atan TİKA koordinatörlüğümüzün ehil ellerde olduğunu görmemiz bizi fazlasıyla sevindirdi. TİKA'nın Ukrayna Program Koordinatörlüğünü yürüten Dr. Salih Polat doktorasını Moskova Üniversitesi'nde yapmış içinde bulunduğu toplumun hem dilini hem tüm özelliklerini bilen değerli bir ilim ve aksiyon adamı. Aynı şekilde onun yardımcılığını üstlenmiş olan Dr. Mustafa Şahin de yaptığı işin ehemmiyetini kavramış değerli bir uzman. Biz bir taraftan şiir şölenini takip ederken öte yandan fırsatları değerlendirip bu coğrafyadaki tarihimizin izlerini görmeye çalıştık. Şölenin üçüncü günü programında şiir atelyeleri vardı. Biz atelyeleri şairlere bırakıp tarihimize bir göz atalım dedik ve 12 Kasım Cumartesi günü sabah saat 05.00'te Akmescit'ten iki araçla yola çıktık ve 70 km kadar uzaklıkta bulunan Gözleve'ye geçtik. Gözleve'de tarihimizden kalmış tek eser olan Cumahan Camii'ne gittik. (www.resultosun.com) Mimar Sinan'ın enfes bir eseri olan çift minareli bu cami komünizm döneminde ateizm müzesi olarak kullanılmış. 1989'dan sonra Müslümanların gayretiyle tekrar cami olarak açılmış. Cuma namazında birkaç saf cemaati olan camide sabah bekçilik yapan bir genç dışında kimse yoktu. Bizler bu tarih kokan camide cemaatle bir sabah namazı kılarak tarihi kokladık içimize çektik ve elbetteki hüzünlendik.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |