AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Kendini bilen her vatan evladı potansiyel hayduttur...

Hah, bu işte... Durum, tam da Oray Eğin'in yazdığı gibi. Ben de, ayıptır söylemesi, bir tarihte, çok ünlü bir yazarımızla aşk yaşamıştım (!) sanal ortamda... O farklılıklardan ve karşıtlıklardan nefret eden adam gitmiş, gayetle munis, adeta "aşk aşk" diye inleyen bir başka adam gelivermişti. Dava, ideoloji, saplantı derecesinde benimsediği "ilkeler" bir anda unutulmuştu tabii.

Bir de ipucu:

Hem gazeteci, hem edebiyatçı bu ağabeyimiz. Hayır, şair değil.

Bunu niçin yazıyorum?

Bir: Kendini bilen (ve Ekşi sözlük okuyan) her vatan evladı "potansiyel internet haydutu"dur ve iyi ki de böyledir. İki: Oray Eğin'in de belirtmiş olduğu gibi, "kontenjandan köşe yazarı yapılanlar (ya yokluktan köşe kapan ya da ideolojik boşluğu doldurmaya aday olanlar)", daha doğrusu az okunanlar bu tuzağa çabuk düşüyorlar. Üç: Her övgü ve sövgü mailini ciddiye almamak, kafaya takmamak, bir de oturup cevap döşenmemek gerekiyor. Dört: Eli çenesinde poz veren ve "büyük adam" sandığınız birçok adam, biraz zarfladığınızda hemen gevşeyiveriyor ve aşağılık yönlerini ortaya çıkarıyor. Beş: İnsan okuruna asılır mı? Ne ayıp! Altı: Hadi asıldın diyelim... Hiç değilse duruşundan, ilkelerinden, inancından taviz verme yahu...

Hatırlayacaksınız, Özdemir İnce arkadaşımız, bir okurundan gelen küfür mektubu üzerine bir kamyon laf etmiş, Adalet Bakanlığı'nı ve savcıları göreve çağırmıştı. Ben de, naçizane, rahatsız olmak istemiyorsa bunları görmemesi, duymaması, okumaması, hatta doğruca çöp kutusuna göndermesi gerektiğini öğütlemiştim.

Hem, eloğlunun ağzı torba değil ki büzesin. Herkes, herkes hakkında her çeşit lafı ediyor. İşi gücü bırakıp ne idüğü belirsiz serserilerle mi uğraşacağız?

Kaldı ki, küfür ve kötü söz mağduru Özdemir İnce, başkalarında kınadığı şeyin aynını kendisi de yapıyor. Mesela, bir vakitler bir "kule-minare" tartışması yapmıştık. Ben iddialarımı sıralıyorum, o "kuş beyinli" ve "akılsız" diye hakaretler gönderiyor. Ben "Tevrat bilgisine sahip olmak çok güzel! Peki, bir entelektüelin (inanmasa da) Kur'an bilgisine de sahip olması gerekmez mi?" diye soruyorum, o "zaten okumadığı" öykülerimin ne kadar kalitesiz olduğunu kanıtlamaya uğraşıyor, "sığ akıllı" ve "muhayyilesiz" olduğumu ekleyerek.

Fahrünisa Gül'le ilgili olarak da ayıp, yakışıksız bir yazı yazmıştı.

Son zamanlarda ağzını bozdu ve giderek külhan bir tavrı benimsemeye başladı nedense?

Neden acaba?

Meğer okuyucularına yazdığı mektuplarda da "çirkin sözcükler" ve "kaba benzetmeler" kullanıyormuş. Dün bazı Özdemir İnce mağdurları, yazarın yazmış bulunduğu bazı örnek mektupları postaladılar. Hayır, açıklamak istemiyorum. Bana ne!

Hulâsa, demek istediğim şu:

Haklı olmamız, ille de masum olduğumuz anlamına gelmiyor.

Bir de ufak tavzih: Özdemir İnce'nin "önemli bir şair, önemli bir deneme yazarı, önemli bir çevirmen" olduğunu yazmıştım.

Bir sürü itiraz aldım.

İyi de, bunlar benim verdiğim payeler değil ki! Özdemir İnce kötü bir gazeteci, hoyrat bir entelektüel olabilir, ama önemli bir edebiyat adamıdır. "Değerli" demiyorum, dikkat! Yazdığı şiir bana göre değersizdir. Gelenek konusunda yazdıklarını da "komik" ve "uçuk" bulurum. Önemli ama değeri tartışmalı bir edebiyat adamıdır.

Ben, müntehir şair Kaan İnce'nin yazdıklarını daha başarılı, daha incelikli buluyorum.


12 Mart 2005
Cumartesi
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED