AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
S P O R

Nerede eski derbiler

Dört büyüklerin maçlarına derbi diyoruz. Ve bu maçların zorlu-heyecanlı ve zevkli geçeceğini var sayıyoruz. Peki bu hafta oynanan Beşiktaş-Trabzon maçı bir derbi miydi? Futbol açısından hayır.

Zaten bu yıl süper ligde futbol kalitesi yüksek bir maça raslamak zor oldu yani. Beşiktaş bu yılki hedeflerinin hepsini kaybetti.

Yönetim ve hoca gelecek yılın takımını hazırlıyor. Ve Rıza elbette ki kalan maçları kazanmaya çalışıyor. Yine de her maçta futbolcuları ayrı ayrı mevkilerde oynatmaktan vazgeçmiyor. Gösterdikleri performansa bakarak sezon sonunda kim gidecek, kim kalacak bu hususta bir karara varmak istiyor. Bu durum Beşiktaş'ın maçlarını hem kolaylaştıran hem zorlaştıran bir etkendir.

Hedefsiz kalmış bir takımı maça motive etmek kolay değil. Mesela bu maçta Carew ile Veysel ilk on birde yoktu. Rıza'ya göre Carew hazır olmadığını söylemiş. Veysel ise 67. dakikada oyuna girdi ve bir varlık gösteremedi. Rıza Çalımbay bir nevi deneme-yanılma uyguluyor. Bu esnada maç kaybetmek istemiyor. Bu hem kendi, hem takım, hem de taraftar açısından önemli.

Savunma gayreti-önceliği Trabzon maçında da âşikar idi. Fatih-Gökdeniz ve Yattara'yı adam adama markaj ile durdurmak istedi. Ali Güneş, İbrahim Üzülmez, Tayfur ve sarkık libero oynayan Koray savunmada hayli kalabalık toplanmasına sebep oldu. Bu takım tertibi haliyle kontratak gerektiriyordu. Rıza bu iş için İbrahim Akın ile Ahmet Dursun'u görevlendirmiş, Tümer ile Ahmet Hassan, onlara top taşımaya mecbur kalmıştı.

Trabzon'un süper ligimizin en hızlı atağa kalkan takımı olduğu malum. Ancak ileri üçlü, Szymkowiak dahil hücumdan sonra geri dönemiyor, top rakipte iken etkisiz kalıyorlar. Bu sebeple Trabzon orta sahası, bilhassa Hüseyin -ki sahanın en iyisi idi- çok zorlanıyor.

Türk futbolunun en görünen zaafı top kayıpları. Bu maçın 77. dakikasına kadar Beşiktaş 46; Trabzon 50 top kaybı ile oynadı. Maç tipik bir orta saha mücadelesi görünümünde idi. İki takım da pozisyon zenginliği üretemedi. İlk 70 dakika Trabzon'un, son 20 dakika Beşiktaş'ın etkinliğinden bahsedilebilir. Bir ara, ikinci yarının ilk yarım saatinde oyun nerede ise durdu. Rıdvan Dilmen "seyirciyi uyuttular Ercan" dedi. "Sen bana soru sormasaydın bende uyumuştum" diye espri yaptı.

Bu maça derbi demek yakışık almıyordu. Uzatmanın son dakikasında Beşiktaş'ın attığı kaza golü Trabzon'u şampiyonluk yarışından neredeyse kopardı.

Akılda kalan Beşiktaş yönetiminin maçtan önce başlattığı "Küfür etme-ettirme" kampanyası idi. Bu çerçevede iki takım oyuncuları el ele tutuşarak seyirciyi selamladılar. Gerçekten de küfürsüz geçen ilk yarı oynandı. İkinci yarının başlarında tribünlerde bir hareketlenme olduysa da çabuk söndü. Küfür ancak son dakikalarda yükseldi. Yine de Beşiktaş'ı bu gayreti sebebi ile kutlamalı diğer kulüplerin de bu yolda adım atmaları teşvik edilmelidir.

Bakalım bundan sonraki derbiler nasıl geçecek? Malum puan farkı ikiye indi.


22 Mart 2005
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED