AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bulgaristan politikasında unuttuklarımız

Bulgaristan'da bu yıl seçimlerin yapılacak olmasıyla komşudaki siyasi dengelerde ortaya çıkacak değişmeler Türkiye'yi de etkileyecek. Özellikle bu ülkede yaşayan Müslüman azınlığın konumu açısından da Türkiye'nin özel olarak gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.

Resmi söylem olarak Bulgaristan'daki azınlık sorununun, "Türk azınlık" tanımına indirgenmiş olması Bulgaristan Müslümanlarının bu tanımın kapsam alanı dışında bırakılan temel sorunlarına karşı duyarsızlığı getirmiştir. Ankara'nın Türk azınlıklık söylemi üzerine inşa ettiği Bulgaristan politikası etnik ya da dil farklılıkları nedeniyle diğer Müslüman azınlıkları dışladığı anlamına gelmiyor. Bilakis "Türk" tanımının kapsam alanı içine, Osmanlı bakiyesi Müslüman azınlıkların tümünü yerleştirmeye çalışıyor. Bir bakıma kuşatıcı hatta Balkanlara özgü "Türk demek Müslüman demek" yaklaşımından hareket ettiğini varsayarsak; nitekim Türk-ulus kimliği Balkanlardaki Arnavut, Boşnak gibi Müslüman unsurları Türk kabul ederek vatandaşlık veren uygulamasında olduğu gibi, devletin resmi politikaları açısından yeni bir durum olmadığı da söylenebilir.

Bulgaristan'daki Müslümanların büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu gerçek, fakat kültürel olarak fazla fark olmasa da dil farklılıkları nedeniyle ayrı bir Pomak kimliğinin varlığı, dil ayrımı olmasa da sosyal ve kültürel farklılıklar nedeniyle çingenelerin varlığı bir gerçek... Bunların tümünü Türk azınlık tanımı altında birleştiren yaklaşımın doğurduğu sonuçlar bir yana, bizzat Türk azınlık tanımının doğurduğu sorunlar Bulgaristan'daki Müslümanların geleceği açısından önem kazanıyor.

Ankara'nın resmi söylemi içinde Türk azınlık tanımının 'Müslüman azınlık'tan farklılaşması temel sorunların aşılmasını imkansız hale getiriyor; bizzat tanımın kendisi yeni sorunlar ortaya çıkarıyor.

Türk kimliğinin İslamla ilişkisini tümüyle dışlamasa bile 'sekülerleştirilmiş bir Müslümanlık' şeklinde tanımlayan bu yaklaşım biçimi, Bulgaristan özelinde kimi tahminlere göre 2 milyon kadar olan Müslümanların dini talep ve ihtiyaçlarının ihmaline yol açtığı gibi, devralınan maddi-tarihi-kültürel miras üzerinden paylaşım kavgasına bile neden olabilmektedir. Devralınan bu miras konusunu biraz daha açalım.

Din üzerinden rant

Osmanlı bakiyesi tüm bölge ve unsurlarda olduğu gibi Bulgaristan'da da Müslümanların varlıklarını mümkün kılan en önemli dayanakların başında organizasyon açısından müftülük kurumu, maddi kaynak açısından vakıflardır.

Bilindiği gibi Balkanlarda tüm yıkım ve yağmaya rağmen ayakta kalan Osmanlı vakıfları komunizmin çökmesinden sonra talep edilmesi halinde Müslümanlara devredilmeye başlandı. Büyük bir gelir kaynağı oluşturan bu vakıf eserlerinin tasarrufunun kimin elinde olacağı pek çok yerde rant kavgasına dönüşebilmektedir. Bulgaristan özelinde de seküler kesimlerin hatta eski komünist kadroların din adına mücadele ettikleri bir rant kapısına dönüştüğü gözden kaçmıyor.

Söz gelimi, dini birikim sahibi olmak bir yana ideolojik olarak eski komünist Türkler bile vakıf gelirlerini kontrol etmek için müftülük üzerinde etkili olmaya hatta yapıyı ele geçirmeye çalışmaları bahsettiğim Türk azınlık tanımlamasındaki kara deliği oluşturuyor.

Müftülüğün kurumsal bir yapısının tam oluşmaması, eski alışkanlıklarla Bulgar bürokrasisinin etkili ve organize bir İslam cemaatinin varlığından endişe duyarak engellemeye, parçalamaya çalışması vakıf gelirine göz diken organize siyasetçilere müdahalesiyle dini otoritenin/temsiliyetin oluşmasını engellemektedir. En organize güç olarak Türk Partisinin seküler yapısına rağmen vakıfların geliri ve müftülükler konusunda etkili olması önemli paradokslardan biridir. Müslümanların dini talep ve ihtiyaçları karşısındaki ilgisini Arap ülkelerinden gelecek etkiyi kırmakla sınırlandıran resmi tutuma paralel olarak, Bulgaristan'daki Türk siyasi oluşumu dini vakıfların geliri konusunda tekel oluşturdukları da bir vakıa. Bu nedenle komünist dönemden kalma Türk siyasetçilerin etkin olduğu politik oluşumlar vakıf eserleri üzerinde kontrollerini kaybetmek istemediklerinden müftülük seçimlerini etkilemekte ve bu kurumun yapısını kontrol altında tutacak şekilde önemli ölçüde şekillendirmektedir.

Din ve temsiliyet sorunu

Bu yıl haziran ayında yapılacak genel seçimler kadar mart ayında yapılacak müftülük seçimleri de Müslüman azınlık açısından önemli olduğu gibi Türkiye'nin ilgilenmesi gereken bir başlık olarak durmaktadır. Şu an 2 milyon kadar Müslümanın ciddi bir temsil ve meşru bir dini otorite sorunu yaşanmaktadır. Bulgaristan Müslümanları, demokratik dönem üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen farklı çıkar çatışmalarının müdahalesi nedeniyle dini örgütlenme ve temsiliyeti gerçekleştirecek güçlü bir yapı oluşturamadılar.

Türkiye'nin destek verdiği siyasi çevreler laik birer kurum olduklarını unutup maddi geliri kontrol etmeye çalışırken Müslümanların dini talepleri konusunda sorumluluk üstlenmek istememeleri resmi taleplere uygun bir model olabilir, ancak, Müslümanlıktan arındırılmış bir Türk azınlık da varlığını sürdüremez. Pomakları Bulgarlaştırma ve Hristiyanlaştırma çalışmaları yoğun biçimde sürerken şehirleşen ve sekülerize edilen Türklerin de asimilasyonu hızlanmaktadır. Türk azınlık tanımına dayalı stratejinin gelip dayandığı nokta asimilasyondan ileriye gidemez.

Türkiye'nin yapması gereken, Bulgaristan'daki Müslümanların tümünü kucaklayan bir müftülük yapılanmasına destek olmaktır. Bugünkü haliyle müftüsü bile seçilemeyen güdümlü, liyakatsiz, parçalanmış bir dini temsil yerine; temsil yeteneği olan, kuşatıcı, liyakate sahip bir çatının oluşturulması gerekmektedir. Bunu yapabilmek için "Türk azınlık" tanımlamasının dışına itilen gerçek sorunların gündemine taşıyacak dini olduğu kadar kültürel sahip olduğumuz medeniyetin değerlerini filizlendirecek bir vizyona ihtilaç var.


3 Mart 2005
Perşembe
 
AKİF EMRE


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED