AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Adaletin gereği

Dönüşüm ya da devrim can yakar. Kimin canını yakar? Dönüşümün bedelini ödemeyen kimse, onun…

Asr-ı Saadet'te statükoyu muhafaza etmek isteyenler, sırf yeni dinin getirdiği inanç dünyasını reddetmekle kalmıyorlardı; bu inancın zamirinde, asıl, kurulu düzenin değişmesiyle, ellerinde tuttukları çıkarın zedeleneceğini, dahası tümüyle elden çıkacağını hesaba katıyorlardı.

Dönüşüm can yakar, çünkü bedelinin ödenmesi gerekir.

Can yakar, çünkü bu bedel adaletin yerine getirilmesi zımnında gerçekleştirilmektedir.

Cahiliye dönemi insanı, Kâbe'deki putlarından vazgeçmiyordu. Çünkü hac için Kâbe'yi ziyarete gelenler, aynı zamanda Kureyş'in ekmek kapısıydı. Putlardan vazgeçmek demek, ekmekten vazgeçmeyi tazammun ediyordu. Bu günden geriye bakarak Kureyşlileri kınamak kolay görünüyor. Ancak o dönemde yaşayan insan için, olayların seyri izlendiğinde kolay olmadığı anlaşılıyor. Uzun mücadele yılları da zaten bu zorluğun kanıtı…

Adalet bedelini istiyor. Veya şöyle söyleyelim: her dönüşüm bir bedel talep ediyor. Talep edilen bu bedel adalet gereğidir.

Adalet yalnızca insan ilişkilerinde, insanlar arasında akışmıyor. Doğada vuku bulan değişiklik ya da dönüşüm de bedel ödüyor ya da ödetiyor. Bir biçimde atmosferin ozon tabakasını delersen, o da güneşin ışınlarını bu tabakanın süzgecinden geçirmemeyi sonuçluyor. Bu durum da kendi doğal sonuçlarını üretiyor…

Kestiğin ağacın yerine yenisini koymazsan orada erozyona yol açarsın. Bu suretle toprak kaybını sonuçlarsın.

Usulüne uygun olarak inşa etmediğin bina tepene çökerek bedelini ödetir.

İktisat, makro düzeyde bir girdi çıktı hesabından ibarettir. Bu girdi ve çıktı, insan eliyle kotarılır. Bunun hesabı isabetli yapılmazsa, bedelini enflasyonla, depresyonla, krizle.. bir biçimde ödemek zorunda kalırsın.

Kısacası, bütün bu olayların seyrinde daima adaletin tecellisini görüyoruz.

Hiçbir toplumsal hareket yoktur ki, kendi bedelini ödememiş, ödetmemiş olsun. Bu bedeli bir kuşak ödemese, bir sonraki kuşak mutlaka öder. Ödetirler.

Bu bedelin ödenmemesi adaletsizliğin yürürlükte bırakılmasıyla eşanlamlıdır. Ancak adaletsizlik sürgit devam etmez.

Hukukun denetiminden muaf tutulmuş olan her akt, sonunda, bir adaletsiz işleme müncer olur. Yani orada bir adaletsiz işlemin ikasına yol açılmış olur. Bunun bir bedeli vardır. Eninde sonunda o bedel ödenir.

Nedir o bedel? Belki bir kargaşadır. Belki bir çatışmadır. Belki o adaletsizliğin doğurduğu unmaz bir vicdan sızısıdır. Bu bedelin ne olacağı önceden kestirilemez. Ama bir bedel ödenir. Adaletin gereği odur.

Başa dönersek: dönüşüm can yakar. Çünkü bedelini tahsil etmek ister. Bedeli ödenmemiş bir dönüşüm, bir toplumsal veya hukukî akt bu bedeli ödemek istemeyenin başına çö-kerek bedelini tahsil eder.


3 Mart 2005
Perşembe
 
RASİM ÖZDENÖREN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED