T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S A Ğ L I K 15 KASIM 2005 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

İnatçı öksürüğe dikkat!

Çocukların öksürüğü aileleri en çok rahatsız eden hastalık belirtilerinden biridir. Çocuğu yorar, aileyi üzer ve uykuları böler. Öksürüğe sebep olan birçok hastalık çok ciddi değil, sadece can sıkıcıdır.

Öksürüğün sebebini bulmak bazı durumlarda zordur. Çocuklar çoğunlukla hastalık belirtilerini anlatamazlar, bazen muayene ile de bir şey bulunamaz ve bu durumlarda akciğer fonksiyon testleri gibi bir takım laboratuvar testleri yapmak gerekebilir. Aileden alınacak küçük bilgiler ısrarlı öksürüklerin sebebinin bulunmasında yardımcı olacaktır. Örneğin sürekli sigara dumanına maruz kalma, evdeki toz, allerjen maddeler ve evcil hayvanlar bu türlü ısrarcı öksürüklerin sebebi olabilir. Öksürükle birlikte sarı, yeşil burun akıntısı, baş ve boğaz ağrısı, nefesin kötü kokması da varsa genellikle sinüzit düşünülür. Solunum yollarına çekirdek, fındık vs. yabancı cisim kaçması sonucu da öksürük ortaya çıkabilir. Astım, soğuk algınlığı, sigara dumanı da muhtemel öksürük sebeplerindendir. Öksürük sesi bazen tanıda yardımcı olur. Kısa, kuru ve hırıltılı öksürük astım, bronşit veya zatürreede ortaya çıkar. Balgamlı öksürükler ise genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ile oluşur. Boğmaca da kendine özgü öksürük sesi vardır. Soğuk algınlığında veya sinüzitlerde öksürük genellikle yatarken artar.

Ne zaman endişelenmelisiniz?

Çocuğunuz 3 aylıktan küçük 38 derece üzeri ateşli ve öksürüğü varsa;
Çocuğunuzun öksürük nöbetleri ile birlikte aşağıdakilerden biri de varsa:

  • Nefes almakta güçlük
  • Nefes alıp verirken hırıltı
  • Dudaklarında veya tırnaklarında morarma
  • Ağlarken veya konuşurken nefes kesilmesi
  • Nefes alıp verirken göğsünde gözle görülebilen çökmeler
  • Katılmalar, öksürük esnasında 15 sn den fazla süren nefessiz kalmalar
  • Nefes alma esnasında ses gelmesi

    Ne yapabilirim?

  • Çocuğunuz balgam çıkarıyorsa bunu dışarı atmasını sağlayın. Öksürük nöbeti sırasında karın üstü pozisyonda dizlerinize yatırarak, sırtına hafifçe vurun.
  • Öksürük gece uykuyu engellemiyorsa içinde birkaç farklı etkin madde içeren öksürük şuruplarının kullanılması yanlıştır. Zatürree gibi hastalıklarda antibiyotikler doktor denetiminde kullanılabilir.

    Ne yapmalıyız?

  • Öncelikle evde kesinlikle sigara içmemelidir. Sigara dumanı mukus salınımını arttırır.
  • İkinci önlemimiz ise mukus salgısını inceltmek ve irritasyonu yumuşatmak için çocuğumuza bol su veya benzer sıvılar içirmek olmalıdır.
  • Üçüncü önlemimizde havayı nemlendirici cihazlar kullanmak olabilir.


    Çekilen diş başınıza iş açmasın

    Çeşitli nedenlerle çekilerek eksiltilmiş dişlerin boşluğunun mutlaka yapay bir dişle doldurulması gerektiği aksi durumda, sindirim sistemi ve konuşma bozukluğu, çene eklemi rahatsızlığına neden olabileceği bildirildi. Kocaeli Diş Hekimleri Odası Başkanı Murat Özyıldırım, "Çekilerek eksiltilmiş diş boşlukları mutlaka yapay bir dişle doldurulmalı, aksi halde sindirim sistemi, konuşma bozukluğu, çene eklemi rahatsızlığı ile çirkin görüntüye neden olabilir. Eksik dişler nedeniyle çiğneme yeterli olamayacağından sindirim sistemi hastalıklarına neden olabilir. Ön dişlerdeki eksiklikler konuşma bozukluğu ve çirkin görüntü yaratacağından psikolojik sorunlara sıkıntı ve strese etkendir. Aynı şekilde eksik diş boşlukları zamanında yapay bir dişle doldurulmazsa boşluğa bakan dişler boşluğa doğru yatarak kayar ve kapanış bozukluğu ortaya çıkar. Bu kapanış bozuklukları çene eklemi rahatsızlıklarının etkeni olabilir" dedi. Özyıldırım, birkaç diş eksikliğinin kaplamalı köprülerle sabit bir şekilde, çok diş eksikliklerinin çıkarılıp takılabilen yarım damak protezlerle tamamlana bildiğini, bir başka yöntemin de diş ekme yöntemi olduğunu kaydetti.


    Rahat hamilelik bebeği etkiliyor

    İngiliz bilim adamlarının araştırmalarına göre, stresten uzak bir hamilelik dönemi geçiren anne adaylarının bebekleri, daha sosyal oluyor, dili daha iyi kullanıyor ve insan ilişkilerinde daha büyük başarılar kazanıyor. Cambridge Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, anne adayının salgıladığı hormonların, doğacak çocuğun iletişim ve sosyalleşme yeteneğiyle hitabetini doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Bilim adamları, stresli bir hamilelik dönemi geçiren anne adaylarının erkeklik hormonu testosteronu daha çok salgıladıklarını belirterek, bu hormonun da bebeğin sosyalleşme yeteneğini, konuşma kabiliyetini olumsuz etkilediğine dikkat çektiler. Bunun sonuçlarının otizme kadar varabildiğinin de altını çizen bilim adamları, sosyal bir çocuk sahibi olabilmenin ilk yolunun sakin ve stressiz bir hamilelik döneminden geçtiğini kaydettiler. Stresin, rahimdeki bebeği 13. haftadan itibaren etkilemeye başladığını söyleyen Cambridge Üniversitesi Otizm Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Simon Baron-Cohen, 100 bebeğin anne karnından 7 yaşına kadar olan döneminin incelendiğini ve testosteron seviyelerinin çocuğun gelişimini nasıl etkilediğinin izlendiğini bildirdi.


    Su ilaçtır

    Suyun faydaları saymakla bitmez. Ancak çok az kişi, soğuk algınlığı sırasında da bol miktarda su içmesi gerektiğini bilir. Soğuk algınlığı sırasında burun iç zarı şişmiş, salgısı artmış ve bunların sonucunda burun tıkanmış, soluk borusunda salgı artışına bağlı olarak balgam oluşmuş ama öksürerek bunu atmak zorlaşmış bir durum vardır. İşte bu durumlarda en yararlı çare su içmektir. Bol miktarda içilen su gerek burun ve gerekse soluk borusundaki salgıları inceltecek ve vücuttan kolayca atılmalarını sağlayacaktır. Önemli olan konulardan biri de, ne kadar içmenin gerekli olduğudur. Günde bir kaç bardak su içen kişi kendini bol içmiş kabul edebiliyor. Yüksek ateş ve terleme gibi nedenlerle vücudun sıvı ihtiyacında farklılaşmalar olabileceği için, içilmesi gerekli su miktarına sabit bir rakam belirlemek pek kolay olmayabiliyor.

    Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi