T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 24 KASIM 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Fehmi KORU

Boynumuzun borcu

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'in görüntüsü üzerine CNN'nin çarpı işareti atmasına şaşırmamak elde değil; '2 numaralı koltuğu'nda oturduğu ABD, ne de olsa, Türkiye'nin 'dost ve müttefiği' bir ülke. İtibarını kaybettiğini gösteren son kamuoyu yoklamaları, fanatik partililer dışındaki Amerikan halkının da ABD Başkanı George W. Bush üzerine çarpı işareti attığına işaret ediyor.

Amerika ilginç bir ülke. 11 Eylül sonrasında yaşandığı gibi, bir süre aldatılabiliyor; yalan-dolanla savaşa râzı da edilebiliyor insanları... Askerlik gönüllü, "Gel canını ver" dediğinde askere yazılacak gençler bulabiliyor... Alınan kararları savunacak bürokratlar çıkıyor, gelişmeleri tek yanlı yansıtan gazetecilere rastlanabiliyor... 'Vatan' söz konusu olduğunda, iktidarı ve muhalefeti elele veriyor ve 'düşman' karşısında ortak bir cephe oluşturabiliyor...

Ancak, aynı ABD'de, yalanın üzerindeki şal kaldırıldığında ülkeyi 'farklı' kılan özellikleri daha iyi görmeye başlıyorsunuz: Düne kadar sağa bakıp hizaya girmekte beis görmeyen politikacı, "Partime zarar verir" demeden tavrını değiştirebiliyor. Oğlu Irak'ta hayatını kaybeden acılı anne, işini gücünü bırakıp, "Başka gençler ölmesin" amaçlı kampanyaların başını çekebiliyor... Yargı harekete geçip Beyaz Saray'ın içine kadar elini uzatabiliyor... Haber ve yazılarıyla okurlarını aldatan gazeteler, en yıldız muhabirlerini suçlayabiliyor, yazarlarını ipe çekmekte tereddüt etmiyor...

Olaylar bu hızla gelişmeye devam etsin, hep beraber göreceğiz, hiç öğrenilmesin diye kırk bohça içinde saklanan 'gerçekler', düne kadar yönetimdekilerin her dediğini tereddütsüz haberlerine taşıyan muhabirler tarafından ortaya çıkartılacak, hep destek verilen siyasî kadroyu yandaş yazarlar çarmıha gerecek... İşin ABD başkanını koltuğundan etmeye, yargı önüne sürüklemeye kadar varıp varmayacağını bugünden kestirmek kolay değil; ama üç yıl daha süresi bulunan Bush yönetiminin bundan sonraki günlerinin hayli çetin geçeceği şimdiden belli.

Bütün bunlar ABD'deki siyasi sistemin, medya düzeninin iyi olmasından, kamuoyunun sağlıklı karar verebilmesinden mi kaynaklanıyor? Öyle değil elbette. Siyasî sistem pisliklerini örtmede mâhir orada, medya bir mensubunu aslanların önüne atsa da esas suçluları gözlerden saklayabiliyor. Kamuoyu da gerçekleri algılamada olağanüstü yavaş; yalan-dolanı iyice sırıtmasına rağmen Bush'un korumaya devam ettiği yüzde 30'luk destek bunun göstergesi...

Yine de ABD'yi bizden farklı kılan bir şey olmalı. Susurluk'un üstü örtülebildi Türkiye'de; bunu yapabilmek için bir hükümet işbaşından uzaklaştırıldı, aydınlar andıçlandı... Bugün de, 'Şemdinli dosyası' üzerine CNN'nin Cheney'e uygun gördüğü türden kocaman bir çarpı çekmek için kolları sıvayanlar ve onların bu girişimine manşetlerini kiralayan gazeteler çıkabiliyor. Watergate ile Irakgate arasında 40 yıl var; bizde ise toplum 40 günde bir aldatılacak neredeyse...

Acaba sorun bizim hesap sormayı bilemememiz ile ilgili olabilir mi? Rejime kast eden darbecileri muhakeme edemiyoruz. Devlet içine yuvalandığı anlaşılan çeteler ülkenin en değerli varlıklarını ortadan kaldırabiliyor, halkı birbirine düşürecek eylemler yapabiliyor, eylemciler ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşabiliyorlar. 'Andıç' marifetinin sahipleri cezalandırılmadığı gibi, onların 'ölümcül' tuzaklarına gazetelerini âlet edenler de 'itibarlı' konumlarını sürdürüyorlar. ABD'nin savaş yalanları Amerikalı gazetecilerin kellesini alıyor da, onların propagandasına Türkiye'de soyunanlar, bugün bile, kendilerine belletilen yalanları sütunlarında tekrarlayabiliyorlar...

Burada bir yanlışlık var.

Türkiye'yi ileriye doğru götürmek isteyenlerin bu yanlışlığa son vermeye de kararlı olmaları gerekiyor. Ülkeyi karıştırmayı amaçlayan örtülü operasyonların üzerine gitmek, gerçekleri çarpıtmak için piyasaya yeni andıçlar sürenleri medyadaki işbirlikçileriyle birlikte teşhir etmek hepimizin boynunun borcu olmalı.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi