T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 20 KASIM 2005 PAZAR
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Hayrettin KARAMAN

Antişeriatizm yasağı (2)

Şeriat dindir, dar manada ise "Kur'an'a, sünnete ve bu iki kaynağın yorumuna dayanan ilmihal (ibadetler, helaller, haramlar) ve hukuktur. İnananların şeriatla ilişkisi, dinle ilişkisi demektir. Şu halde hem şeriat hem de şeriata bağlı müminler aleyhinde (bu inanç ve bağlılık aleyhinde) konuşmak, yazmak, şeriatı ve şeriata bağlı müminleri kınamak, küçümsemek, bu yüzden incitici bir davranış içine girmek yasak olmalıdır; tıpkı antisemitizmin yasak olması gibi.

Bir önceki yazımın özeti bundan ibaret idi. Bu yazıda ise antişeriatizmi yasaklayan özel bir kanun çıkmasa bile mevcut kanunlara göre bunun serbest olmadığını, zaten yasak olduğunu ortaya koymaya alışacağım.

TC. Anayasasından başlayalım (maddeleri verirken gerektikçe küçük açıklamalar yapılacaktır):

MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Başını örterek okumak isteyenleri bundan mahrum eden karar, "bir kimseye dini inancından dolayı farklı muamele yapmak, bu manada ayrımcı davranmaktır ve ülkemizde ısrarla bu yapılmaktadır.

Madde 24- Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Ülkemizde inancı sebebiyle başını örtenlere "gerici, sıkmabaş, kara karga, çağdışı" gibi kelimeler kullanılarak hakaret edilmekte, kınama yapılmaktadır. Ayrıca -pek yakında şahsımla ilgili bir olayda görüldüğü gibi- insanlar "dini inanç ve kanaatlerinden dolayı" suçlanmakta, köşe yazarı, milletvekili olmuş kimseler tarafından suç duyurusu yapılmaktadır.

Türk Caza Kanunu:

MADDE 115. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ülkemizde "dini inanç, düşünce ve kanaatini açıklayan ve yayan" kimseler, savcılıklara şikayet edilerek engellenmeye çalışılmakta ve böylece suç işlenmektedir.

MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır…(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(2) Hakaret suçunun …b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Ülkemizde yazılı, sesli ve görüntülü basında kişilere; dini inancını açıklamasından, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, "onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte isnatlar ve yakıştırmalar yapılarak" suç işlenmektedir.

Durum iç hukuk bakımından böyledir. Dış hukuk bakımından işaret etmek gerekirse, Avrupa Birliği Müktesabatına dahil edilen konular arasında antisemitizm de vardır. (Antisemitizm, Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığına İlişkin Bildirge; Dublin Avrupa Zirvesi, 25-26 Haziran 1990).

Bugün olmazsa yarın, antisemitizm gibi, antişeriatizmi de yasaklayan bir kanun devreye girecektir; ancak o zamana kadar da hukukun taşları bağlı değildir.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi