|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Bir önceki yazıda hüviyetlerde din hanesinin bulunup bulunmamasına ilişkin görüşümü anlatmıştım. Konuya sadece hüviyet perspektifinden bakarsak kamuoyunu yanıltmış oluruz demiştim. Konuya AB müktesebatını bir bütün olarak ele alıp bakacak olursak din hanesinin hüviyetlerde yazılıp yazılmamasının önem arz etmeyeceğini söylemiştim. Eğer camilerimiz AB'deki kiliseler kadar özgür ve etkin olursa benim hüviyetimde din hanesinin yazılmaması beni etkilemez demiştim. Din derslerinin zorunlu olup olmamasına da aynı geniş perspektiften bakıldığı zaman ortada bir meselenin bulunmadığını görürüz. 13 sene kadar önceydi Hollanda'da bir okulu ziyaret etmiştim. Okulun yönetimi okul aile birliğindeydi. Okulun müdürü Hollandalıydı. Milli eğitimin onayıyla gelmişti. Öğretmenleri aile birliği belirliyordu. Din derslerini sormuştum. Din dersi hocasını da müfredatını da kendilerinin belirlediğini anlatmışlardı. Hatta din dersi hocasıyla görüştüğümde devletin din dersi konusunda belirleyici olmadığını, müfredatı velilerden oluşan okul idaresinin belirlediğini anlatmıştı. Yine yaklaşık 10 sene önceydi Frankfurt'ta bir dostumun misafiriydim. Çocuğu ana okuluna gidiyordu. Okuldan çağırmışlardı. Gitti geldi. "Okul idaresi din dersini son saate almış, sen Müslümansın gelip çocuğunu bir saat önce alabilirsin" dediğinde anaokulunda din dersinin verilmesine şaşırmıştım. Evet AB'de veli isterse anaokulunda da din dersi veriliyor ve üstelik derslerin bir kısmı uygulamalı olarak kilisede veriliyor, dersi rahipler veriyor. Müslümansanız size de İslam dini dersi veriliyor. Yani AB'de anaokulundan başlayarak din dersi veriliyor, üstelik de hangi dinin dersini istiyorsanız o ders veriliyor. Hristiyanlık istiyorsanız Hristiyanlığı, Yahudilik istiyorsanız onu, İslam dini dersi istiyorsanız Müslümanlığı öğrenme hakkınız var. Ve müfredatı da devlet belirlemiyor. Bizdeki din dersinden rahatsız olan kesimin çocuklara namaz surelerinin öğretilmesine bile tahammülü yok. Bir bakıma haklılar çünkü istemedikleri halde kendi çocuklarına da öğretildiğinden müştekiler. Oysa, bizdeki zorunlu din kültürü ve ahlak derslerinin müfredatına şöyle ana hatlarıyla bir göz attığımızda bu müfredat ile ne din ne de ahlak dersi verilemeyeceğini gayet net bir şekilde görürüz. Netice olarak, tıpkı AB ülkelerinde olduğu gibi verilecek dersin müfredatını devlet değil de o alandaki otoriteler belirleyecek dersi de ehli verecek şekilde bir düzenleme getirilmesi şartıyla ben de din derslerinin seçmeli olarak verilmesini tercih edenlerdenim. İsteyen istediği dinin dersini alsın ama benim çocuğuma hangi dini bilgilerin verileceğini benim güvendiğim otoriteler belirlesin. Tıpkı AB ülkelerinde olduğu gibi. Bugün zorunlu olan din kültürü dersi, İslam'ı öğretmeyi hedeflemiyor, oysa ben çocuğuma İslam dininin öğretilmesini istiyorum. Bir başkası başka bir dini öğretmeyi isteyebilir. Evet müfredat ve öğreticisini velilerin belirlemesi kaydıyla din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılıp isteğe bağlı hale getirilmesini sonuna kadar destekliyorum.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |