T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 24 KASIM 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

İbrahim KARAGÜL

Norveç ve İsveç işkence ayıbını nasıl temizleyecek?

16 Kasım'da yazdığım "CIA Türkiye'de ne haltlar karıştırıyor?" başlıklı yazıdaki sorularımın cevabını The Washington Post verdi. 18 Kasım'da, CIA'nın 24 ülkeyle yürüttüğü ortak operasyonları içeren bilgiler, gizli cezaevleri ve işkence uçuşlarının boyutlarını da ortaya koydu. Peki, Türkiye bunların dışında mı?

Değil! Bunu anlamak için; ABD-İngiltere-İsrail-Türkiye-Ürdün arasında 1990 sonrası başlayan, 1996'larda zirveye çıkan istihbarat ortaklığını, "radikal İslam'la savaş" adı altında yürütülen operasyonları, Türkiye'nin ABD ve İsrail için Ortadoğu'dan Özbekistan'a hatta Güney Asya'ya kadar hangi cephelerde savaştığını ortaya koymak gerekiyor. "28 Şubat müdahalesi"ni sadece Türkiye içi bir iktidar çatışması olarak mı değerlendiriyorsunuz hala?..

ABD/İngiliz/İsrail istihbaratının yönettiği Ürdün'ün bu operasyonlarda nasıl üs haline getirildiğini, Türkiye-İran sınırının nasıl kontrol edildiğini, bu ülkelere ait istihbarat mensuplarının daha o zamanlar Türkiye'de operasyonlar yaptığını hatırlatalım.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice; "Amerika'nın terörle savaşta Ürdün'den daha yakın müttefiki yoktur. Ürdün de zor zamanlarda Amerika'dan yakın dost bulamayacaktır" cümlesi her şeyi özetliyor. Konuya dönelim:

Gazete'ye göre; İlk iki merkez 1990'da kuruldu. O zaman 11 Eylül olmamıştı ve onlar Bosna'da, S. Arabistan'da, Mısır'da, Yemen'de, Endonezya'da insanları tutuyor, kaçırıyor, sorguluyordu.

CIA yönetiminde çalışan 24 ülkeye ait istihbarat birimleri sadece 11 Eylül'den sonra 3 binden fazla operasyon yaptı. Sonuçlar, CIA ve Fransız istihbaratı kontrolünde Paris'te kurulan "Çokuluslu Operasyon Merkezi"nden yönetiliyor. Ortadoğu, Avrupa ve Asya'da üç merkez oluşturuldu. Paris'teki kod adı Alliance Üssü olan yerde ABD ve Fransa'nın dışında İngiltere, Almanya, Kanada ve Avustralya'dan istihbaratçılar görev yapıyor.

Bu merkezler, CIA'nın Soğuk Savaş öncesi Latin Amerika'daki çalışmaları ve kanlı operasyonları model alınarak oluşturuldu.

İnsan hakları tüccarları

Bu özel birim, 1990'dan bu yana 80 ülkede operasyonlar yaptı ve hala devam ediyor. Bush, 17 Aralık 2001'de bu "örtülü operasyonlar"a ilişkin izin belgesini onayladı. Ardından özel savaş birimleri onlarca ülkeye gönderildi ve operasyonlar yaptılar. İnsanlar tutuklandı, bilinmeyen yerlere götürüldü, sorgulandı, bazılarından bir daha haber alınamadı ve özellikle yargıdan uzak tutuldu.

7 Mart'ta İstanbul'dan kalkıp Danimarka'ya uçan CIA uçağı da bu operasyon kapsamında kullanılıyordu. Ürdün bölgedeki en önemli merkez, "ABD-Türkiye-İsrail-Ürdün ekseni"nin diğer ülkesi Türkiye, operasyonların merkezinde yer alıyor.

Bizler için nasıl bir 21. yüzyıl hazırlandığına ilişkin ürpertici örnekler sunan gizli cezaevi, işkence ve adaletten kaçırma operasyonlarına ortak olan ülkelerden bazıları özellikle dikkat çekiyor. Ürdün'ün, Özbekistan'ın, Mısır'ın insan hakları konusunda bir iddiası yok.

Ancak insan haklarına en duyarlı ülkeler olarak öne çıkan, bunu dış politika aracı olarak kullanan, uluslararası camiadaki konumunu buna göre güçlendiren İskandinav ülkelerine ne diyeceğiz şimdi?

İsveç, Norveç, Danimarka CIA'nın karanlık dünyasının merkezinde. CIA'nın işkence turları kapsamında. Belki gizli cezaevleri de vardır, yakında ortaya çıkar. Yakında anlaşılır. Barış Ödülleri veren İnsan hakları tüccarları bunlar!

Havaalanları işkence uçuşları için kullanılıyor. Yasadışı CIA operasyonlarında işbirliği yapıyorlar. Sorgulamaları izliyorlar ya da katılıyorlar. Ondan sonra bilmediklerini söylüyorlar.

Hepsi şimdi soruşturma açıyor. Neden? Çünkü dünya duydu. CIA mensupları sorgu/işkencelerle insanları öldürürken neden sesleri çıkmıyordu? Bilmiyorlar mıydı? İnsan hakları patronluğunu kimseye bırakmayan ülkeler bunlar! Kim inanır!..

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi