|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Demokrasiyi boşverin, nasıl olsa bir işe yaramıyor. Yıllarca demokrasi üzerine yazılar yazdık, tartışmalar yaptık, bütün dünyada ve Türkiye'de insanlığın tek "ortak paydası"nın demokrasi olduğunu söyledik. İnsanlığın, yüzyıllar süren bir mücadele sonucunda "demokratik" kazanımlar elde ettiğine ve ancak bu "değerler" sayesinde birbirlerinin ayaklarına basmadan, ahenk içinde birlikte yaşamanın formülününe ulaştığına inandık. Ancak şimdi anlıyoruz ki, bütün bunlar boş hayallermiş "fasa-fiso" imiş. Söylemeye dilim varmıyor ama, galiba "demokrasi" birilerinin "küresel oyunları"nı daha rahat oynayabilmeleri için insanlığa kurulan bir tuzak... Maalesef yaşadığımız yüzyıl, aslında demokrasinin "haklar" ve "özgürlükler" rejimi değil, zalimler bebeklerin kanı üzerine daha rahat "bahis" oynasın diye, "dünyanın efendileri" tarafından özel olarak biz "salaklar" için icad edilen bir tür oyun olduğunu kafamıza vura vura anlatmaya çalışıyor. Ama nedense biz anlamamakta ısrar ediyoruz. Oysa her şey o kadar açık ki... Amerika, Irak'ı demokrasi götürmek adına işgal ediyor, sivilleri katlediyor, işkence yapıyor, kadınlara tecavüz ediyor. Bugüne kadar bütün dünyada diktatörlerle iş tutan Amerika, diktatörler "arıza" yapmaya başlayınca şimdi de "uysal müttefikler" oluşturmak için "öldüren demokrasi" götürüyor. Bütün bunlara rağmen Amerika, Ortadoğu'ya demokrasi götürmenin kendisi için "güvenli" olup olmadığından emin değil. Nitekim, New York Times gazetesi köşe yazarlarından Roger Cohen, "Askeri veya askerlerin desteğindeki yönetimler dönemlerinde uzun bir süre uysal bir müttefik olan Türkiye, demokratik bir biçimde seçilen ılımlı bir partinin kurduğu hükümetin altında Amerikan kuvvetlerine geçiş iznini reddedip ABD'yi Irak işgali planlarını gözden geçirmeye zorlayarak çok daha inaçlı olduğunu gösterdi" diyerek Amerika'nın endişelerini dile getiriyor. "Çağdaş demokrasi"nin model ülkeleri palavrasıyla bütün dünyaya caka satan Avrupa Birliği'nde "din ayrımcılığı"nın, ırkçılığın alası yapılıyor, bunun adına da "demokrasi" deniliyor. Fransa'daki okullarda, başörtülü Müslüman kızlara karşı ırkçılığın en adisi yapılıyor ve uygulamalara demokrasi deniliyor. Daha dün, Milletlerarası Helsinki İnsan Hakları Federasyonu (IHF) Viyana'da yaptığı toplantıda, 11 Eylül'ün ardından Avrupa'da İslam karşıtlığının arttığını ve Müslümanların artan oranlarda ayrımcılığa tabi tutulduğunu açıkladı. Yunanistan'ın da bulunduğu 11 AB üyesindeki gelişmeleri değerlendiren rapor, Avrupa'daki Müslümanların artık "içimizdeki düşman" gibi görünmeye başladığını, Müslümanlara ve İslam dinine hakaretler ve saldırıların arttığına işaret etti. Mesela Türkiye'de, "dantel demokratlar" için inancı gereği başlarını örten genç kızların dramı hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü, "Hristiyan demokrasi" böyle emrediyor. Kısacası, bütün dünyada insanlar demokrasi adına böyle kazıklanıyor. Aynı zamanda demokrasi de böyle kazıklanıyor. İşte bu yüzden, demokrasi adına masum insanları katleden Bush'un demokrat olduğu bir dünyada ben demokrat değilim. Tamamen Hristiyani ve ırkçı bir refleksle Müslümanlara karşı "ayrımcılık" yapan Avrupalı faşistler demokratsa, ben demokrat değilim.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |