|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
aşk olsun
Bu toprağın gür seslerinden, ozanlık geleneğinin önemli isimlerinden Karacaoğlan'ın 'âşık' sesi üç asırdır hâlâ yankılanıyor. Karacaoğlan albümü çıkaran Ali Sarıgül "Karacaoğlan yazdı, ben besteledim. Bu albüm ikimizin" diyor.
ÖMER ÇAKKAL
Karacaoğlan albümü nasıl oluştu? Karacaoğlan Anadolu'da yetişmiş en önemli halk ozanlarından biri. Teması ağırlıklı olarak aşk ve doğadır. Bu iki tema dünya insanının ortak paydası. Dolayısıyla herkesin ortak paydası olan Karacaoğlan'la başlamak istedim. Neye başlamak istediniz? Şöyle: Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu, Köroğlu, Şah Hatayi ve Karacaoğlan üzerine çalışmalarım var. Bu yolda Karacaoğlan albümü için 1999 yılında ünlü ozanın yaşadığı yerleri gezdim. İki yıl sürdü bu. Mersin, Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş'ta ozandan geriye kalanların izini sürdüm. Cönk diye bilinen türkü defterlerini inceledim. 1972 yılında Karacaoğlan üzerine bir araştırma kitabı yayınlamış bir emekli öğretmenle görüştüm. Onda yokolmaya yüz tutmuş Karacaoğlan kasetleri vardı; tamir ettirdim. Karacaoğlan'ı en iyi bilen yaşayan ozanlardan Âşık Feymani'den yardım aldım. Derlediğim eserlerin birçoğu müzikal anlamda bir albümde yer alamayacak durumda olduğu için şiirlerini besteleme fikri oluştu bende. Yaklaşık otuz şiirini besteledim ve on tanesini albüme aldım. Albüm yayınlandı ama elimdeki malzemeyi bir kitap ve şiir albümü olarak kamuoyu ile paylaşmayı düşünüyorum. Tüm bu çalışmaları yaparken finans desteği aldığınız yerler oldu mu? Gerek kültürel çalışmalara destek veren kurumlar, gerekse Karacaoğlan'ı sahiplenen derneklerden destek aldınız mı? Açıkçası kimseden destek almadım, çalışmayı kendim finanse ettim. Önce birşeyler yapıp, rüştümüzü ispatlayalım diye düşündüm. Bir de bildiğiniz gibi, eğer bir sanat ürünü ortaya koyarken biryerden destek alıyorsanız, verilecek destek, ürünün kendi çizdikleri sınırlar çerçevesinde ortaya konulması karşılığında oluyor. O zaman ürünün bilimsel yanı bir kenara bırakılıyor, popülizm ürünün başarısını gölgeliyor. Tekstil işiyle uğraşıyorum ve oradan kazandığım parayla bu çalışmaları yaptım. Son beş on yıldır türküler yeniden büyük kitlelere ulaşır oldu. Ama süreç içinde yapılan albümlere, albümlere alınan eserlere bakılacak olursa Karacaoğlan ıskalandı sanki. Sizce böyle bir sorun mevcut mu? Bir iki sanatçının dışında Karacaoğlan'a ilgi gösterilmediği doğru. Kimilerinin 'çağın Karacaoğlan'ı dedikleri Musa Eroğlu'nun bu konudaki hassasiyeti önemli. Ruhi Su'nun da bir çalışması olmuştu. Ben onu örnek aldım ama aramızdaki fark şu: Ruhi Su derlediği eserleri solo bağlama ile seslendirmişti, ben ise derleme çalışması yapmakla birlikte kendi bestelerimi diğer enstrümanları da kullanarak seslendirdim. Karacaoğlan bundan üç asır önce yaşamış bir sanatçı. Onun türkülerinden günümüz insanı neler alabilir? Karacaoğlan yerel kalan bir sanatçı değil. Onun şiirleri muhatabına hep nasihat eder. Sevgiyi, dostluğu salık verir. Karacaoğlan'ı Anadolu'da bilmeyen yoktur. Pekçok şehirde insanlar onu sahiplenmiş, kendilerinden bilmişlerdir. Karacaoğlan, döneminin muhalif sesiydi. Karacaoğlan'ın bugün muhalif şarkılar yapanlardan farkı neydi?
Karacaoğlan'ın muhalif tavrı yönetime değildi. Huzurun, sevginin ve aşkın karşısında duranlara karşı bir duruşu vardı onun. Bu duruş marjinal bir hüviyete bürünseydi zaten toplum katında kabul görmezdi. Hayırsız bir kadınla evlendirildiği için bıkmış usanmış; köyünü terk-i diyar eylemiş. Zaten öksüz ve yetim. Yayla yayla, oba oba, çadır çadır gezmiş; gördüğü güzellere methiyeler yazmış. Âşık olmuştur belki bir kirpik atışına. Hep aşkı yazmış.
|
|
|
![]() |
|
|
|
|