AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S P O R
Ligin iki yabancısı

Konumuzla ilgisi şu. İki yabancıdan biri Christoph Daum, diğeri ise Gheorghe Hagi. İkisi de Türkiye'de hem çok sevildi, hem de eleştirildi. Kısaca iz bırakıyorlar.

Süper Lig nasıl olsa bir şampiyon çıkaracak. Bugüne dek, hep böyle oldu. Hangi takım kazanırsa kazansın, kimine göre asla haketmemiştir, kimine göre ise, anasının aksütü gibi helaldir.Öyle, ya da böyle, biri şampiyon olacak. Ardından, Dünya'nın lafı edilecek, yazılıp çizilecek ve futbol, taraflı tarafsız herkesin ilgi odağı olacak. Biliyorsunuz bu işte büyük paralar dönüyor. Milyon Dolarlar, Eurolarla transfer edilen futbolcular, teknik direktörler, şampiyonluk için vaadedilen primler, yüzbinlerce taraftarı ağırlayan statlar. İçinde teşvik ve şikeyi barındıran çirkinlikler ve kimbilir daha neler neler..

Hakemler çok formsuz

Ancak birşeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Dünya'nın hiçbir yerinde olmadığı kadar hakemler, Türkiye'de hep başrolde. Gerçekten olumsuz eleştiriyi de hakediyorlar. Bu kadar da olmaz yani. Olaylarını sayacak değilim. Çünkü ayrı polemik konusu olur. Benzer hataları her takım için yapmışlardır. Gerçek şu ki, hakemlerimiz gerçekten iyi değil. Yanlışları yüzünden de bir çok maç "şaibe" damgası yiyor.

Kavga etmeyi seviyoruz

Ülkede futbol ne kadar kaliteli olursa, milli takım da o kadar sebepleniyor. Nasıl sebeplendiğimiz de ortada. Demek ki, ülkede oynanan futbol da kalitesiz. zaman zaman iyi futbol oynandığına şahit oluyoruz ama, o da istikrarsız. Hiçbir iyi şeyin devamlılığı yok. En iyi bildiğimiz şey, kavga etmek. En keyif aldığımız şeylerden biri de kavga seyretmek. Sadece maçlarda değil, heryerde böyleyiz. O yüzden taraftar olamıyor, rakip takımın düşmanı oluyoruz. Her futbol tutkunu asıl buna dikkat etmeli, karşı çıkmalıdır.

Varlık icinde yokluk

Bu hafta Fenerbahçe'nin durumu ile ilgili riskli bir tahmin yapmayı planlamıştım. Diyecektim ki, "Bu Fener ligi 3. sırada bitirir!.." Ardından mantıklı nedenler göstererek taraftarını biraz aydınlatacaktım. Ancak, buna Galatasaray engel oldu. Meğer gizlice 3.'lüğe taliplermiş. Samsun'daki yenilginin ardından Hagi, 1. sıranın meşgul çaldığını, başka sıralar için mücadele edeceklerini filan söyledi. Oysa biz, ligte en iyi futbol oynayan iki takımdan birinin Galatasaray olduğuna inanmıştık. Şampiyonlar liginden elenmek, ardından UEFA Kupasına da veda etmek, anlaşılan Fenerbahçe'li yöneticileri de hiç etkilememiş. Çünkü verilen demeçler umursamazlık içinde. Nasıl olsa iki hedef daha var. Eminim bunlardan biri daha kaybedilse aynı pişkinlik sürecek. Bu takımın nasıl futbol oynadığını sorsanız sağlıklı bir yanıt da alamazsınız. Çünkü bu yönetimde ne Daum'dan hesap soran, ne de futboldan anlayan var. Ve kimse Fenerbahçe'nin varlık içinde yokluk yaşadığının farkında değil.

Kartal'ın yine başı ağrıyor

Beşiktaş'ın sezon sonunu iple çektiğini sanıyorum. Her halde bu sezonu lanetle anacaklar. Bir dolu dert yetmiyormuş gibi bir de para sıkıntısı yaşanıyor. Kongrede açıklanan borç miktarı, Siyah-Beyazlı camianın dertlerini önümüzdeki yıllara taşıyacak nitelikte. Mali konularda her halde bir çıkış bulacaklardır. Oynadığı futbolu da eleştirmek istemiyorum. Asıl üstünde durulması gereken konu, İnönü Stadı'nda yaşananlar. 3 maç seyircisiz oynama cezası unutulmadan yenisi gündeme geldi. Birileri çıkıp bu taraftara asıl kabadayılığın "efendilik" olduğunu anlatması lazım.

Kalitesi tartışılmaz

Trabzonspor Süper Lig'in en güçlü takımlarından Denizlispor'u da yenerek, önündeki zor engellerden birini daha geçti. Anlaşılan o ki, iyi çalışıyorlar. Anlaşılan o ki, Şenol Güneş öğretmenlik günlerine geri döndü. Dönem sonunda çok sayıda mezun verecek. Bu işin esprisi tabii. Ancak öğretmenlik kalıtımsal birşey olsa gerek. Yani bu espride gerçek payı oldukça büyük. Biz Şenol Hoca'nın futbolculuğunu da iyi biliriz. Bizim gibi, bilenler bilmeyenlere anlatmalı. Futbolculuğunun da, antrenörlüğünün de, teknik direktörlüğünün de ve hepsinden öte adamlığının da, kalitesi asla tartışılmaz.

Futbolun temel mantığı

Trabzonspor'un oynadığı futbolda, aldığı sonuçlarda Şenol Güneş'in imzası var. Trabzonlu O'na sahip çıkmalıdır. Eğer bu futbolun biraz adaleti varsa Bordo-Mavili ekip sezon sonunda şampiyon olur. Bu takımda çok kaliteli oyuncular var. Ve her şeyden önemlisi Şenol hoca onlara bir arada oynamayı iyi öğretiyor. Futbolun temel mantığı da bu zaten. Takım olmak...

  • Haftanın Yorumu: Salih Sezer



  • 1 Mart 2005
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED