T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 29 KASIM 2005 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Hayat
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Davut DURSUN

Kürtaj vahşetine karşı durmak...

Haberi duymuş veya gazetelerden okumuşsunuzdur. Almanya'da yaşayan bir kadın, kanındaki dört aylık çocuğunu kürtaj yoluyla aldırmak için Ankara'da bir özel kliniğe başvurmuş. Gazetelerde yer aldığına göre eşi çocuğu dünyaya getirmesini istememiş. Klinikte kürtaj yapılmış ve eve gönderilmiş. Kürtaj yapılan kadın evde hastalanınca bir başka hastaneye kaldırmışlar. Yapılan tetkikler sonunda kürtaj sırasında kadının karnındaki çocuğun bir kolunun alındığı ve vücudun diğer uzuvlarının parçalandığı halde kadının karnında durduğu görülmüş. Hastan ameliyata alınmış ancak kurtarılamayarak vefat etmiş…

Özel klinikte kürtajı gerçekleştiren doktor "maddi sıkıntı içindeydim, cezama razıyım…" demiş.

Muhtemelen bu haber de diğer pek çok haber gibi unutulup gidecek ve acısı ölen kadının yakınlarında kalacaktır. Ancak bu haberi sıradan bir olay gibi biraz üzerinde düşünerek tekrar tekrar okuyalım ve bunun gerisinde yatan gerçekleri gözlerimizin önüne getirelim.

Biliyorsunuz Türkiye'de kürtaj belli sınırlar dahilinde serbest. Eğer yanlış hatırlamıyorsam anne karnındaki cenin iki buçuk ayı geçmemişse ve çiftler istiyorlarsa kürtaj uygulanabilmektedir.

Kürtaj meselesi çok hayati bir konu ve üzerinde ciddiyetle durulması gereken önemli bir test noktası. Dünyanın pek çok ülkesinde kürtaj ciddi bir toplumsal ve siyasal sorun olarak tartışılmakta, hatta seçimlerde üzerinde durulan temel sorunların başında yer almaktadır.

Mesela Amerika Birleşik Devletlerindeki seçimlerde kürtaj konusu temel tartışma konularından biridir. Genel olarak Cumhuriyetçiler kürtaja karşı çıkarlarken Demokratlar kürtaj yanlısı bir tutum içerisindedirler.

Türkiye'de kürtajın seçimlerde hiç tartışıldığını hatırlıyor musunuz? Partilerin kürtaj konusundaki tutumları nedir? Bunları bilmek mümkün değil.

Partileri geçelim, kadın haklarını dillerine dolayan kadın dernekleri, sivil toplum örgütleri, insan hakları organizasyonları gibi kuruluşlardan kürtaj konusunda bir şey söyleyeni duydunuz mu?

Bu olay nedeniyle bu dernek ve örgütlerin ne diyeceklerini merak ediyorum. Herhangi birisi çıkıp da kürtaj denilen caniliğe ve katliama karşı tavır alacaklar mı? En azından sokak hayvanları karşısında gösterilen duyarlılık kürtaj konusunda gösterilecek mi?

Türkiye toplumun kahır ekseriyetinin Müslüman olduğu bir ülke. İslam dininin kürtaj konusundaki tavrı son derece net ve karşı. Ana rahmine düşen ceninin yaşama hakkının olduğunu savunuyor. Kürtajı bir tür cinayet sayıyor. Aslında bütün dinler bu konuda benzer görüşlere sahip. Duyarlı bir müminin kürtaja tevessül etmesi, bu cinayete alet olması düşünülecek bir şey değil.

Ama pratik alanda, elde somut sayılar olmamakla birlikte, kürtaj oranının yüksek olduğu biliniyor. Kürtaj yapan da yaptıran da bu ülkenin insanları. Bu cinayetin faili doktor "maddi sıkıntı içindeydim" diyerek bu konunun nasıl bir vahşiliğe alet edildiğine işaret ediyor. Dört aylık bir bebeği, bir canlıyı kürtaj yoluyla katleden bir doktorun, eylemine "maddi sıkıntı"larını gerekçe göstermesi karşısında söylenecek bir söz var mı? Bu sözden hareketle bu meslektekileri yargılamak doğru değil, ancak bunun üzerinde durulması gereken önemli bir ipucu olduğu da unutulmamalı. Meslek ahlakı, ilkeler, etik vs. rahatlıkla "maddi sıkıntılar"a feda edilebilir! Böyle bir anlayışın hepimizi tedirgin etmeli, bütün kadın örgütlerini harekete geçirmelidir!

Almanya'dan Türkiye'ye dört aylık hamile eşini kürtaj olması için gönderen bir insanın nasıl bir ruh dünyasına sahip olduğunun cevabı var mı?

Bu olay kadın hakları (ne ademekse?) derneklerini ne kadar harekete geçirecek göreceğiz. Kürtajı bir hak (!) olarak gören anlayışın geri planında ana rahmine düşen canlının katliamına onay verme gibi bir vahşetin olması ne kadar hüzün vericidir.

Türkiye'de kürtajın ciddi bir sorun olduğunu görmemek için kör olmak gerekir. Bu soruna el atacak, toplumu bu vahşilikten kurtaracak birleri yok mudur?

Geri dön   Mesaj gönder   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi