|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 29 KASIM 2005 SALI | ||
|
|
Meal Hatmi ve Tilavet Secdesi * Kur'an'ı mealen hatmediyoruz. Secde âyetlerinde secde yapılacak mı? (Erol Okan/esnaf) Kur'an-ı Kerim'deki secde âyetleri denilen âyetleri, ister hatim indirirken, isterse bir bölüm/aşır (mihrâbiye) biçiminde, Arapça veya meal olarak okumak veya dinlemek dolayısıyla "tilâvet (okuma) secdesi" yapmak vaciptir. Sebebi gerçekleştiği halde secde yapmayanlar günahkâr olur. Aynı yerde sebebi (secde âyetini okuma veya dinleme) birden çok gerçekleşince hepsi için tek secde, ayrı yerde gerçekleşince her sebep için ayrı secde yapılır. Tilâvet secdesi için, namazla ilgili bütün şartlar aranır. Temiz, örtülü ve abdestli olmak gerekir. Tilâvet secdesi, namaz kılmak yasak olan vakitler dışında yapılır. Adak -Akika Kurbanı * Sayın Akyüz, akika kurbanı ile ilgili açıklamanızda bu kurbanın etinden kişinin kendisinin ve ailesinin de yiyebileceğini belirttiniz. Adak kurbanı ile ilgili fıkıh bahislerinde ise bunun olamayağı yazıyor, bu konuyu biraz açar mısınız? Akika kurbanı, adak kurbanı değil midir? (Alperen Kılıç/öğretmen) Akîka kurbanı, adak kurbanı değildir. Aralarında, gönüllülük-zorunluluk farkı vardır. (gönüllü akîka x zorunlu adak) Akîka kurbanı, bir çocuğunun olması sevinciyle bir zorunluluk olmaksızın tamamen gönüllüce kesilen bir kurbandır. Adak olmadığı için, kesen ve ailesi de bu akîka kurbanının etinden yiyebilir. Adak kurbanı ise, bir arzuya, bir sevince erişme veya bir sıkıntıdan kurtulma dolayısıyla kesme sözü verilmiş kurbandır. Adak kurbanının eti, kesen ve ailesi tarafından yenemez. Yenecek olursa, o değerde para fakirlere ve muhtaçlara sadaka olarak verilir. (adak kurbanından yeme yasağı > değerince sadaka ikâmesi) Ancak, "bir çocuğum olursa, bir kurban keseceğim" şeklinde, adakta bulunma halinde, olağan durumdaki "gönüllü akîka x zorunlu adak" denklemi bozulur, yerine "adaklaşan akîka kurbanı" kurulumu geçer. İşte bu tür "adaklaşan akîka kurbanı" için de, yukarıda belirttiğimiz "adak kurbanının etinden yeme yasağı", yenirse "değerince sadaka ikâmesi" geçerli olur. Adağın Temeli Adağın yükümlülük temelini, şöyle açıklayabiliriz: Aslında, ne Allah, ne de peygamber, adakta bulunma emri verir. Ancak insanlar, bir arzuya erişme ümidi, bir sevinçli durumla karşılaşma, bir belâdan veya sıkıntıdan kurtulma gibi sebeplerle, tarih boyunca ibadet kapsamında yer alan adaklarda bulunmuşlar ve bugün de aynı şekilde bulunmaktadırlar. Adakta bulunmayı iyi karşılamayan Hz.Peygamber (s.a.), şöyle buyurur: "Adak, bir fayda getirmez. Yalnızca, cimrinin malını eksiltmiş olur." (Buharî, eymân, 26; Müslim, nezir, 2) Adak yapma emri vermemekle birlikte Yüce Allah, verilen sözlere, ahid ve akitlere bağlılık gösterilmesini, verilen ahdin sorumluluk yüklediğini buyurur. (Maide, 5/1; İsra, 17/34) Bu çerçevede, Allah'a verilen sözlerin tutulmasını ister. (Nahl, 16/91) Verilen sözlerin tutulması genel emri kapsamında, yapılan adaklar da mutlaka yerine getirilmelidir. (Hacc, 22/29) Yaptığı adağa uygun davranış, iyi kulların nitelikleri arasında sayılır. (İnsan, 76/5-7) Nitekim Hz.Meryem'in adakları, bunların örneği olarak verilir. (Ali İmran, 3/35; Meryem, 19/26) Hz.Peygamber (s.a.), adağın kapsamını ve bağlayıcılığının temelini, şöylece belirtir: "Her kim, Allah'a itaat edeceğini adarsa, itaat etsin. Ama her kim de, Allah'a isyan edeceğini adarsa, âsî olmasın" (Buharî,eymân, 28/31; Müslim, nezir, 8; Ebu Davud, eymân, 19)
|
![]()
| ||||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |