|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| D Ü Ş Ü N C E G Ü N D E M İ | 24 KASIM 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Mısır: Seçimlerin galibi İhvan
Mısır'daki parlamento seçim sonuçlarını değerlendirmek için henüz erken olmasına rağmen geçen Perşembe yapılan ilk tur seçim sonuçları bir dizi etkileyici sonucu su yüzüne çıkardı. Bu sonuçların en önemlisi, iktidardaki Ulusal Parti hariç seçimlere katılan yasal 12 partinin bu turda tek bir adayı kazanmazken, yasaklı Müslüman Kardeşler Hareketi'nin (İHVAN) başarılı olmasıydı. İktidardaki Ulusal Parti'nin beklenen zaferine rağmen siyasî analiz açısından her halükârda en çok kazançlı çıkan İhvan olmuştur. Peki niçin? İşte sebepleri: İHVAN'IN BAŞARISININ NEDENLERİ Her şeyden önce, İhvan, seçim kampanyası sırasında halkın idrakinde, siyaset sokağında ve elli yıldır kendilerine handiyse hiç yer verilmeyen medya organlarında varlığını ispatladı. Zira halihazırdaki şartlar, ifade ve hareket çıtasını çokça yükseltti. İhvan hareketi, bağımsız ve muhalif basın, bu atmosferden istifade ettiler. İhvan, Mısır'ın dört bir yanında kendi sloganlarını yükselttiği alenî bir seçim kampanyası organize etti. Şöyle ki: köyler, kentler ve ana caddeler İhvan pankartlarından geçilmedi. Bu görüntüye, Mısır toplumu, 1954'te hareketin feshedilmesinden bu yana alışık değildi. Hareket üyeleri en iyi şartlarda başkalarıyla koalisyon kuruyor ve onların sancaklarını yükseltiyorlardı. Daha önce varlıklarını bu derece açıkça ifade etmemişlerdi. 1987 yılında parlamentoya 35 milletvekiliyle katılma imkânı verildiği vakit, İşçi Partisi'yle koalisyon kurarak seçim yarışına girdiler. Pankartları ise "İslâmî koalisyon" adını taşıyordu ve Cemaat'in adı geçmiyordu. İkinci olarak, çalışma sahasındaki güçlü ve alenî varlıklarının yanı sıra kendilerini siyasî sahada önemli bir eksen olarak kabul ettirmeyi başardılar. Cemaat tabanından ve sokaktaki varlığından istifade etmek için farklı siyasî güçlere ve kesimlere hitap ettiler. Hatta sloganlarını başka partiler de kullanma yoluna gitti. Mesela, Ulusal Parti adaylarından birisi İhvan'ın "çözüm İslâm" sloganına olumlu karşılık veren kalabalıkları çekmek için "çözüm Kur'ân" sloganını yükseltti. İhvan'ın bu sloganı, bazı seküler entelektüel çevrelerde çeşitli şekillerde tartışmalara yol açmasına rağmen idarî mahkeme, sloganda hukuka aykırı bir sorun olmadığı kararı verdi. Bu karar, Cemaat'in seçimlerden elde ettiği kazanımlardan biri oldu.
Üçüncüsü, Mısır'da siyasi partilerin zayıflaması sebebiyle İhvan, seçim arenasında iktidardaki Ulusal Parti'ye rakip tek güç olarak belirdi. Bu durum, içerde ve dışarıdaki herkese, varlıklarının görmezden gelinemeyeceği uyarısında bulunan bir mesaj oldu. Dolayısıyla yasaklı Cemaat olarak nitelenme ısrarı, artık kolay kabul edilebilir bir durum değil ve bu ağırlık, Mısır'daki bazı siyasî analizcileri, harekete yasallık verilmesi çağrılarında bulunmaya sevk etmiştir. MISIR'DA, SİYASET HAREKETLENECEK Dördüncüsü, hareketin adaylarının elde ettiği % 35'lik oy oranı, önemli siyâsî sonuçları olabilecek oldukça yüksek bir oran. Şöyle ki; bu oran, kendilerini lekelemeyi ve siyasî olarak ablukaya alınmalarını hedefleyen bütün baskılara ve kampanyalara rağmen siyasî haritada bariz bir konum verecek İhvan'a. Ve son olarak, bağımsız ve muhalif basının bütün ayrıntılarıyla verdiği ama iktidar partisine yarayan "karşı yayınlar", parlamentoda Ulusal Parti'ye daha fazla sandalye kazandırdı; ancak partinin siyasî reformlar konusunda dürüst davranmayacağı yönündeki kanaatin ortadan kalkmasına yetmedi; aksine İhvan'ın beklenmedik bir oy oranı elde etmesinin de gösterdiği gibi, iktidar partisine olan güvensizliğin arttığını ispatladı. Bu durum, iktidar partisini, kamuoyunda manevî ve siyasî açıdan zayıflattı ve sonuç itibariyle İhvan'a yaradı ve bazılarının umutlarını, Ulusal Parti'den alıp henüz denenmemiş yükselen bu güce çevirtti. Bütün bunlar, İhvan'ın, seçim sonuçları resmî olarak ilan edilmeden önceki kazanımları. Bu yüzden seçim kampanyası ve son seçim sonuçları öncesinde elde ettikleri bu başarının, milletvekili sayıları ne olursa olsun parlamento içindeki muhtemel kazanımlarının üzerinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü parlamentoda çoğunluk, Ulusal Parti'nin elinde ve İhvan, bu durumda azınlık olarak kalacak. Bu durum, İhvan'ı, bir açıdan çoğunluğun iradesine ve gensoruyu kayıt altına alan, yönetimle mücadelede parlamentonun konumunu zayıflatan metinlere mahkum edecek.
Şöyle ki: Milletvekillerinin her hangi bir bakana gensoru verme veya bütçeyi düzeltme imkanı bulunmaması bir yana, hükümet görüşüne bağlı medya organlarının tutumu sebebiyle parlamentodaki sesleri zor duyulacak. Bu yüzden parlamentoya girmesine rağmen parlamentodaki etkisi ve etkinliği çok fazla olmayacak olan İhvan, her oturum sonrasında kendi müdahalelerini ve gensorularını toplayacak ve böylelikle parlamentoda çok fazla sonuç getirici olmayan bu çalışmalarıyla kamuoyunda gündem oluşturmayı başaracaktır.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |