AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Suriye, Suriye'den çekilmeli!

Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad ile Lübnan Cumhurbaşkanı Emil Lahud'un Şam'daki toplantısı sonrasında Suriye askerleri Lübnan'dan çekilmeye başladı. Çekilmenin ay sonuna kadar tamamlanacağı hesaplanmaktadır.

İsrail, Amerika ve Fransa yine memnun değil..

Onlara göre Suriye bir gecede çekilmeli!

Sanki Suriye askerleri bir evden diğerine taşınıyor..

Bu bir ordu ve bir yerden diğer yere taşınması için çok karmaşık bir süreç gerekiyor. Üstelik bu taşınma Lübnan gibi provokasyona açık bir yerde gerçekleşiyor ve İsrail askerleri pusuda bekliyor..

İsrail, Amerika ve Fransa Suriye askerleri çekilse bile 'bu yetmez' diyecekler..

Onlara göre bu askerler İsrail için tehlike oluşturmaya devam ettikleri sürece Suriye'den de çekilmeli..

Onların bu söylemini Türkiye'de de koro şeklinde tekrarlayanlar var..

Suriye'nin 1559 sayılı BM kararını uygulamasını isteyen bu koro, her nedense şimdiye kadar İsrail aleyhine BM'de çıkarılan ve hiçbir zaman uygulanmayan 70'ı aşkın karardan hiç söz etmiyor.

Bu koro Irak işgali öncesinde aynı işlevi gördü..

Şimdi ise söyleyecek yalan bulamıyor..

Saddam'ın ne İstanbul'u vuracak kimyasal ve nükleer bombaları ne de Atatürk Barajı'nı havaya uçuracak füzeleri vardı!

Aynı koro şimdi ve utanmadan benzer yalanları Suriye ve zaman zaman İran için tekrarlıyor..

Bu yalanların da tutmayacağını bilenler yeni söylemler geliştiriyor..

Suriye'deki yönetim demokratik değil!

Bazıları ise işi iyice ileriye götürerek Suriye'de internet ve cep telefonlarının bile yasak olduğunu söyleyecek kadar şaşırmış!

Buradaki koronun yeterli olmadığını düşünen meslektaşımız Yasemin Çongar ise bu koroya Washigton'dan katıldı.

Çongar biraz da alaylı bir şekilde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Beşşar Esad ile ilgili olumlu söylemleriyle dalga geçiyor ve AK Parti hükümetini İsrail ve Amerika'nın hedefindeki Lübnan Hizbullahı'nın paralelinde göstermeye çalışıyor..

Hani Amerikalılar demiş ya 'AK Partililer tarikatçı''..

Çongar, kendi deyimi ile Amerika'dan yönetimin 'arabist' uzmanlarından edindiği bilgileri Türk okuyucularına aktarıyor.

Washigton muhabiri olarak bunu yapması gayet doğal!

Ancak doğal olmayan şey Türkiye'deki bazı çevrelerin olup biten herşeye rağmen İsrail ve Amerika ağzı ile konuşmayı sürdürmesidir..

Üstelik Amerika son günlerde her şeyi bahane ederek Türkiye'ye ve AK Parti hükümetine yüklenmekte ve suçlamaktadır.

İşte garip olan da bu..

Yani Amerika'nın söylediği herşeyin yalan olduğu ortadayken her nedense bazıları Amerikancı olarak yaşamlarını sürdürmeyi bir boyun borcu olarak görüyor..

Aslında biraz da Amerikan ve Avrupa medyasına baksalar yaptıkları işin ne kadar zor olduğunu görecekler..

Çünkü Amerikan politikalarını destekleyecek adam neredeyse Amerikan ve Avrupa medyasında bile tükendi..

Herkes Bush ve ekibi ile alay ediyor ve ağır tanımlarla suçluyor..

Ama her nedense bizdeki (Türkiye ve Arap âleminde) bazı uzmanlar hâlâ Amerika'yı sevmenin hafifliğine ve ağırlığına katlanıyor..

Belki birçoğunuz biliyor ama Avrupa'da şu anda en popüler fıkrayı pek becerememekle birlikte anlatmak istedim..

Başkan Bush bir Londra gezisinde Kraliçe ile karşılaşmış ve 'Bu İngiliz politikacılar hep zeki ve akıllı. Bunları nasıl seçiyorsun' diye sormuş..

Kraliçe 'bak demiş' ve Tony Blair'i çağırmış..

'Söyle bakalım Tony' demiş ve sormuş:

'Kız ya da erkek kardeşin yoksa anne ve babanın çocuğu kimdir'..

Tony hiç tereddütsüz ' ben' demiş..

Kraliçe Bush'a dönerek 'gördün mü ne kadar zeki' demiş..

Başkan Bush Washigton'a dönünce yardımcısı Cheny ile Dışişleri eski Bakanı Powell'ı çağırmış..

Önce aynı soruyu Cheny'ye sormuş 'düşüneyim' deyince Powell 'ben' diye yanıtlamış..

Cheny'ye dönen Bush 'sorunun yanıtını buldun mu' diye tekrar sorunca, o da evet 'Colin Powell' demiş..

Sinirlenen Bush 'hayır salak sorunun yanıtı Tony Blair olacak' demiş.

İşte bu nedenle İngiliz Daily Mirror gazetesi Amerikan seçimi sonrasında Bush'a oy verenleri kastederek '59 milyon aptal' diye manşet atmıştı..

Durum böyle iken Amerikalılar hâlâ bana, size, Türk halkına ve Bush'tan nefret eden tüm Arap, Müslüman, Hıristiyan ve dünya halklarının büyük bölümüne neden kızıyor..

Sorunun nedenlerini biraz da kendilerinde arasalar her şey çok daha kolay olacak..

Buradaki Amerikancı dostlarımız da Bush ve arkadaşlarını mecburi savunma zorluklarına katlanmayacaklardı..

Onlar adına gerçekten çok üzülüyorum..

Allah kimseyi onların durumuna düşürmesin..

Allah onları ıslah etsin..

Allah onları 'Büyük Şeytan'ın pençesinden kurtarsın..

Böylece biz de onlardan kurtulmuş olacağız!

Not: Filistin'de, Irak'ta, Çeçenistan'da, Afganistan'da, Türkiye'de ve dünyanın dört yanında onurlu bir yaşam ve gelecek için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart'ını kutluyorum.


9 Mart 2005
Çarşamba
 
Dr. HÜSNÜ MAHALLİ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED