AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Özgürlük! Kimin için?

Türkiye öyle bir ülke ki, herhangi bir konuyu hangi argümanlarla nasıl tartıştığınıza, ne söylediğinize, ne yaptığınıza ve ortaya ne koyduğunuza bakılmadan, kişisel kararınıza ve duruşunuza aldırış edilmeden pek kolay bir şekilde 'başkaları'nın uygun gördüğü bir şablona yerleştirilmek istenebiliyorsunuz. Gizlemediğiniz ama ilan da etmediğiniz bir 'durum' size rağmen kurgulanıp ilan ediliyor ve sizden bir figür biçilmeye, bir imaj üretilmeye çalışılıyor. Ya Martin Luther King, ya Jan Dark olmanız ya da -en azından- onların işine yaramanız bekleniyor.

Bunları neden söylüyorum?

Gazeteci kimliğimle toplumsal bir yaraya -olabilirse- merhem olsun diye yazdığım 'Yemenimde Hâre Var / Dünden Yarına Başörtüsü' adlı kitap vesile edilerek hür irademle aldığım bir karar sorgulanmaya çalışıldığı;

Kişisel kararım, toplumsal bölünmenin neredeyse tek simgesi haline getirilen başörtüsü ve başörtüsü etrafında yaşanan 'sorun' üzerine toplumun 'farklı kesim'lerinden 43 kadının katılımı ile aylarca emek vererek hazırladığım, tartışmaları sağlıklı bir zemine çekmeyi, çözüm önerileri üretmeyi amaçladığım kitabı gölgede bırakacak şekilde öne çıkarıldığı;

Başımdan Ignacio Ramonet'in 'medyanın zorbalığı' dediği duruma örnek olacak bir olay geçtiği;

Son 20-25 yıldır süren ve kuşaklar boyunca binlerce başörtülü kadın üzerinde kurulmaya çalışılan baskıyı, onlara değişik şekillerde ödetilen bedeli sorgulamaya açtığım ve bir haftadır da bunun tersinden bir benzerini yaşadığım;

Hayatların, kişisel tercihlerin, özgür iradenin hiçe sayıldığı, herkesin herkes hakkında fikir yürüttüğü ve kendinde bir başkasının kararını sorgulama, onu yargılama, hayatını didikleme hakkı olduğunu varsaydığı bir ülkede 'kendim' olarak varolmaya ve var kalmaya kararlı olduğum için söylüyorum.

Yaşadıklarım şabloncu zihniyetin bu ülkede ne kadar baskın olduğunu, kişilerin temel hak ve özgürlüklerine ne kadar kolay müdahale edilebildiğini bir kez daha gösterdi bana. Beş yıl önce aldığım kişisel bir kararın iradem dışında 'gündem'e bu şekilde getirilmesi, yıllardır dillerden düşmeyen 'özgürlük'ün kimin için ve hangi şartlarda istendiğini test etmek bakımından 'turnusol kağıdı' işlevi de gördü aslında.

Madem 'zor zamanda konuşmak' bu, şunu da söyleyeyim: Tahakkümcü zihniyet de, bireyselliği boğma refleksi ve özgürlük talebinin mülkleştirilmesi de her yönlü işleyebilir ve bu üzerinde mutlaka durulması, bir kez daha düşünülmesi gereken bir öneme sahip o yüzden.

'Ben daha önce nerede duruyor idiysem şu anda da orada duruyorum' ve şu bir haftadır olup bitenlere tamamen dışarıdan bakıyorum. Başını açma kararı vermiş biri olarak 'başını örtme özgürlüğünü kullanmak isteyenlere de -herhangi bir bedel ödetilmeden- başlarını örtme özgürlüğünün tanınması' gerektiğini savunuyorum.

Özgürlüğün herkes için olduğuna, kurulan baskılara, yapılan zorbalıklara hep birlikte karşı durulması gerektiğine yürekten inanıyor ve herkes için özgürlük istiyorum.


5 Mart 2005
Cumartesi
 
FADİME ÖZKAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED