|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
- Sen hâlâ orada mısın? - Evet buradayım ve galiba uzun süre buradan ayrılamayacağım. - Orası neresi? - Zaragoza Deresi. - Derede ne var? - Derin bir hayal kırıklığı. - Yapma canım bu kadar büyütme. - Hadi büyütmeyelim. Serinkanlı olalım. Diyelim ki bu yıl olmadı, umutlar gelecek yıla kaldı. Gelecek yıla kadar kim öle, kim kala. Bakalım Bay Daum yerini muhafaza edebilecek mi; Fenerbahçe bu kadrosunu eksiksiz olarak elde tutabilecek mi? - Diyelim Daum kaldı, kadro da eksilmedi. - O zaman bu sistemin, bu oyunun, bu futbolcuların kesinkes değişmesi lazım. - Ne gibi? - Bir kere takım ruhu kazanmaları, takım oyunu oynamaları lazım. İkincisi canla başla koşmaları lazım (Örnek: UEFA Kupası'nı alan Galatasaray'ın o zamanki kadrosu). Hayalet gibi ortalarda dolaşmamaları lazım. Gol olacak pozisyonu yakaladı mı golü atmaları lazım. Bütün bunlardan geçtik kaleye şut atmaları, bu şutların kaleyi tutması lazım. - Başka, daha başka. - Tempolu, süratli, ayağa pas yapar olmaları lazım. Yapılan ortaların yerini bulması lazım. Organize atak yapabilmeleri lazım. - Çok şey istiyorsun ama. - Daha bitmedi. İyi bir oyun kurucu lazım. Dirençli bir orta saha lazım. Ne Selçuk, ne Kemal bu performansta değil. Aurelio'nun yanına onun klasında biri lazım. - En önemlisi. - En önemlisi Daum'un artık gerçekleri görmesi lazım. Tuncay, Serkan, Serhat, M. Yozgatlı kanat oyuncusudur. Serkan hariç bunlar defansif oynayamaz. Hatta Tuncay'ın serbest oynaması lazım. - Ya Anelka? - Anelka'nın takıma, Türkiye'ye alışması için zaman lazım. Kendinin de daha süratli, agresif, pres yapar hale gelmesi lazım. - Peki Fener bu yıl da şampiyon olabilir mi? - Olmasını dilerim. Olabilir de, olmayabilir de. Ama asıl önemli olan Avrupa kupalarında değil Zaragoza; bir Milan, bir Barcelona ve benzeri takımlarla başa baş oynayacak seviyeye gelmesi lazım. 2007 yılına kadar bekleyecek halimiz yok. - Yeni transfere ihtiyaç var mı? - Hayır. Tam tersine eldeki kadro fazla bile. Yapılacak iş bu kadronun verimli hale gelmesi en azından % 80 kapasite ile oynayabilmesi. Bu da tamamen hocaya bağlı. - Daum gitsin mi diyorsun? - Hayır, Daum kalsın, ama görevini yerine getirsin. - E, adam çalışıyor işte. Sahaya çıkıp kendi oynayacak değil ya. - Futbolcudan, takımdan verim almak hocanın görevidir. Benim inancım odur ki, şu Fener oynadığı futbolun iki mislini oynayabilir. Ancak unu, şekeri, yağ yeterince kavurup helva yapacak bir usta lazım. - Hooijdonk ne olacak? - Ona teşekkür edip uğurlamamız lazım. Fenerbahçe'ye faydalı oldu. Ancak misyonu tamamladı. - Desene Fenerbahçe'nin işi zor. - Elbette zor olacak. Kayseri'yi, İstanbulspor'u, Sebat'ı yenmekten, çok gol atmaktan bahsetmiyoruz. Avrupa'dan söz ediyoruz. İşte bu sebeple ben hâlâ oradayım. Bu ruh halinden kolay kolay da çıkabileceğimi sanmıyorum. - Allah sabır versin, ne diyelim.
|
![]() |
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |