|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Kamu kurum ve kuruluşlarına işçi alımı "Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Daimi Kadrolarına İlk Defa İşçi Olarak Alınacaklar Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre yürütülmektedir. Bu yönetmeliğe göre işçi olmak isteyen adayların gireceği merkezi sınav ÖSYM tarafından yapılmakta, işçi alımları ise Türkiye İş Kurumu tarafından gazete, internet sitesi ve Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. Ancak, işçi alımları memur alımı gibi objektif kıstaslara göre yapılmamaktadır. Memur alımlarında ÖSYM ilana çıktıktan sonra adaylar başvuru yapmakta, tercih ve puan durumuna göre bilgisayar ortamında yerleştirme yapılmaktadır. Ayrıca bir sözlü sınav yapılmamaktadır. İşçi alımlarında ise başvurular, ilan edilen kadronun iki katı oranında İŞKUR'a yapılmakta, bu başvurular İŞKUR tarafından puan sırasına göre dizilerek atama yapılacak kuruma bildirilmekte, atama yapılacak kamu kurumunca da sözlü sınav uygulanarak işlemler tamamlanmaktadır. Bu süreçte, sözlü sınav olarak belirtilen süreç, tümüyle kayırmacılığa açıktır. Bu nedenle de adaylar siyasi referanslar peşinde koşmak zorunda kalmaktadır. Her şeyin insan eli değmeden elektronik ortamda görüldüğü günümüzde hala babadan kalma bu duruma daha ne kadar devam edilecek bilmiyoruz... Burada bir diğer husus ise işgücünün verimliliğidir. İŞKUR Genel Müdürlüğü personelinin çoğu, iki katı kadar aday seçimi ve bunların puan sırasına göre dizilerek ilgili kamu kurumuna gönderilmesi ile uğraşmaktadır. Bu işlemlerin hepsi gereksiz bürokrasidir. Ve ne yazıkki, işleme muhatap olan işsiz gençler kadar önemli olan bir diğer husus, işte bu işgücü kaybıdır. Bu köşede bir çok kez bu konunun çözümlenmesi için İŞKUR Genel Müdürlüğüne çağrıda bulunmamıza rağmen hala bir sonuç alınmamıştır. İŞKUR Genel Müdürlüğünün ve bu genel müdürlüğün bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hala hiçbir açıklama yapmaması, yönetmeliği değiştirmeye çalışmaması, bir siyasi yapıyı yolsuzluktan sonra yıpratacak en önemli söylemdir. Bu nedenle ivedi olarak tedbir alınması gerekmektedir. Buradaki tedbir de, öncelikli olarak, bu durumu düzeltmek ve kayırmacılığa izin veren yoları kapatmak olmamalıdır. Öncelikli olarak yapılması gerek işlem, bu saate kadar hiçbir şey yapmayan ve işçi alımlarında yaşanan torpil iddialarına sebebiyet veren ilgililerin görevden alınması olmalıdır.
Bir Derece İle En Yüksek Devlet Memuru Maaşı Değişti mi?
Memurlara bir derece verildikten sonra Başbakanlık Müsteşarının maaşı ne kadar olmuştur. Bu konu, alacağımız tazminatla doğrudan ilgilidir. Bu nedenle soruyorum… 5289 sayılı Kanunla ilgili olarak geniş açıklama bu köşeden daha önce yapılmıştı. Geniş açıklama için daha önceki yazılarımıza bakılabilir. Kısaca, sorunuzla ilgili olarak şu hususlara değinilebilir. En yüksek devlet memuru aylığından anlaşılması gereken Başbakanlık müsteşarının almakta olduğu gösterge ve ek göstergenin memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutardır. Bir derece Başbakan müsteşarının gösterge ve ek göstergesini etkilememektedir. Zira Başbakanlık Müsteşarı zaten en üst rakamlardan gösterge ve ek gösterge almaktadır. Buna göre en yüksek devlet memuru aylığı şu şekilde bulunacaktır. 9500 [1500 (gösterge)+8000(Ek gösterge)] * maaş katsayısı =(0,0401). 9500* 0,0401 = 380,95. Tazminatlar da dahil olmak üzere bir çok maaş kalemi bu tutar üzerinden hesaplanmaktadır.
Maliye Bakanlığı'nda Çalışan Veznedarın Nakli
Erzurum Defterdarlığında Veznedar olarak çalışıyorum. Sağlık durumu özür kapsamında (Kardiyoloji Uzmanı bulunan yerde ikamet etmesi uygundur) Antalya'ya tayin istedim. Görev yaptığım yerde pratisyen doktor bile zorlukla temin edilmiştir. Buna rağmen tayinimin yapılmama durumu var mıdır? "Maliye Bakanlığı Personelinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik"in 2'nci maddesinde; "Bu Yönetmelik, atamaları merkezden yapılan personelden yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi olanlar ile Yönetmeliğin 22, 23, 24, 25 ve 26 ncı maddelerinde yer alan personelin, atanmalarına esas olacak kuralları ve bunlara ilişkin hükümleri kapsar." hükmü, Yer Değiştirme Suretiyle Atamaya Tabi Personeli düzenleyen 8'inci maddesinde ise; "Muhasebe Müdürü, Malmüdürü, Saymanlık Müdürü (Müdür unvanı olmayan Döner Sermaye ve Fon Saymanları hariç), Gelir Müdürü, Vergi Dairesi Müdürü, Vergi Müdürü, Takdir Komisyonu Başkanı, Milli Emlak Müdürü, Emlak Müdürü, Personel Müdürü ve bunların yardımcıları ile Muhasebe, Vergi ve Milli Emlak Denetmenleri yer değiştirme suretiyle atamaya tabidir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde atama yer değiştirmeye tabi personel olmadığınız anlaşılmaktadır. Ancak, Yönetmeliğe tabi personel olmamanız sağlığınıza uygun gelecek bir yere atanmanıza engel değildir. Ayrıca, raporunuzda yer alan "kardiyoloji uzmanı bulunan bir yerde ikamet etmesi uygundur" ibaresi amirlerinizi bu yönde hareket etmeye zorlamaktadır. Eğer, kardiyoloji uzmanı olmadığı için sağlığınızda bir olumsuzluk meydana gelirse bu durumdan ilgili yöneticiler sorumlu tutulacaktır.
(memurlar.net editörü) aunlu@yenisafak.com.tr Faks: (0312) 472 68 80
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |