|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Yirmi yıl aradan sonra 'İyilik ve Kötülük Üzerine' isimli şiir kitabını çıkaran Turgay Özen, sözden zarar doğmaması için 'emanet'i saklayan kalbe tavaf ettirilmesi gerektiğini söylüyor. Şair şiirine aldığı bütün kelimeler için 'secde ettirdim' diyor.
HALE KAPLAN ÖZ
Bugüne kadar varolagelen kötülük, dünya üzerinde yaşanan en vahim çirkinlikleri anlatıyorsunuz şiirinizde. Ve tüm bunlara karşı çok korunmuş bir şiir sunuyorsunuz okura. Bu şiir kalpleri iyilikle buluşturan bir şiirdir diyebilir miyiz? Benim bir korkum var. Kötülük öyle baskın ki ümit yok, diye düşünüyor insanlar. Oysa ümitsizlik haram sayılır. Şeytan çok zayıftır aslında ama çok güçlü gösteriyorlar. Eğer kalbinizi koruyorsanız şeytanın sizin üzerinizde hiçbir yaptırımı yoktur. Ben de bunu söylemek istiyorum. Bunun ancak iyiliklerle söylenebileceğini düşünüyorum. Eğer bunları yapmazsak onlara ait olmuş oluyoruz. Birtakım kötülük oyunlarını da yazmış olmama rağmen genelde okuyanlar, kitapta iyiliğin hakim olduğu görüşündeler. Bu da benim için çok önemli. Düşüncenin, lirizmin önünü açan ve şiiri mayalayan neydi? İyilik ve kötülüğü tema olarak seçişinizi de dahil edebiliriz buna... Yirmi yıldır kitap yayınlamadım ama yirmi yılımın her anı şiirle geçti. Yani bu süre içerisinde şiiri bırakmadım, sadece dışarı çıkmadım. Zaten biliyorsunuz, şiir sizi bırakmadığı müddetçe siz şiiri bırakamazsınız. İyilik ve Kötülük Üzerine gibi dört kitap yayınlanmayı bekliyor. İyilik ve Kötülük Üzerine, o kitapların en gevşek dokunmuşudur. Çünkü daha fazla insanla irtibata geçmek istedim. Temayı iyilik ve kötülük olarak seçişimin sebebi de herşeyin iyilik ve kötülükle, ilk günahla başlıyor olması. İlk günahın neden kaynaklandığını bilmeden ne iyiliği, ne kötülüğü anlayabiliriz. Ben Türk şiirinde ve cumhuriyet dönemi Türk şiirinde, belli şairler hariç, Türk şairlerinin kalbi bir sesle yazdıklarını düşünmüyorum. Daha çok zihinle yazıyorlar şiirlerini. Halbuki bu topraklardaki şiir kalbin sesidir. 'İyilik ve Kötülük Üzerine', yoğun bir hadis, Kur'an ve tasavvuf okumasından sonra ortaya çıktı. O okumaların üzerine bugünün birtakım pozitif bilgileri de üzerine kurgulandı. Kötülükten şiir de nasibini aldı galiba bu zamanda. Görsel alanın ve eğlence kültürünün zenginleşmesiyle sözün alanı daraldı. Gücü de aynı nispette daraldı mı, ne dersiniz? Hakiki olmayan eleniyor. Tüketim toplumu öyle bir tuzak ki eğer hakiki değilseniz çok kolay tuzağa düşüyor ve eleniyorsunuz. Kalanların da gücü artıyor. Şu dönemde belki iyilikler azalmış gibi görünüyor ama niceliksel olarak azalıyor. Buna karşı niteliksel olarak artıyor. Tek bir mum bile yansa tüm karanlıklar o ışığı söndüremezler. Ben şuna inanıyorum; "Allah nurunu tamamlayacaktır." Konuşmak kalbe zarar veriyor diyorsunuz; ya yazmak, şiir yazmak? Ben kelimeler tavaf etmeden şiire girmemeli diyorum. Kelimelerin hepsi farklı yöne bakar. Günlük hayatta kullandığımız kelimeleri kullanırız şiirde. Eğer biz onları bize emanet edilenin bulunduğu yere tavaf ettirirsek; kalbe tavaf ettirirsek, o zaman şiir kendini korur ve manadan uzaklaşmaz. Zihin şiir için çok tehlikelidir. Bilgilenmek çok güzel ama şiir yazarken zihinsel ataklar çok tehlikeli. Kalpten uzaklaşmamak lazım. Söz, bir dış konuşma, sizden çıktığı zaman uzaklaşıyor, kamusal alana giriyor. Eğer sizin sözünüz içinizde iman etmemişse kamusal günah işleyebilir. Biliyorsunuz en tehlikeli günah budur çünkü düzeltme şansınız yok. Hallac-ı Mansur'un başına gelenler fazla konuşmasından kaynaklanmıştır. Söz, siz istemeseniz de farklı açılımlara gidebiliyor. Ben buna yol açmamak için bütün kelimelere secde ettirdim. İnançlıysanız ümit edin
Şiirinde tabiatın ve özellikle toprağın önemli bir yer tuttuğu Turgay Özen, toprağı halife olmakla eş görüyor. Şair, topraktan yaratılan insanın 'nar'a daha yakın olduğunu ve toprağın unutturulmaya çalışıldığını söylüyor. Özen "Toprağı nasıl tanımlıyorsunuz ve toprak neden bu kadar önemli?" sorumuzu şöyle cevaplıyor: "Biz topraktan yaratıldık. Secde etmeyen de nardan yaratıldı; dumansız ateşten. Toprak benim için halife olmakla eş. İnsanın toprağı taşıması lazım. Toprağın diğer manaları çok farklı tabii. Nar, bugün her yerde. Bütün konuşmalar, bütün görüntüler herşey onun üzerinden yapılıyor. Toprak unutturulmaya çalışılıyor bugün. Çocuklar patatesin topraktan çıktığını bilmiyor, çileği ağacın üzerinde arıyor. İşte bunu hatırlatmak lazım; toprak neyse biz oyuz." İyiliğin kötülüğü yeneceğini inancı tam ve hepimizi aynısını öğütlüyor: "Karanlıklar arttı. Kötülükleri teknolojiyi kullanarak artırıyorlar. Yirmibeşinci kare yani gözün görmediği zihnin gördüğü, şuuraltınızı etkileyen birtakım semboller var film ve reklamlarda. O gün gelmiştir, iyilikler birdenbire birbirine bağlanarak deniz olacak. İnançlıysak eğer ümidimizin doruğa çıkması lazım, çünkü yardım gelecek bize."
|
|
|
![]() |
|
|
|
|