|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 24 KASIM 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Birileri 'Şemdinli olayları' konusunda adresleri karıştırıyor ama kim? Toplumun hemen bütün kesimlerinden "Şemdinli, Susurluk olmasın" talepleri daha güçlü olarak yükselmeye ve 'siyasi irade'nin 'kararlı' duruşu önplana çıkmaya başladıkça, dikkatler de sanki farklı cephelere kaydırılmaya çalışılıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, gerek Hakkari gezisi sırasında, gerekse grup konuşmasında ısrarla, "kime ve nereye kadar gidiyorsa" ifadesini kullanırken, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "örten gider" diyor. Görüldüğü gibi siyasi iradenin tavrı son derece net. Ancak devlet içindeki bazı farklı oluşumlar ve 'merkez medya'nın bir ayağı, kartları karıştırıp, 'Şemdinli olayı'nda devlete ait unsurları tereyağdan kıl çeker gibi temizleyerek kamuoyuna kullanımı son derece kolay bir 'olay tarifi' sunmaya çalışıyor. Nasıl mı? Hürriyet gazetesi önceki gün bir haber yayımladı. Haberin bir bölümü şöyle: "Başbakanlık'ta yapılan güvenlik zirvesinde Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri, Başbakan Tayyip Erdoğan'a çok gizli belgeleri içeren bir dosya verdi. Dosyada, Şemdinli'deki Umut Kitabevi'nin sahibi Seferi Yılmaz'ın Kandil Dağı'nda terörist Murat Karayılan liderliğindeki, PKK terör örgütü ile direkt bağlantı kurduğunu ortaya koyan belgeler ve bazı telefon konuşmalarının deşifreleri yer aldı. Orgeneral Türkeri'nin toplantıda yaptığı değerlendirmede, patlama ile ilgili bağlantılı oldukları yolunda haklarında iddia ortaya atılan 2 astsubay Ali Kaya ve Özcan İldeniz'in sicili ile ilgili bilgi verdikten sonra şu değerlendirmeyi yaptığı öğrenildi: 'Her iki görevli de bazı istihbari bilgiler nedeniyle Şemdinli İlçesi'ne görevli olarak gönderildiler. Görev izin kağıtlarında ilgili Cumhuriyet Savcısı ile İl Jandarma Alay Komutanı'nın imzaları var. Bunlar kendi başlarına bu ilçede bir araştırma için bulunmuyordu. Patlamanın yaşandığı anda olay yerine 200 metre mesafede bulunuyorlardı." Haberin yayınlandığı aynı günün akşamında, Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, "Başbakan'a haberlere konu edilen içerikte böyle bir dosya sunulmamıştır. İddia konusu raporun içeriği ile ilgili bilgilerin de yer aldığı bu haberler gerçeği yansıtmamaktadır" açıklamasını yaptı. Doğrusu kafamız karıştı. İyi de, durup dururken bu haber niye servise sokuldu? Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri'nin Başbakan'a sunmadığı bir rapor neden sunulmuş gibi gösterildi? Böyle bir raporu, Orgeneral Türkeri sızdırmaz, çünkü bunun "farklı" bir anlam taşıyacağını bilir. Böyle bir durumda, Hürriyet'in birileri adına Şemdinli'de hedef saptırdığını düşünmek gerekir ki, bu akıllara ziyan bir durum olur... Eğer Şemdinli bir Susurluk'sa, derinlerine inildikçe altından sadece bazı 'devlet görevlileri' değil, ucu terör örgütü PKK'ya kadar giden karışık durumlar çıkacağı kesin. Bir kere Şemdinli, kendi başına oluvermiş bir olay değil. Görünen o ki bu aynı zamanda, iktidarı sıkıştırma, zora sokma ve AB sürecini torpillemeyi de içine alan karmaşık bir oyun...
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |