T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 23 KASIM 2005 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fehmi KORU

Yeni bir oluşuma doğru

En son görevi 1. Ordu Komutanlığı olan Org. (E) Hurşit Tolon'un bir grup eski silâh arkadaşı ve bazı örgüt liderleriyle yeni bir parti kurma hazırlığı yürüttüğünü işittiniz mi? Son zamanların en önemli gazete haberi bu. Hazırlıklar partinin kurulmasıyla sonuçlanırsa, ülkemiz, yeni bir siyasî hareketle daha tanışmış olacak. Programları ve kurucu listeleri merakla beklenmeye değer.

Türkiye'de askerlerin siyasete ilgisi hayli eskilere dayanıyor. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran kadronun önemli bir bölümü, ülkeyi İstiklâl Savaşı'ndan zaferle çıkaran üniformalılardı. Atatürk'ün, "Ya siyaseti, ya üniformayı tercih edeceksiniz" kesin tavrını koymasına kadar, iki şapkayı birden kişiliğinde buluşturan asker-siyasîler oldu. O gün bugündür, asker, ancak üniformasını çıkardığında günlük siyasetle alenen ilgilenebiliyor.

Tabii, askerî darbelerden sonra oluşan hükümetlerde ve o dönemlerin siyasî hayatında askerlerin ağırlığının hep hissedildiğini de hesaba katmamız gerekiyor. Ayrıca, Turgut Özal'a gelene kadar cumhurbaşkanlarının da asker kökenli olduğunu unutmayalım; tek istisna olan Celal Bayar da, İstiklâl Savaşı'nı yürütmüş kadronun sivil üyelerindendi.

Üniformasını çıkartarak siyasete giren askerlerin fazla başarılı olamadıkları bir gerçek. Demokratik hayatta yerini almış pek az asker kökenli siyasetçi iz bırakabildi. Ragıp Gümüşpala ve Tekin Arıburun o az sayıdaki istisnalardan... Askerlerin siyasete yakın ilgisi ve yetişme tarzlarında ülke sorunları üzerinde düşünmenin önemli bir yer işgal ettiği akla getirildiğinde, bu durum, biraz garip kaçıyor. Garip, ama gerçek: Askerlerle siyaset arasında kolay üstesinden gelinemeyecek bir imtizaç sorunu olduğu belli...

Hurşit Tolon ve kendisi gibi emekli olmuş asker kökenli arkadaşlarının bu sorunu aşmak için olağanüstü bir çaba göstermesi gerekecek...

Göstermeliler de. Siyasetle ilgilenmek halkla yakın olmayı zorunlu kılıyor. Askerler muvazzaflıkları döneminde halkı yakından tanıma fırsatı buluyorlar aslında; Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin her kademesinde bulunanlar halkın içinden çıkmış insanlar, ana gövde ise zaten halkın kendisi... Siyasete girip omuzlarındaki rütbeleri çıkardıklarında, askerler, eski bilgi ve görgüleriyle günlük hayatın her türlü meşgalesine kendilerini hazır buluyorlar. Siyasete girenler, halkın eğilimlerini, tercihlerini, umut ve endişelerini anlayabilir, nabzını tutabilirler.

Yeni siyasî oluşumun da sorunu burada düğümleniyor: Tolon ve birlikte siyaset yapmayı düşündüğü arkadaşları halkın eğilim ve tercihlerini ön planda tutan bir çizgi mi izleyecek, yoksa üniforma taşıdıkları günlerde ifade ettikleri görüşlerini kabul ettirmeye mi çalışacak? Halkı ön planda tutan siyasî çizgi onları yeni uğraşlarında başarılı kılabilir; tabii bunun için kendilerine atfedilen görüşlerden epey fedakârlık yapmaları gerekecektir... Eski görüşleri istikametinde izleyecekleri siyasî çizgi ise yeni oluşum ile mevcut bazı partiler (sözgelimi CHP) arasındaki farkın pek anlaşılamamasına sebep olabilir...

Yine de bunun göğüslenmesi gereken önemli bir deneme olduğuna inanıyoruz.

Hurşit Tolon tarih doktorosu yapmış bir asker. Kendisiyle birlikte siyasete atılmaları beklenen arkadaşları arasında da çok değerli insanlar herhalde bulunacaktır. Savunacakları ilkeler, gündeme taşıyacakları tartışma konuları, sunacakları projeler heyecanla beklenmeye değer. Ancak yine de, kurmayı tasarladıkları partinin mevcut partilerden birine yakın bir siyasî çizgisi olacaksa, yeni parti oluşturma zahmetine katlanmak yerine, yakın gördükleri partiye iltihak etmeleri daha doğru bir davranış olur. Yeni partilerin, büyük umutlarla kurulmuş olsalar bile, kısa sürede unutulabildikleri bir ülke burası.

Emekli askerlerin bir kenarda oturup ülke gelişmelerini izlemeyle yetinmek yerine siyasî hayat içerisinde seslerini duyurmak istemeleri son zamanların en dikkate değer gelişmesi.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi