|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 23 KASIM 2005 ÇARŞAMBA | ||
|
|
Şemdinli olayları perde arkasıyla daha çok tartışma kaldıracak. Ankara kaynaklı bir dizi senaryo, ortaya çıkan tablonun devlet birimleri organları içi ve arası çatışmaların, gerginliklerin sonucu olduğunu söylüyor. Bu senaryoların ortak noktası, hemen hepsinin gerilimleri 2006 Ağustos ayındaki Genelkurmay Başkanlığı değişimine ve ardından gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimine bağlaması... Bu konuda fikir yürütmek, gerçek ile sanal arasındaki bağları kurmak için gerginliğin biraz daha tütmesi gerekiyor. Ancak olayın başka bir perde arkası daha var. Yerel perde arkası, olayların iç yüzü, bir kentin manzarası... Tüm bunlara ışık tutacak ilk rapor basına açıklandı. Bu, İHD, MAZLUMDER, Çağdaş Hukukçular Derneği, Hakkari Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, KESK, MEMUR-SEN, Hakkari ÖVDER'in temsilcilerinin yer aldığı "İnsan Hakları Heyeti"nin raporu.. Heyetin oldukça manidar olan izlenimlerini birlikte okuyalım: "Heyet 10 Kasım 2005 günü sabah erken saatlerde Şemdinli ilcesine gitmek için yola çıkmıştır(...) İlçeye girişte sağ tarafta bulunan polis kontrol noktasının boş olduğu ve köz haline gelmiş çokça odun yığınının halen yanmakta olduğu, hemen yanında aynı büyüklükte ikinci bir ateşin yanmakta olduğu, ateş etrafında kimsenin olmadığı, ateşin içerisinde makineli silah tablasının bulunduğu ve kısmen yanmış olduğu, yolun ortasında bir araç mazot deposunun bulunduğu gözlenmiştir. İlçeye girişten itibaren tüm esnafın kepenklerini kapatmış olduğu, ilçe merkezinde görünürde güvenlik güçlerinin bulunmadığı, halkın büyük ve toplu bir kalabalık şeklinde ve sessizce ana cadde olan Cumhuriyet Caddesi üzerinde bekleştiği, ilçeye giriş yapan araçtakilerin kim olduklarının öğrenilmesi üzerine kalabalığın heyete doğru gelip heyeti alkışladığı gözlenmiştir (...). Heyetimiz buradan ayrılarak randevularını gerçekleştirmek üzere kaymakamlık, emniyet müdürlüğü ve adliye binasının bulunduğu mahalle gitmiştir. Giriş kapısında silahlı polislerin bulunduğu, bina girişindeki güvenlik kulübesinin camlarının kırık olduğu, duvarlarında taş izine benzer izlerin bulunduğu, bina bahçesinde iki adet tahrip edilmiş araç bulunduğu, kaymakamlık ve adliyenin içinde bulunduğu binanın neredeyse tüm camlarının kırılmış olduğu, yerlerde cam kırıkları ile taş parçalarının bulunduğu, kaymakamlık binasının giriş kapısının karşısında bulunan bir binanın camlarında çok sayıda kurşun izi bulunduğu gözlenmiştir (...) İlçede güvenlik güçlerinin yalnızca bitişik olan emniyet müdürlüğü, kaymakamlık ve adliye binası ile lojmanları koruduğu, bunun dışında ilçenin hiçbir yerinde güvenlik gücü görülmediği, ana cadde üzerinde toplanan halkın kontrol ve sakinleştirilmesi ile ilçede bulunan belediye başkanları ve STÖ temsilcilerinin ilgilendiği gözlenmiştir. Heyetimiz görüşmelerini sürdürürken (...) kalabalık bir grubun ilçe merkezinde sloganlı yürüyüş yaptığı, Ak Parti ilçe merkez binası önüne gelindiğinde bazı şahısların taş atarak zaten kırık olan parti binası camlarının kalan kısımlarını da kırdığı bu arada küçük yaştaki çocukların ısrarla emniyet müdürlüğüne doğru taş attıkları, kalabalık içinde bulunan yaşça büyük vatandaşların ise taş atılmaması yönünde sürekli uyarıda bulundukları gözlenmiştir..." 1 Kasım günü patlayan bombalar üzerine PKK'ya da yönelik bir tepkiyle ve istikrar talebiyle kepenk kapayan, yürüyüş yapan esnaf ve Şemdinli halkının 9 Kasım'dan itibaren tepkisini devlete yöneltmesi arasındaki ilişki ya da fark, üzerinde düşünülmeye değer... Bir kentin isyanı andıran öfkesi ile bunun ardındaki nedenler de öyle...
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |