|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Saray Sac Tava'nın sahibi İrfan Turan 1979 yılından bu yana sektörün içinde. Çalışırken öğrenen, öğrenirken de kendisine hedefler belirleyen Turan, hedeflerini aşama aşama hayata geçirmeye başlamış bile. Bulaşıkçılıkla başladığı sektörde kademe kademe ilerleyerek işletme açmaya kadar yükselen Turan'ın ilk 1993 yılında Güngören ve sonrasında Bakırköy olmak üzere 2 ayrı şubesi, bu şubelere hizmet veren bir de ayrı imalathanesi var. Amaçlarının dünyaya açılmak olduğunu söyleyen Turan, kısa bir süre sonra kurumsallaşmak adına her türlü çalışmaları yapacaklarını, böylece sektörde daha emin adımlarla ilerleyeceklerini söylüyor. Saray Sac Tava'da yemeğime öncelikle çorbaların içinde en sevdiklerimden olan ezogelin çorbasıyla başladım. Bu güzel çorbanın içindeki nane fazla kavrulmadığı için lezzeti tam kıvamında olmuş. Çorbanın yanına birde sıcak tırnaklı pide eşlik edince lezzetler birbirini tamamladı. Ardından yemeğime aparatif olarak ezme, çoban salata ve yoğurt ile devam ettim. Ezmenin lezzeti ve acısı yerindeydi fakat çiğ köfte için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. (Çiğ köfte, sipariş üzerine yapılması gereken bir ürün). Köy yoğurduna oldukça benzeyen yoğurdun çömlekte servis edilmesi dikkat çekiciydi, hafif ekşimsi tadı olan yoğurdun yağ oranı fazla, tadı da gayet güzeldi. KEBAP VE DÖNER KANSER YAPMIYOR Zaman gazetesinin 10 Mart 2005 tarihli, "Bisküvi, cips ve kızartmada kanserojen madde çok; ızgara, döner, tahinde yok" başlıklı haberini yorumsuz yayınlıyorum. Geleneksel ürünlerimizin üzerinin karalanmaya çalışıldığı şu son zamanlarda, ürünlerimizin ve mutfağımızın TÜBİTAK tarafından aklanması beni oldukça sevindirdi. 13 ülkeden 23 kuruluşun katıldığı, bu kuruluşların arasında TÜBİTAK'ın da olduğu araştırma, ızgara ve döner gibi kırmızı etin, tencere yemeklerinin, Türk mutfağının sağlığa zararlı olduğunu iddia edenlere iyi bir cevap olsa gerek. Haber sabah kahvaltısında peynir, zeytin, bal, reçel yerine corn flakesi tercih edenlere, evlerinde üşenip eşine ve çocuklarına hazır çorba yedirenlere, akşam üstü hafif karın acıkmalarını büsküvi ile geçiştirenlere, akşamları televizyona cips ve krakerlerle eşlik edenlere, fast food dükkanlarından çıkmayan patates kızartması düşkünlerine de sağlıklı beslenme konusunda farklı fikirler verecektir. Haberde özellikle çocuğunu hazır mama ve bebe bisküvileri ile büyüten anne-babaların çıkaracağı büyük dersler de bulunmakta. "TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Türkiye'de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu'nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı. Cips, kraker, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı. Izgara, döner, tahin helvası, çavdar ekmeği, baklava ve pilavda ise akrilamid miktarı ölçülebilir değerlerin altında çıktı. Projenin Türkiye koordinatörü Dr. Hülya Ölmez, çalışmanın sonucuna göre akrilamid içeren gıdaların yasaklanabileceğini ya da ambalaja uyarı yazıları konulabileceğini söyledi. (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Gıda Enstitüsü'nden gıda yüksek mühendisi Dr. Hülya Ölmez yürütüyor. Dr. Ölmez fırınlama ve kızartmada gıdanın içindeki şeker ile proteinin yüksek ısıda reaksiyona girmesi sonucu ortaya çıkan akrilamidin haşlama yemeklerde oluşmadığını söyledi. Hülya Ölmez, "Tencerede pişen yemek kültürü Türkiye'de yaşayanlar açısından bir şans" dedi. Bisküvi ve cipslerin potansiyel kanser riski taşıdığını belirten Hülya Ölmez en azından araştırma sonuçlanana kadar bu çeşit ürünlerden uzak durulmasını tavsiye etti. Hülya Ölmez, "2006 Kasım'ında bitecek olan HEATOX projesinde, gıdalarda oluşan akrilamid ile insandaki kanser riski arasındaki ilişki de araştırılıyor. Ancak şu an için kimse risk yok, diyemez. Risk var, boyutunun ne olduğu araştırılıyor" diye konuştu. İnsanlara taze meyve ve sebze yemelerini, haşlanmış gıdalar tüketmelerini öneren Dr. Ölmez, bisküvi, cips, kahvaltılık gevrekler ve özellikle patates kızartması tüketmeyenlerin sağlıklı beslenme açısından hiçbir kaybı olmayacağını açıkladı. Hülya Ölmez ve ekibi araştırma kapsamında Türkiye'de 20 çeşit ürünü piyasadan tesadüfi yöntemle toplayıp incelemiş. Bunlar; ev yemekleri, kavrulmuş çerezler, ekmek ve fırıncılık mamulleri, cipsler, kahve, bisküvi, kraker, çikolata, bebek mamaları, patates kızartmaları, geleneksel Türk tatlıları, pekmez, ızgara, kebap, döner ve köfte gibi geleneksel gıdalardan oluşuyor. Dr. Ölmez, Nisan 2004'ten bu yana 150 gıdayı analiz ettiklerini, bilimsel yeterlilik için analiz tekrarı sayısını arttıracaklarını vurguladı. SAC TAVA Aperatiflerin ardından gelen Kemikli Kuzu Şiş ve Sac Tava'nın pişirim ve lezzeti yerindeydi. Yapımında kuzu eti tercih edilen Sac Tava'nın yapımı, etin sinirlerinden ayıklanmasından, terbiye edilmesine kadar olan bütün aşamaları başlı başına bir sanattır. Saray Sac Tava, bu sanatın hakkını gerçekten iyi vermiş. Etleri Diyarbakır'dan getirtilen, yağları ince ince ayıklanan sözünü ettiğim sac tavayı yediğinizde et yemenin tadına varıyorsunuz. Benim gibi perhiz yapıyorsanız bu lezzet karşısında bozmak zorunda bile kalabilirsiniz. Sac tava kışın 160, yazın ise 180 kişiye aynı anda hizmet verebilen Saray Sac Tava, 09:00-23:00 arası hizmet veriyor. NASIL GİDİLİR Adres: İncirli Cd. No: 62 Bakırköy / İSTANBUL Tel: 0212 572 43 43 LEZZETLİ SÖZLER
İnsan geçim için durmadan çalışır
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |