|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 25 KASIM 2005 CUMA | ||
|
|
Verilmiş sadakamız varmış. Yeni Şafak olarak büyük bir bâdire atlatmışız. Washington"un hışmına uğrasaymışız, sevdiğiniz öteki yazarlarla birlikte bu âciz yazarınız da terk-i dünya eyleyebilecekmiş... Şaka etmiyorum. O zamanki Ankara Büyükelçisi tarafından alenen kınandığımız sıralarda, ABD Başkanı George W. Bush, İngiltere Başbakanı Tony Blair"e, “Gel beraber, a birader, Katar"daki El-Cezire televizyonunu vuralım” teklifi yapıyormuş...
El-Cezire"ye köküne kibrit suyu dökmek isteyecek kadar kızmasının sebebi Bush"un, Katar merkezli kanalın, sonradan herkes tarafından görülecek Irak Savaşı"nın "karanlık" yönlerine ışık tutan yayınlar yapması... Bush çok kızmış o yayınlara ve kendisini ziyarete gelen Blair"e, Beyaz Saray"daki buluşmalarında, “Gel, Katar"daki merkezlerini bombalayarak şunların işini bitirelim” demiş... Blair"in çok şaşırdığı ve ortağını bu niyetten vazgeçirmek için epey çabaladığı anlaşılıyor... Uçuk kaçık geliyor, ama öyle değil. Olayı, İngiliz Daily Mirror gazetesi üç gün önce (22 Kasım) ilk sayfasını bütünüyle bu konuya ayırarak duyurdu. Mirror da olaydan bir istihbarat raporu sayesinde haberdar olmuş. Gazeteye raporu gösteren de Blair"in bakanlarından biriymiş... Beyaz Saray Bush"un Blair"e “Gel beraber, a birader, bir televizyon gagalıyalım” teklifinde bulunduğunu yalanladı. Blair de aynı şekilde davransa ve haberi yalanlamakla yetinseydi, daha önce de faka bastığı için, “Mirror yine gâfil avlanmış” diyecektim. Ancak, Blair öyle yapmadı; kendi çıkardığı bir yasadan yararlanarak gazetenin yayınına düpedüz sansür uyguladı. Ertesi gün belgenin aslını yayınlamasına bu yolla engel oldu... Garip, değil mi? Notlarıma bakıyorum. Bush-Blair görüşmesi Beyaz Saray"da 15 Nisan 2004 tarihinde gerçekleşmiş... O sırada, Washington, Felluce"ye Amerikan saldırısıyla ilgili yayınları sebebiyle el-Cezire"ye kızıyormuş... Notlarımda, Bush-Blair buluşmasından sadece birkaç ay önce, ABD"nin Ankara Büyükelçiliği"nde yaşanan bir olay da yer alıyor... 2004 yılının ilk günü buraya taşıdığım bir garip olay... 2003 yılının son günlerinde ABD Büyükelçiliği ikametgâhına öğle yemeği çağrısı aldığımda, ne yalan söyleyeyim, görevinde yeni sayılabilecek büyükelçi Eric Edelman"ın hoş bir gelenek başlatmak istediğini düşünmüştüm. Yemeğin başında kendisi de beklentim istikametinde kısa bir “Hoşgeldiniz” konuşması yapınca sevinmiştim de... Ancak, yemeğin sonunda, masanın etrafındaki hepsi de gazetelerinin Ankara temsilcisi olan meslektaşlar önünde Yeni Şafak"ı taşlamaya başladı Edelman... Olayın ilginçliği şurada: Diğer meslektaşlardan farklı olarak bir tek ben gazetemin Ankara temsilcisi olmadığım halde çağrılmıştım ve Yeni Şafak taşlaması başladığında bütün gözler benim üzerime çevrilmişti. Sanki özel olarak bu amaçla çağrılmışım gibi... Nitekim, yemek, Hürriyet"e, hem 15 Aralık, hem de 29 Aralık günleri Yeni Şafak"a iğne batırma fırsatı sağladı. O zamanki Ankara temsilcisi tarafından yazıldığı bilinen "Cinnah Fısıltıları" başlıklı dedikodu sütununda, Hürriyet, bir değil tam iki kez, Yeni Şafak"ı konu edindi. Ben de dayanamayıp konuya o günlerde değindim... Şimdi anlıyorum ki, isabetli davranmışım... Yoksa, Bush, Beyaz Saray"daki Blair görüşmesinde, İslâm Dünyası"ndaki bazı yayın organlarını hizaya getirmeye dair sözler sarf ederken, “Gel beraber Katar"ı bombalayalım” demekle yetinmeyebilir ve işin içine Yeni Şafak"ı ve İstanbul"u da katabilirmiş... Eric Edelman o gün gazeteciler önünde meğer kendisine ait, kişisel bir öfkeyi yansıtmıyormuş... Katar"ı ve el-Cezire merkezini bombalanmaktan Tony Blair kurtarmış, İngiliz gizli belgesine inanacak olursanız; bizim gazeteyi ve İstanbul"u da, Hürriyet"in iki iğnelemesine cevap vererek ben kurtarmış oluyorum... İşin ciddiyetini anlayın: Bölgedeki en ileri müttefiki olan ve neredeyse yerli nüfusu kadar Amerikan askerini de topraklarında barındıran Katar"ı el-Cezire yüzünden bombalamadı ABD, ama çok daha önceden başlayarak el-Cezire"ye öfke kusmanın yollarını hep buldu: Afganistan"daki el-Cezire bürosunu Amerikan uçakları bombaladılar; Bağdat"taki büroya da bazokalarla ateş açıldı. Bush “A birader, gel beraber bombalayalım” dedi mi, demedi mi? Beyaz Saray yalanlıyor, ama kronoloji Bush"un tepesinin attığını gösteriyor. ABD 2004 Nisan ayı başlarında Felluce"ye saldırdı. El-Cezire başta, dünya medyası, kadın ve çocukların öldürüldüğünü haberleştirmeye başlayınca, 11 Nisan günü, askerî sözcü, “Bunu yayan istasyonlar meşru yayın organları değil; bu propagandadır, yalandır” açıklamasını yaptı. Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de, 15 Nisan günü, el-Cezire için "şer odağı" sıfatı kullandı; 15 Nisan günü, yani Bush ile Blair"in Beyaz Saray"da buluştukları gün... Ne derseniz deyin, biz postu deldirmekten iyi sıyırtmışız...
|
![]()
| ||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |