|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 23 KASIM 2005 ÇARŞAMBA | ||
|
|
Uzun ömürlü organizasyonların gücü, ürettikleri ürün ve hizmetlerde, ulusal ve uluslarası pazarlarda rekabet üstünlüğünü korumalarından kaynaklanır. Organizasyonların dünya pazarlarında aranılan ürün, hizmet ve bilgi üretebilmeleri için, misyon ve vizyonları doğrultusunda, entellektüel ve finansal sermayelerini dünya ortalamasının üzerinde bir getiriyle değerlendirmesini başarmaları gerekir. Organizasyonlarda strateji ve proje geliştirme, sonu hiçbir zaman gelmeyen, kesintisiz bir süreçtir. Bütün organizasyonların dünya pazarlarında giderek hızlanan rekabetin yol açtığı tehditlerin üstesinden gelme ve doğurduğu fırsatlardan yararlanmaları, yönetimde yeni stratejiler geliştirmelerine bağlıdır. Stratejik yönetim her organizasyonun gelecekteki başarısını güvence altına almak için, bugünden yaptığı çalışmaları kapsar. Doğdukları şehirlerin sınırlarını aşmayı başarmış Anadolu'nun öncü girişimcileri Hamit Yıldırım, Osman Yazıcı, İlhan Yörük, Selehattin Akgüre ve arkadaşlarının oluşturduğu bir grupla "Organizasyonlarda Stratejik Yönetim" konusunu tartıştık. Onlar hem ulusal, hem de uluslararası köklü dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde, stratejik yönetim ustalığını geliştirerek, sağlıklı bir paylaşma kültürünün temellerini atmaya çalışıyorlar. Organizasyonlar da bütün canlılar gibi doğar, gelişir, olgunlaşır ve ölürler. Yapılan çalışmalar, bütün dünyada organizasyonların ortalama ömrünün kırk yılı çok aşmadığını gösteriyor. Birinci kuşaktan, üçüncü kuşağa geçerek, uzun ömürlü olmuş organizasyonların sayısı oldukça azdır. Kurulan organizasyonların yüzde doksanları aşan büyük bir çoğunluğu, üçüncü kuşağa geçmeden ömrünü tamamlamaktadır. Bütün dünyada organizasyonların çok büyük bir bölümünü, dedeler kuruyor, oğullar geliştiriyor ve torunlar da tasfiye ediyorlar. Oysa organizasyonların canlılardan ayrılan çok önemli bir farkları vardır. Canlıların doğal bir ömrü olur. Onu istenildiği kadar uzatmak mümkün değildir. Stratejik yönetimle, organizasyonların ömrü sınırsız olmasa da, yüzyılları bulacak bir biçimde uzatılabilir. Stratejik yönetim, organizasyonun geçmişini bilmek, mevcut konumunu ortaya koymakla başlar, gelecekte ulaşmak istediği hedefleri belirleyerek, onlara ulaşmak için gerekli çalışmaları içerir. Türkiye'de her organizasyonun ana stratejisi, Uzak Doğu ülkelerinin maliyetlerinde ve Avrupa ülkelerinde yakalanan kalitelerde ürün, hizmet ve bilgi üretmek olmalıdır. Bunun için de Türkiye bütün organizasyonlarıyla fason üretme stratejisinden, fason ürettirme stratejisine geçmelidir. Organizasyonlar üretimde yeni bir strateji geliştirirken, geçmişteki sanayi toplumunun üretim konularından daha çok gelecekteki bilgi toplumunu belirleyecek hizmet alanlarında yoğunlaşmalıdırlar. Sözgelimi araba üretimine yatırım yapma, büyük sermaye ve teknolojik bilgi birikimi gerektirirken, bu alandaki yoğun rekabet yüzünden de getiri oranları da düşüktür. Buna karşılık, turizm, eğitim ve yazılım gibi, hizmet alanlarında sermaye ihtiyacı daha az ve getiri oranları daha yüksektir. Stratejik yönetimde ana ilke, dünyanın her yerinde sürdürülebilir rekabet gücü ve kalite üstünlüğü kazanma olmalıdır.
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |