AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
365 günün yok-kadınları

Hafif bir karın ağrısı gibi tek drajelik Aspirin'le geçiştirilebilecek, baskın hayat algısının merkezinde bulunamamış, kadrince bilinememiş ikincil-alt türlere hibe edilmiş zaman dilimleridir özel günler. Ne kadar allanıp pullanmaya, kapitalizmin tüketim ambalajına sarılıp sarmalanıp güler yüzle servis yapılmaya çalışılsa da, utanmazca bir şey vardır sanki özel günlerin anafikrinde.

Gücün itmesiyle dönen, iktidarla ivme kazanan, mantıkla sağlaması yapılan bir üst hayata dahil edilmemekten dolayı, senede bir defa ifa edilen baş okşama görevi gibi sanki.

Bir özel gün daha yaklaşıyor:

Kadınların politik kimlik mücadelesinden, kadın hareketi tarihinin bol inişli çıkışlı grafiğinden bahseden, onlara ufuk edindirme, gelecek kazandırma projelerini madde madde önünüze yığıveren yazılar sökün etmeye başlıyor bir bir.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapıda çünkü.

Görüp görebileceğin profil

Envai çeşit "kadının acısı", seç beğen al "tutunma hikayesi" tefrikalarının yanısıra, aslında kadının az zamanda ne çok iş başardığı da yeralacak uzun deri çizmeli, kadın olmanın imkanlarını sere serpe kullanan, ar damarı yokluğundan mustarip artistlerin kapaklarını süslediği modern kadın dergilerinde.

Çeşni niyetine "şöyleydi, böyle oldu" şeklinde kabuğunu kırmış, kendini aşmış hikayeler de göreceksiniz muhtemelen aynı günün sayfalarında.

Süklüm püklüm ev kızlarından, dizi filmlerdeki, ayağı yere basan, hayatını yönetmeye ahdetmiş kül yutmaz kadın tiplemelerine geçişler verilecek, zarafet, estetik ve uzlaşmacılığın ete kemiğe bürünmüş tasviriyle kadınların siyaset ve kravatlar arasındaki yastık rolü anlatılacak uzun uzadıya yine.

Güneydoğu ya da bir başka uzak yerden birkaç ezik figüre yer verilecek mümkünse, ölçeğini geniş, tavrını bilimsel tutacak olanlar, Afganistan'dan, İran'dan kadın kitaplarına, Ortadoğulu modernizm öykülerine zıplayacak arada.

Medyanın Kadınlar Günü'nde görüp görebileceğiniz tüm profillerini izleyeceksiniz, satır aralarından görevini yerine getirmiş olmanın verdiği rahatlığı okuya okuya.

Cesaretin varsa...

Sırf kadın olduğunuz için, hatta başörtülü kadın olduğunuz için cesaret edebilirseniz, zaten 8 Mart dendiğinde yüzlerde beliren o sırıtkanlığın kulaklara yayılmış vaziyette karşınıza çıkmasına, bahsedebilirsiniz gündeme ancak anti örneklerle düşebilen bir büyük kadın sorunundan.

Her ne kadar bütünüyle insanoğlu için, şartların bütünüyle eşit olması gerektiğine inanıyor olsanız da, boşlukta sallanan söylemlerinden, işleyişi, stili ve gereksiz fikirlerinden dolayı özellikle karşısında durduğunuz bir felsefenin, feminizmin, dakika kaybedilmeden sırtınıza yapıştırılacak yaftasıyla başedebilirseniz eğer, söyleyebilirsiniz belki özel günlere hapsedilmiş alt-canlı türüne bile girmeye hak kazanamamış başörtüsü sorununun "bırakın artık bu işleri" alt metinleriyle giderek daha derinlere gömülmesi meselesinden.

Doğru yerden bakmak yürekliliği gösterilebilirse eğer, aslında göz önüne getirilen herşeyden çok kadın sorununun bu olduğundan.

Taraf olmanın duygusallığına düşmeden demeli. Özel günler cehenneminde ille de, senede bir gün söz verilecekse, şimdiye dek söz almamış olanlara verilmesi gerekliğinden bahsetmeli.

Başörtüsünü yıllardır dört koldan muhalefet ederek marjinalleştiren baskın söylemin, aynı başörtüsünü, varolan hakkını talep ettiği anda siyasallaşmakla suçladığından ve sonuçta başörtüsü sorununun sayısal çoğunlukla, Türkiye'deki feminizm söyleminin ilgi alanına pek girmese de, şu aralar Türkiye'nin en büyük "kadın sorunu" olduğundan.

Kendisi dışındaki hiçbir probleme yer bırakmayacak büyüklükte ve hiçbir özel günle telafi edilemeyecek bir derinlikle hem de...


3 Mart 2005
Perşembe
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED