T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
K Ü L T Ü R - S A N A T 17 KASIM 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Sinan'ın Ayasofya kompleksi yoktu

Mimar Sinan'ın 'Hatıralar'ını Türkçeleştiren Prof.Suphi Saatçi: Sinan'ın Avrupalıların söylediği gibi bir Ayasofya kompleksi yoktu, olsaydı onu tamir etmezdi.

  • ELİF YILDIZ / İSTANBUL
    Adı, Ay'da bir kratere verildi, 450'li yıldır ayakta kalan eserleri ile İstanbul başta olmak üzere bir çok şehre damgasını vurdu, Ayasofya'yı ayakta tuttu... Kimden mi bahsediyoruz? Tabii ki Koca Mimar Sinan'dan. Onun kıymetinin layıkıyla anlaşılamadığını düşünen Prof. Dr. Suphi Saatçi, onu tanıtmak ve değerini hatırlatmak için yıllardır mücadele veriyor. Uzun uğraşlar sonucu ulaştığı Sinan'ın kendi hatıralarını anlattığı Tezkiretü'l Bünyan isimli kitabını günümüz Türkçesine çevirerek "Bir Osmanlı Mucizesi Mimar Sinan" ismi ile yayınlayan Saatçi ile, kitabı, Mimar Sinan ve kent mimarisi üzerine konuştuk.

    DRİNA KÖPRÜSÜ'NE ESİN OLDU

    Teknolojinin sağladığı kolaylığa rağmen bugünün mimarları Mimar Sinan'a yetişemediler, diyen Saatçi, O'nun kendi dönemi içinde değerinin bilinmediğini söylüyor ve şöyle yakınıyor: Döneminde de göze batmamış, gözden kaçmış biri. Yazlılı Kaynaklar ondan 100 yıl sonra bahsetmeye başlamış.Günümüzde de kıymeti bilinmiyor. O'nun sıradan eserlerinden olan Vişengrad'da Sokullu Mehmet Paşa için yaptığı köprü, Andiç'in Nobel ödül alacağı eseri Drina Köprüsü'ne esin olmuş. Bizim aydınlarımız ve yazarlarımız büyük bir değerbilmezlik içindeler. Avrupa'nın böyle kültür değerleri olsaydı dünyayı birbirine katardı. Yüzyıllardır elimizde tek bir örnek var. "Yahya Kemal'in 'Süleymaniye'de Bayram Sabahı' şiiri...

    AYASOFYA'YI AYAKTA TUTAN SİNAN'DIR

    Avrupalı bilim adamlarının da, Sinan'ı görmezden geldiğini söyleyen Saatçi, ona karşı Ayasofya'yı öne çıkarma tutumu içine girdiklerini ve yanıldıklarını belirtiyor.

    "Osmanlı'nın Ayasofya ile hesaplaşması Beyazıt Camii ile bitmiştir. Kaldı ki bugün Ayasofya'yı ayakta tutan Sinan'ın esere yaptığı restorasyondur. Kubbesi de sorunludur. Sinan'ın Ayasofya'ya karşı bir kompleksi olsa, oranının yıkılmasını önlemezdi. O herkes görsün ve mukayese etsin istedi... Hatta, restorsyon sırasında Bizans'a ait resimleri tahrip etmeden büyük bir duyarlılıkla üzerini kapattı ve resimleri bu güne taşıdı.

    MASONLAR SAHİPLENDİ

    Saatçi, "Sinan'ın etnik kökeni Türk değildi, devşirmeydi ondan başarılı oldu. Aslı Rum'dur." gibi söylentilere karşı o dönem Rumeli'den değil Anadolu'dan devşirme alındığının altını çiziyor ve ekliyor: Kökenini aramanın ne faydası var? Onun eserleri o derece Türk ki...

    Mimar Sinan'ın mason olduğu iddiasıyla O'nun adını kullanan Mason derneklerine tepkili olan Saatçi şunları söylüyor: "O dinine ve devletine bağlı fevkalade müteddeyyin, Allah korkusu yaşayan birisiydi. Çok mazbuttu. Hatıralarında da dört halifeyi sürekli öven bir tavır içinde. Onun masonlarla alakası olduğunu düşünmek doğru değildir. Hayatta olsaydı, mahkemeye müracaat ederdi bu durumda. Masonlar bence onun yokluğunda yararlandılar. Biz de onun verasetini sahiplensek ve mahkemeye başvurursak belki hak bile kazanabiliriz."

    Mevlana'dan esinlendik diye yutturuyorlar

    "İstanbul'un özelliği yüksek gökdelenleri değil, tarihi dokusudur." diyerek İstanbul'un silüetini değiştiren yapıları eleştiriyor Saatçi ve bu eleştiriyi İslam felsefesi ile destekliyor: "Dini mimari dışında gösterişli bina yapmamız doğru değil. Osmanlı öncesi İslam medeniyetinde ve Osmanlı'da böyle yapılar yok. Kıtalara hakim olmuş Osmanlı'nın sarayları bile mütevazi. Şimdilerde, bazı gökdelen projeleri önümüze sürülüyor. Bu projeler estetik değil. Hatta bir projeninin Mevlana felsefesinden esinlendiği söyleniyor, yutturulmaya çalışılıyor.

    Sinan hariç tüm mimarlar yüksek

    "O en son ve en mükemmel kubbeyi yaptı. Ve daha iyisi yok demedi. Daha iyisini Allah bilir dedi. Onun bu tavrı İslam'da dogma olmadığını gösterir. Daha iyisi olabilir. Çünkü sınırsız kudrette bir yaratıcı var" diyerek Sinan'ın yeteneklerine rağmen alçak gönüllü biri olduğunu belirten Saatçi, günümüz mimarlarına da göndermelerde bulunuyor: Mimar Sinan'a layık bir toplum olamadık. Aklıma Can Yücel'in mimarların yüksek lisans yapınca yüksek mimar ünvanı almaları üzerine yazdığı bir şiiri geldi:

    "Bütün mimarlar yüksek oldu ey Sinan!
    Bir sen kaldın alçak...."

    Mimar Sinan hakkındaki en önemli kaynak

    Suphi Saatçi'nin "Bir Osmanlı Mucizesi/ Mimar Sinan" ismiyle günümüz Türkçesinde yayınladığı "Hatıralar", Mimar Sinan'ın isteği üzerine Sâî Mustafa Çelebi tarafından kaleme alınmış. Eserde, Sinan'ın mimarbaşı olmadan önceki hayatı özet olarak verildikten sonra, herkeste hayranlık uyandıran 6 önemli eserin yapılışı hikâye ediliyor. Saatçi, Ötüken Yayıncılık aracılığı ile okuyucuya sunduğu kitabının Mimar Sinan hakkında elimizde bulunan en önemli kaynak olduğunu ifade ediyor.


    İlk durakları İETT son durakları zirve

    "İlk Durak" adlı kitap, zirveye ulaşmış edebiyatçı, politikacı, sinemacı bir çok ünlünün, ömür maceralarının "ilk durağı" olan İETT'li yıllarını anlatıyor.

    Can Dündar ve Nebil Özgentürk'ün "İlk Durak" adlı kitabı Alfa Yayınları'ndan çıktı. İETT'nin arşivini tarayarak Türkiye tarihine damgasını vurmuş isimleri "İlk Durak" adlı belgeselin çatısı altında toplayan Dündar ve Özgentürk bu kez, ekran için hazırlanan belgeselden daha kapsamlı bir kitapla okurun karşısına çıkıyor. "İlk Durak", Necdet Mahfi Ayral, Hıfzı Topuz, Memduh Ün, Recep Tayip Erdoğan, Yaşar Kemal, Ferruh Bozbeyli, Recep Bilginer, Tuncel Kurtiz, Mustafa Sarıgül ve daha bir çok ünlü ismin ortak noktaları olan İETT'den yola çıkarak burada çalıştıkları yıllardaki bilgi ve belgeleri gözler önüne seriyor.

    İETT EKMEK KAPILARIYDI

    Kimi sinemacı, kimi edebiyatçı, kimi felsefeci, kimi politikacı olan bu isimlerden kimi sayaç okudu, kimi tahsilat yaptı, kimi kantinde çalıştı. İETT onların ekmek kapısıydı. "İlk Durak" da bu gençlerin işe başlama tarihlerini, sınav kağıtlarını, dilekçelerini, fotoğraflarını gün ışığına çıkarıp okura sunan eşsiz bir kaynak.

    FUTBOL OYNADI, TEMİZLİK YAPTI..

    İlk Durak'ta İETT Spor'da futbol oynayan, kurumda temizlik işlerinde ve kantinde çalışan R. Tayyip Erdoğan'ın belge ve fotoğraflarına da yer veriliyor. Kitaptaki Memduh Ün, Tuncel Kurtiz ve Yaşar Kemal'in ilginç anıları da okumaya değer.
    Bilgi için tel:0 212 513 34 20

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi