AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İstikrar ve Sünni refleksi meselesi

Türk siyasal sisteminin krizlerden arınması ve istikrara doğru ilerlemesi için kendi toplumunun değerleriyle barışması gerektiği yıllardır vurgulanmaktadır.

Gücün, refahın ve huzurun "olmazsa olmaz koşulları"nın "siyaset-toplum ve siyaset-devlet ilişkilerinin normalleşmesi"nde yattığı yıllardır dillendirilmektedir.

"Toplumsal çevre ile toplumsal merkez arasındaki devasa mesafe"nin kapanmaya yüz tutmasının "modernitenin gereği" olduğu; "sisteme ve kamusal alana tesettürden tutun yeni siyasetçi tipine değin farklı aktörleri, talepleri, unsurları, görünümleri taşıyan" bu durumun "türlü krizlere yol açabileceği", ancak asıl meselenin değişimden kaynaklanan "bu hareketliliği doğal kabul ederek, yönetmek, yönlendirmek olduğu" hep söylenegelmiştir.

Demokrasi anlayışı, toplumlardaki ekonomiden teknolojiye, kültürden uluslararası ilişkilere değin çağdaş gelişmelerden doğan değişimi ve talepleri dikkate almadığı oranda, dinamik yönünü kaybeder; kaybettikçe demokrasinin özünden uzaklaşır.

Bizde öyle olmuştur. Değişim ve değişimden doğan talepler, toplumsal beklentiler ve tutumlar hastalıklı ve tehlikeli olarak değerlendirildikçe, Türkiye demokrasiden geriye düşmüş; gerilimler, insan hakları ihlalleri bir yana yönetim krizleriyle, bloke olmuş bir siyasi sistem gerçeğiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu blokaj ekonomiden, ulusal tabir edilen çıkarlara değin her konuda kayıplara yol açmıştır.

Bugünkü görüntü, en azından şimdilik, farklı...

Siyaset-toplum, devlet-siyaset ve toplum-devlet arasındaki ilişkiler "çatışma faslı"ndan "uzlaşma safhası"na geçmiştir.

Bu gelişme meşruiyet dozu yüksek, demokratik ilkelere dikkat eden, uzlaşmacı bir tavır sergilemeye çalışan bir siyasi iktidar üzerinden ve uluslararası koşulların yardımıyla gerçekleşmiştir.

Ancak şunu inkar etmemek gerekir:

AK Parti 2002 yılında ortaya çıkmış bir gerçek değildir. İslami kesimin kendi içinde yaşadığı bir değişimin, başka bir deyişle yerel değerlerin evrensel değerlerle tanışma, etkileşime girmesinin bir sonucu olarak karşımızdadır. Bu değişim süreci Erbakan dönemini, Refah-Yol hükümeti dışlayarak anlaşılmaz. Siyaset-din ilişkileri, siyaset-derin toplum ilişkilerinin tabiileşmesi, o deneyim, özellikle iktidar deneyimi olmadan olgunlaşamaz, İslami kesim kendi içindeki farklılaşmaları yaşayamazdı. Nitekim bu yöndeki değişimin ilk adımları yeni bir nesli, modernleşmekte olan genç Anadolu sermayesini, kentli gençliği, varoşları temsil eden Yenilikçi Hareket ile başlamıştır.

Soruna siyasi iktidar açısından bakınca elbette sorunlar var. Bu sorunlar özellikle bugünlerde uluslar arası dengelere, dış politikaya bağlı olarak daha derin yaşanıyor.

AB politikalarını, bölgede tutumun hızla netleştirilmesi ve rasyonelleştirilmesi gerekiyor. Ancak bu tür sorunlar yukarıdaki gerçekleri değiştirmiyor. Türkiye istikrarı yakalamış durumda ve AK Parti hükümeti yıllardır arzu edilen, hayal bile edilemeyecek reformları gerçekleştirmiştir. AB ile ilişkilerde 10-15 yıl önce akla bile getirilemeyecek bir noktaya gelinmiştir.

Ama başkalarının da biraz değişmesi gerekiyor.

Bu hükümeti, hatta Türkiye'yi ABD'nin pek sevdiği Sünni refleksi suçlamasına kurban etmek ateşle oynamaya benziyor.


5 Mart 2005
Cumartesi
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED