|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Dünkü yazıda başlamış ama ancak iki haberi gözden geçirmiştik... Hangi haberleri mi? 7 Mart'ta HaberX adlı haber sitesinin ana sayfasında karşımıza çıkan bazı haberleri... Dün aktardığım haberler fena değildi doğrusu... Birinci haberde ülkede milyonlarca işsiz güçsüz gezerken, işsizlerin derdine çare bulunması için yaratılmış bir kurum olan "İşsizlik Sigortası Fonu"nun kasasında biriken millarlarca YTL'nin bono ve tahvile yatırılarak değerlendirildiğinden söz ediliyordu. Hatırlayanlar vardır; "Amma da tuhaf bir işsizlik sigortası!" demiştim... Dün gözden geçirdiğimiz ikinci haber ise, gerçekten "eşine menendine" az rastlanır bir şeydi... Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi'nin (ne kadar uzun bir ad bu böyle, yaz yaz bitmiyor!) "sahte Atatürkçüleri deşifre edecek" yeni bir yayına başlayacağını bize bildiren bu haber gerçekten şöyle böyle değildi. Israrımdan da anlaşılacağı gibi, bu haberi yorumlamaya "doyamadım" desem yalan değil... Belli olmaz belki bir başka gün bu bereketli konuyu tekrar ele alırız... Şimdi de gelelim bugün için ayırdığım haberlere: İlk haber, Digitürk üzerinden yayın yapan iki kanalın Yüksel Yavuz'un "Küçük Özgürlük" adlı filmini yayımladığı için RTÜK tarafından süresiz kapatılmasıyla ilgili. Verilen bilgilere göre, RTÜK bu derece "radikal" bir kararı ilk kez alıyormuş. Bugüne kadar hiçbir ulusal kanalın lisansının (uyarı almalarına rağmen) iptaline gidilmemiş. Yani bir bakıma, RTÜK bugüne kadar biriktirdiği acısını "Küçük Özgürlük"ten çıkardı, denebilir! Biliyorsunuz, Digitürk'ün kapatılan iki kanalı, her ay ayrıca bir üyelik aidatı ödenerek izlenebilen kanallardandı. Yani bu kanalların yayınladığı filmlere geniş bir kitlenin ulaşması zeten mümkün değildi. Oysa bu kanalların kapatılmasına neden olan "Küçük Özgürlük" adlı film, sinema salonlarında da gösterildiğinden, izlenmesi canı isteyen herkese açıktı. Yani bilet parasını ödeyen herkesin serbestçe izleyebildiği bir filmin, ancak sınırlı sayıdaki abonelerin izleyebildiği bir kanalda yayınlanması RTÜK açısından "suç" teşkil ediyordu... Tuhaf bir mantık doğrusu; sanki özellikle Digitürk'ü cezalandırmak için icat edilmiş bir suç ve ceza ile karşı karşıyayız. Ayrıca bu "herkese açık" film ülkede birden fazla ödül de almış. 5. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde "En İyi Ulusal Uzun Film" seçilmiş; "Radikal Gazetesi Halk Jürisi Ödülü" almış, üstelik Kültür ve Turizm Bakanlığı'nının denetiminden geçip "Eser İşletme Belgesi" elde etmiş. Yani özetle, filmin Türkiye'de gösterimi tamamen "legal" çerçevede cereyan etmiş. Ama bu durumu gelin de RTÜK'e anlatın, anlatabilirseniz... RTÜK "Ust Kurul"u toplanmış ve bir bakıma artık tarih olan DGM üslubuyla "filmin bölücülük propagandası" yaptığına hükmederek, yayınlandığı kanalları süresiz kapatıvermiş.. Anayasa hukukçusu Prof. İbrahim Kabaoğlu, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verdiği izne rağmen yayından alıkonulması için mahkeme kararına ihtiyaç var. (...) Kanalın kapatılması, yarın AB nezdinde Türkiye'nin yüklüce tazminat ödemesini gündeme getirebilir" diyor. "Küçük Özgürlük"ü Türkiye'de dağıtan Belge Film'in sahibi Sabahattin Çetin ise tepkisini şöyle ifade etmiş: "RTÜK çıldırmış olmalı!" "Küçük Özgürlük"ün yol açtığı bu gelişmelerde benim dikkatimi çeken (ve önemli gördüğüm) bir husus da, iki kanalı süresiz kapatılan Digitürk'ten gelen tepki oldu. Digitürk'ün iki kanalının kapatılması karşısındaki tepkisi beni bayağı şaşırttı doğrusu. Digitürk'ten yapılan açıklamada durumdan memnun olmadıkları tabii ki seziliyordu. Ancak aynı açıklamada yer alan şu satırlara bakın: "Yurtiçi ve yurtdışı festivallerde gösterilip, pekçok önemli ödül kazanmış, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sansüründen geçerek, ticari sinemalarda gösterilmiş ve hem seyirci hem de sinema yazarları nezdinde 2004 yılının en iyi filmlerinden biri olduğuna kanaat getirilmiş 'Küçük Özgürlük'ün bölücülük amacıyla yapılan bir film olmadığını düşünmüştük. Zaten filmin bölücülük yaptığını düşünseydik, yayımlanmasına izin vermezdik. RTÜK, mevzuat çerçevesinde hareket eden bir kuruluş. Bu filmle ilgili olarak da kendisine verilen yetkiler çerçevesinde haraket etmiştir. İleride, ödüllü filmlerin sanatsal çerçevede dikkate alınarak değerlendirilmesini diliyoruz."(!) Görüyorsunuz, Digitürk'ün açıklaması "muğlak" anlamlı son satırı bir yana bırakılırsa gerçekten şaşırtıcı değil mi? Digütürk bir adım daha atsa, RTÜK'ten özür dileyecek! Ticari sinemalarda gösterilmiş bir filme kanallarında yer vermelerinin neresinin suç teşkil ettiğini filan sorduğu yok... Dalgınlıklarına gelmiş; filmin "bölücülük amacıyla yapılan bir film olmadığını düşünmüşler" ama meğerse öyle değilmiş! "Zaten filmin bölücülük yaptığını" düşünseler, yayınlanmasına izin vermezlermiş. Tabii ki RTÜK de "kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hareket" etmekteymiş... Ayrıca dikkat edin, Digitürk açıklaması "Küçük Özgürlük"ün Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "sansüründen geçtiğini" de hatırlatıyor! Ne dersiniz, birilerinin kendilerine bu ülkede epey zaman önce "sansür"ün kalktığını hatırlatması gerekmez mi? Biz "arslanlar gibi" kanallarının haklarını savunan bir "yayın plotformu" beklerken, yapılan şu açıklamaya bakın... İzlemediğim için "Küçük Özgürlük" ün nasıl bir film olduğu bahsine girmiyorum. Hakkında birkaç eleştiri okudum; bu eleştirelerin büyük kısmı filmin iyi yönleri olduğu kadar, "politik tavrı" açısından "karışık" yapıda olduğunu da hatırlatıyordu. Olabilir; belki de filmin anlattığı hikaye pekçok açıdan sorunludur. Ama bütün bu sorunlar, Prof. Kabaoğlu'nun hatırlattığı gibi eğer elde "filmin gösterime girdiği yerlerde kamu düzenini bozucu sonuçlar yarattığı yönde kanıtlar" yoksa ve film sinemalarda serbestçe gösterilmişse, filmin üyelik sistemi ile çalışan iki kanalda yayınlanması niçin kapatma gerekçesi oluştursun? "Büyük özgürlük"ün hasretinin çekildiği bir memlekette "Küçük özgürlük" de mi yasak! Yasası bir türlü Genel Kurul'a inmeyen RTÜK cansıkıntısı mı çekiyordur nedir? Gördünüz işte, HaberX'ten çıktısını aldığım diğer haberlere yine sıra gelmedi. Ama artık bu kadarı yeter herhalde...
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |