AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S A Ğ L I K
Açık tenli ve zayıf
kadın tehlikede

Yaşlı hastalığı olarak bilinen osteoporoz diğer adıyla kemik erimesi menapoz sonrası açık tenli kadınları ve testoronda azalma yaşayan erkekleri daha fazla etkiliyor.

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz 50'li yaşlardan sonra özellikle kadınlar arasında sık görülüyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Turgay Altınbilek, beyaz tenli açık renk gözlü, zayıf kadınların, testosteronda(erkeklik hormonu) azalma olan erkeklerin daha fazla tehlikede olduğunu söylüyor. Altınbilek'e osteporoz hakkında merak ettiklerimizi sorduk.

Osteoporoz nedir?

Osteoporoz, çeşitli nedenlerle kemik kitlesinin azalmasına bağlı kemikte mekanik bir yetersizliğin oluşmasıdır. Direncini yitiren kemik kolayca kırılabilir hale gelir.

Belirtileri nedir?

Hastaları doktora gitmeye zorlayan ilk belirtiler sırt ve bel ağrılarıdır. Bel ve sırt ağrıları çoğu kez hareketle yük kaldırmakla başlar, istirahatle geçer. Boyda kısalma, omugada kırık oluşur. Sırtta kamburlaşma ve gövdede öne doğru eğilme olur. El bileğinde, kaburgalarda ve kalça kemiğinde kırıklar olur.

Görülme sıklığı nedir?

Osteoporoz görülme sıklığı 45 yaşın üstündeki kadınlarda yüzde 50, 75 yaşın üstündeki kadınlarda ise yüzde 90 dır.

Hangi tip kadınlar daha fazla risk altındadır?

Beyaz tenli, açık renk gözlü, kısa boylu, ince yapılı kadınlar daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.

Kilo kemik erimesinde önemli bir etken mi?

İri yapılı, kilolu kişilerde osteoporoz görülme riski çok düşüktür.

Çocuk doğuran kadınla doğurmayan kadının kemik erimesinde bir farklılık söz konusu mu?

Doğum yapan kadınlarda, özellikle çok sayıda doğum yapan kadınlarda osteoporoz görülme riski daha fazladır

Tedavi kemik erimesini durduruyor mu? Yavaşlatıyor mu?

Sinsi ve ilerleyici bir hastalık olduğundan osteoporozun önlenmesi tedavisinden daha önemli, daha kolay ve daha ucuzdur. Osteoporoza yönelik yapılan tedavilerin kemik kaybını durdurdukları veya azalttıkları bir çok çalışmayla ortaya konmuştur.

Beslenme, sigara alışkanlığı gibi etkenler osteoporozda etkili mi?

Düzensiz beslenme, protein, kalsiyum, çinko, vitamin C ve B12 eksikliği osteoporoz riski oluşturmaktadır. Sigara içenler içmeyenlere göre daha fazla osteoporoz riskine maruz kalmaktadır. Sigara içenler menopoza daha erken girerler, östrojen düzeyi daha düşüktür ve beden kitle indeksi daha azdır.

Neden en çok kadınlarda ortaya çıkıyor?

Osteoporozdan etkilenen insanların yüzde 80'i kadınlardır. Kadınlarda daha sık rastlanan Romatoid artrit gibi hastalıkların varlığı ya da kortizon, tiroksin gibi ilaçların kullanımı osteoporoz riskini arttırmaktadır... Osteoporozun kadınlara oranla erkeklerde daha nadir görülmesinin nedenleri arasında, erkeklerdeki yaşamın kısa olması, iskelet gelişimi sırasındaki yüksek kemik kütlesi oranı ve kemik yıkımını hızlandıran menopoz eşdeğeri bir durumun olmaması sayılabilir.

Osteoporozu spor yaparak geciktirin

Kimler risk altında?

Elli yaşın üstünde, erken menopoza giren, beyaz tenli, açık renk gözlü, zayıf kadınlar; düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenenler; yürüyüş ve fiziksel aktivite içinde olmayanlar; ailesinde osteoporoz hastalığı bulunanlar risk altında. Erkeklerde testosteron (erkeklik hormonu) azalması etkili. Ayrıca, sigara içenler, alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketenler, kortikosteroid, antikonvülzan, antikoagülan ve tiroid ilaçları gibi bazı ilaçları uzun süreden beri yüksek dozda kullananlar, şeker hastalığı, tiroid bezinin fazla çalışması, mide barsak ameliyatı geçirmiş olanlar ve felçli hastalar tehlikede.

Nasıl bir tedavi uygulanır?

Osteoporoz tedavisinde amaç, kemik kaybını önlemek, kemik kütlesini artırmak ve kırık oluşmasını önlemektir. Tedaviye daha büyüme döneminde iken kalsiyum, yeterli protein, karbonhidrat, yağ gibi gıdaların dengeli bir şekilde alınmasıyla başlanmalıdır. Östrojen, progesteron ve androjenler kemik kaybını durdurur veya azaltırlar. Yaşam tarzında değişiklikler yaparak düşmeyi azaltacak önlemler alınmalı; yürüyüş, yüzme ve egzersiz programları uygulamalıdır. Kalsiyum ağırlıklı düzenli beslenilmeli. İlaçları düzenli kullanmalı ve düzenli doktor kontrolüne gidilmelidir.

 
Bebeğim konuşamıyor
Uzmanlar, bebeğin ilk iletişiminin annesine bakıp gülümsemesiyle başladığını, ilk altı ayın öksürmek ve ağlamakla, 6 aydan sonrasının agulamalar ve ses oyunlarıyla geçtiğini belirtiyor. Konuşma ve lisan patolojisi uzmanı Burcu Ardaman, bazı çocuklar için konuşmaya başlamanın zaman aldığını belirterek, "Eğer çocuğunuz söylediği birkaç kelime dışında yeni kelime öğrenmiyor, söyledikleri çevresindekiler tarafından anlaşılmıyor zaman geçtike bir değişim olmuyorsa bir uzmana başvurun" dedi.
Bebeklerin sesle olan yolculuğunun doğumla başladığını anlatan Ardaman, "7-10 ay arası ba-ba-ba, ma-ma-ma gibi hece tekrarları ve daha sonrasında farklı hecelerin birleştirilmesiyle geçer. Bu dönem pek çok anne baba tarafından gerçek kelimelerin ortaya çıkışıyla karıştırılabilir. Çoğu zaman bu tekrarlar bebek tarafından anlamlı kullanılan kelimeler değildir. Bebeklerin erken dönemde en rahat çıkardığı sesler a, b, m ve y sesleridir. Yaklaşık 2 yaş civarı bunlara diğer sesli harfler ve k, g, p, d, f, n gibi sessizler eklenmeye başlar. 3 yaş ve sonrasında da sessiz harflerin kalanları yerine oturur" şeklinde konuştu. Ardaman, problemin ne zaman ortaya çıkacağı konusunda ise şu bilgileri veriyor: "Eğer çocuğunuz söylediği birkaç kelime dışında yeni kelime öğrenmiyor, söyledikleri çevresindekiler tarafından anlaşılmıyor veya bir takım ses ve lisan hataları zaman içinde düzeleceğine hiçbir değişiklik göstermiyorsa, bir uzman görüşü almakta fayda vardır. Bazen erken teşhis ve tedaviyle iletişim zorluğu kolayca ortadan kaldırılır ve ilerleyen yaşın beraberinde gelecek sosyal ve duygusal zorlukların önüne geçilir."
17 Mart 2005
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED