T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 22 KASIM 2005 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Mustafa KUTLU

Yönetim istifa!

Son günlerde bu feryadı ne de çok duymaya başladık. Demek ki pek çok cephede işler yolunda gitmiyor. Niçin gitmiyor?

Bizler çokluk “teldeki kuş”u “kafesteki kuş” ile karıştırıyoruz da ondan. Dereyi görmeden paçaları sıvıyoruz da ondan. Doğmamış çocuğa don biçmeyi seviyoruz da ondan. Kısası: Aceleci, muhteris, acımasız, “başarı, hemen şimdi” diyen bir hale geldik. Meselâ şöyle veya böyle Milli Takım’a bir dünya üçüncülüğü kazandıran Şenol Güneş hakkında demediğimizi bırakmadık.

Ardından bir Ersun Yanal deneyimi yaşadık. Acaba bu deneyim yaşanmalı mıydı? Yahu şimdi bu “eski defterleri karıştırmak gerekiyor mu, bize ne kazandıracak?” demeyin. Geçmişin muhasebesini yapmadan geleceğe sağlıklı bir adım atılamaz. Arşiv denilen tutanaklar niçin titizlikle biriktirilip saklanıyor?

Sağa dönüyoruz Fatih Terim, sola dönüyoruz Fatih Terim. Sıkıştığımız yerde gelsin Fatih Terim. Teşbihte hata olmaz ama bu “Baba bizi kurtar” darbımeseline dönmüş durumda. Eh, baba elinden geleni yaptı. Biz de, O da meseleyi abarttıkça abarttık. Geçen yazımda da belirtmiş idim. Şöyle bir coşmamız lazım, bizi ancak Fatih Hoca coşturabilir. Ve de goller peşpeşe gelecek diye yazdım. Nitekim oldu da. Ama futbol bu. Bazan çırpınışlar fayda etmiyor. Sonunda çileden çıkma da var. Bu kadar gerilen yay, bu kadar dolan testi, eh bir yerde taşacak tabi.

Galatasaray bu taşkınlığı (Yani bir türlü dinmeyen “Yönetim istifa” feryadını) zirveden kopmayarak dindirmeye çalışıyor ki, başaracak galiba. Fener derbisini de kazanırsa ortalık süt liman olur, merak etmeyin.

Ancak Beşiktaş’ta ve Trabzon’da fokurdayan kazan kolay durulmayacak.

Şurasını unutmayalım. Yönetimler bu “istifa” feryatlarını öncelikle hocayı değiştirerek susturmaya çalışırlar. Hoca gider, yenisi gelir etraf biraz sessizleşir, bir umut doğar. Ama başta söyledik. Artık yeni hocanın kredisi fazla değil. Üç-beş maçlık avans alıyor o kadar. Duvara toslayınca yine sesler yönetime dönüyor. Aslında yeni bir yönetimin de fazla seçeneği yok. Tıpkı Fener’in ve Milli Takım’ın Ümit Özat yerine başkasını koyamadığı (Hâlâ bulamadığı) gibi.

Eee... Sadede gel Mustafa Kutlu, ne yapmak lazım?

Teldeki kuşu kafese koyuncaya kadar sabırlı olmak lazım. Zor iş bu zor. Zoru görünce tırsmamak, feryad ü figan etmemek lazım. Elbette sabırla olurmuş koruk helva.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi