T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 25 KASIM 2005 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

İbrahim KARAGÜL

Suriye sokaklarında endişe var!

ŞAM- Refik Hariri soruşturmasıyla kendini iyice hissettiren Suriye'ye yönelik tecrit kampanyasının sonuçlarını görmek için Şam sokaklarında biraz dolaşmak yeterli. Yoğun stres brikimini farketmemek mümkün değil. Hem içerideki değişim sancıları, değişime direnen yerleşik bürokrasinin oluşturduğu gerilim hem de dışarıdan gelen tehdit dalgaları Suriye'yi bölgenin en stresli ülkesi haline getirmiş. 4 ay önceki ziyaretimizden bu yana Şam'da çok şey değişmiş. Lübnan'dan çekilme ile başlayan moral çöküntüsü şimdi doğrudan Suriye'nin hedef alınmasıyla daha da katlanılmaz hale gelmiş. Yeni yüzler, gençler değişimin göstergesi olarak önemli pozisyonlara yerleştirilmiş. Ancak bu kadrolarla yerleşik bürokrasi arasındaki gerginlik giderek tırmanıyor.

Suriye içinde bulunduğu durumdan değişerek çıkabileceğine inanıyor, bu yolda dev adımlar atıyor. Ancak ABD tehdidi değişimin önündeki en büyük engel. Ülkenin saldırı tehdidi altında bulunması reform heyecanını baltalıyor. Eski söylemin, savunmaya yönelik reflekslerin öne çıkmasına neden oluyor. "Ülke tehdit altındayken reformlarla harcayacak zaman olmadığına" inananların sesi yükseliyor. Tehdit bu yönüyle içteki direnç merkezlerine güç veriyor. Eski söylemle yeni tehditlere direnmeyi önceleyen bu kadrolar ise, Suriye'nin ömrünü kısaltıyor. Oysa genç kuşak hamasi söylemlerle bir çıkış yolu bulunabileceğine inanmıyor. Onlar Suriye'nin yüzünü hızla değiştirmek, ekonomik ve siyasi olarak dünyaya açılmak, uluslararası kamuoyu ile güleryüzlü iletişim kurmak, bilgi ve iletişim kanallarını güçlendirmek, Suriye'nin soğuk yüzünü unutturmak istiyor.

Suriye, Beşşar Esad'ın kararlılıkla sürdürdüğü reformlarda başarı sağlarsa çok şey yapmış olacak. Ancak şimdi iki savaşı birden yürütmek zorunda. Hem içerideki yenilenme savaşını hem de ABD öncülüğünde kendine yönelen savaşı kazanmak zorunda.

Şam'ı zor bir gelecek bekliyor. BM'nin ABD tezlerine dayanan uydurma ifadelerle dolu raporu Irak'tan sonra Suriye'nin de kurtlar sofrasında yem olmasının yolunu açıyor. İşgal öncesi Irak için uydurdukları "kanıt"lar gibi, Suriye için de yalanlar hazırlanıyor ve bu yalanlarla Ortadoğu'nun bir ülkesi daha ateşe atılıyor. Bu ortamda Türkiye'nin yapabileceği katkı çok büyük önem taşıyor. Çünkü Suriye için Türkiye Arap dünyasından çok daha önemli. Şam Türkiye'yi bir nevi çıkış yolu olarak görüyor.

Suriye, şimdilik bir işgal beklemese de katı bir ambargo tehdidi altında. Ekonomik, siyasi ve askeri ambargo Suriye'yi nefes alamaz hale getirecek. Şimdiden derin bir tedirginlik yaşanıyor. Yatırımların ertelenmesi, ekonomik belirsizlik ve gelecek endişesi kendini gösteriyor. Ambargo, ekonomik atılımları, siyasi reformları sona erdireceği gibi Suriye'yi yavaş yavaş ölüme sürükleyecek bir süreç. Irak'a uygulanan ambargonun yüzbinlerce çocuğun ölümünün yanısıra ülkeyi nasıl bir talana hazırladığını hatırlatalım.

Her taraf bayraklarla donatılmış!

Şam sokakları bayraklarla süslenmiş. Evlerin balkonlarında, dükkanlarda, araçlarda Suriye bayrakları var. Ancak bu sefer Baas Partisi'nin bayrakları asılmamış. Bayraklarla birlikte "Allah Suriye'yi korusun" yazıları ve caddelerde asılan dev afişler dikkat çekiyor.

Şam Üniversitesi öğrencileri her gün üniversiteden ABD Büyükelçiliği'ne yürüyor. Sokaklarda ellerinde bayraklarla yürüyen gençlere sıklıkla rastlanıyor. Kentin değişik bölgelerinde dayanışma çadırları kurulmuş.

Suriye'den KKTC açılımı

Azerbaycan'dan sonra ilk kez bir Arap ülkesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya yönelik adımlar attı. Bir Suriye heyeti geçtiğimiz hafta KKTC'ye gönderildi. Azerbaycan'dan sonra Gürcistan ve Türkmenistan'la başlayan KKTC'yi izolasyondan kurtarma girişimine destek veren Suriye, Türkiye ile yakınlaşma politikasına paralel olarak KKTC'ye bir resmi heyet gönderdi. Rumlarla yakın ilişkileri olan Şam'ın girişimi Türkiye'nin teşvik edici politikalarına endeksli biçimde devam edecek.

Şam Üniversitesi'nde söyleşi

Şam Üniversitesi Tarih Bölümü'nde öğrenciler ve öğretim üyeleriyle yaptığımız söyleşiye ilgi yoğundu. Sorular ABD'nin bölgeye müdahalesi, Irak işgali ve Suriye üzerinde yoğunlaştı. Herkesin ortak kaygılarla sorduğu soruların yoğunluğu, özellikle Türkiye'nin tavrı konusundaki merak dikkat çekiciydi. Nuray Mert'le birlikte katıldığımız söyleşide, öğrencilerin yüzlerinde Suriye'yi (saran) tedirginliğin izleri vardı.

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi