T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 30 KASIM 2005 ÇARŞAMBA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Hayat
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Kürşat BUMİN

Gündelik hayattan 'kimlik' hikayeleri

Fotoğrafı ilk kez Hürriyet (28 Kasım) yayımladı. Ertesi gün birkaçı hariç diğerlerinde de yer aldı. Ertesi günkü gazetelerde fotoğrafı konu edinen epeyce yazı da vardı. İki gündür ekranın karşısına geçmediğimden bilmiyorum; herhalde söz konusu "fotoğraf" birçok televizyon kanalında da gösterildi.

Söz konusu fotoğraf gazetemizde de yer almadı. Fotoğrafa ilişkin tek haber-yorum ise, Başbakan'ın ile EUROMED Zirvesi'nden dönerken uçakta, aralarında Fehmi Koru'nun da bulunduğu gazetecilere yaptığı şu açıklamadan ibaretti:

"Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın eşinin ayrı bir masada yer aldığına dair haberi yorumlamayı zait sayarım. Doğan Grubu'nun böyle konulara takılıp kalmasını anlamakta zorlanıyorum. Binali Bey'in eşi bir çok kez hepimizle aynı masada yer almıştı. Bu son olayda herhalde kendisi ayrı oturmayı tercih etmiştir, ya da öyle oturma gerekmiştir."

Başbakan'ın sözlerindeki ilk tespite ben de katılıyorum. Başbakan'ın söz konusu "fotoğrafı" yorumlamayı zait saydığını belirtmesi çok yerinde bir tepki. Önümüze getirilen her fotoğrafı Başbakan niçin yorumlamak zorunda kalsın ki?

Ancak Başbakan'ın Doğan Grubu'ndan bahisle yaptığı ikinci tespit (bence de) yerinde bir tespit değil. Tamam, Doğan Grubu bu tür "çarpıcı fotoğraflar"a meraklıdır ama bu kez durum farklı görünüyor. Çünkü söz konusu fotoğraf -hakkını vermek lazım- hiç de kayıtsız kalınabilecek türden bir fotoğraf değil.

Yeni Şafak'ta yer almadı ama eminim siz de bir biçimde bu fotoğrafı görmüşsünüzdür. Görmeyenler için fotoğrafı şöyle özetleyebiliriz: Bir benzinlikte kurulan büyük bir masada Bakan Yıldırım ve on kadar erkek, büyük masanın yanında kurulan ufak bir masada da Bakan'ın eşi tek başına karınlarını doyuruyor. Tahmin ettiğiniz gibi fotoğrafı önemli kılan hususun başında Bakan'ın eşinin "türbanlı" olması geliyor.

Aslına bakacak olursanız bu fotoğrafın hiçbir-en ufak bir özelliği yok. Fevkalade "sıradan" bir görüntü. Fotoğrafı bir ölçüde özel kılan yön, Bakan'ın eşinin "tek başına" karnını doyurması. Bakan'ın eşine bu yemekte birkaç kadın daha eşlik ediyor olsaydı, fotoğraf bu derece "çarpıcı" olmazdı.

Çarpıcı olmazdı, çünkü bu manzara memleketimizde mevcut olgulardan birisine işaret ediyor. Yani, çoğu zaman olduğu gibi erkekler ve kadınlar (ve çocuklar) ayrı masalarda karınlarını doyuruyorlar. Ne yapabilirsiniz adı üstünde, bu bir "olgu"; silah zoruyla değiştirilecek hali yok herhalde!

Kolaylıkla tahmin edebileceğiniz gibi, söz konusu iki yemek masasında karınlarını doyuranlar "sıradan" insanlar olsaydı, bu fotoğrafın tabii ki yine beş kuruşluk değeri olmayacaktı.

Hikayenin bu yönü önümüzdeki fotoğrafa -haliyle- farklı bakmamızı gerektiriyor. Çünkü artık önümüzdeki "olay", biraz önce sözünü ettiğimiz "olgu"dan farklı olarak değerlendirilmek durumundadır. Hele de, Başbakan ve bakan eşlerinin "türbanlı" oldukları için Çankaya davetlerine çağrılmadığı bir ülkede yaşıyorsak.

Siyasetçiler bu toplumda herhangi birisi olmadıkları için verdikleri fotoğraflara özellikle dikkat etmelidirler. "Sıradan" insanlar bu ülkede de, eğer isterlerse, toplantılarında "harem-selamlık" da uygulayabilirler. Tamamen kendi bilecekleri bir iştir bu... Ama bir siyasetçinin, yani "ortaya" çıkarak toplumun bütününü ilgilendiren bir iddianın-bir tezin peşine düşen kişinin, tamamen özensizlikten kaynaklanan bu tür bir fotoğraf karesinin oluşumuna, herşeyden önce eşinin karşılaşacağı muhakkak olan tatsız yargılamayı düşünerek izin vermemesi gerekir.

Son olarak şunu da ilave edelim: Hep söylendiği gibi madem ki artık "iletişim çağı"nda yaşıyoruz, o halde sırasında tek bir fotoğrafın bile "bir çuval inciri" berbat edebileceğini unutmamalıyız.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi