AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Mükellef ve işleri

Mükellef
Allah'ın bütün emir ve yasaklarını yerine getirmesi gereken ve bunlardan sorumlu olan insana mükellef denir. Ergenlik çağına gelen ve akıllı bütün Müslümanlar, Yüce Allah'ın emir, yasak ve tavsiyelerine muhatap olur, artık dinen mükellef (dini hükümlerle yükümlü) sayılırlar. Yüce Allah'ın yapılmasını istedikleri ve hoşnut oldukları şeyler "sevap", yapılmasını istemedikleri şeyler de "günah" olarak değerlendirilir. Bütün bunları her Müslümanın öğrenmesi ve gereğince hareket etmesi, din yönünden kendisine borçtur. Deliler ve çocuklar, Allah'ın emir ve yasakları konusunda mükellef değildir. Ancak çocuklara ergenlik yaşına kadar temel dini bilgiler ve ibadetler öğretilmelidir.

Mükellefin işleri/görevleri (Ef'al-i Mükellefin)

Mükellefin işlerini, gereklilik ve geçerlilik açılarından ele almak oldukça aydınlatıcı görünüyor.

Yapılması ya da terkedilmesi gerekli işleri, dört ölçüt çerçevesinde ele almak doğru olur:

1. Sübut (varlık): İşin -şayet konuyla ilgisi varsa- ayet ve hadislerde Allah'a ya da Peygamber'e aitliğini anlatır.

2. Delalet (anlam): Ayet ve hadislerde ele alınan işle ilgili kelimelerin anlam ve içerik özellikleridir.

3. Üslup: Ayet ve hadislerde işle ilgili cümlenin/cümlelerin üslup özellikleridir.

4. İyilik / kötülük: İşin dini, ahlaki ve hukuki açılardan kesin, görece ve kısmi olarak iyi veya kötü olarak değerlendirilişidir. İyi, yapılması gerekenlerin, kötü terkedilmesi gerekenlerin niteliğidir.

Gereklilik açısından mükellefin işleri Yapılması gereken işler

a) Farz

Bütün gereklilik ölçütleri açısından apaçıklık ve kesinlik taşıyan işler farz hükmünü alır. Farzların yapılması zorunludur, sağlam ve geçerli bir gerekçe olmaksızın düşmez ve başka bir hükme dönüşmez.

Herkesin tek tek yapmakla yükümlü olduğu farzlara farz-ı ayın, Müslümanların bir bütün olarak sorumlu olduğu, ama bir kişinin veya belirli kişilerin yapmasıyla sorumluluktan düşen farzlara farz-ı kifaye denir. Namaz kılmak ilkine, cenazeyi yıkamak ve namazını kılmak ikinciye örnektir.

Farzları yapanlar sevap kazanırlar. Mazeretsiz terkedenler ahirette ceza görürler.

Farzın terki haramdır. Farzın inkarı, kişiyi dinden çıkarır, ahirette azaba yol açar.

b) Vacip

Sübutu kesin, anlamı yoruma (içtihada) açık, güçlü ve övgüye değer üslupta ve iyilik yönü baskın işler, vacip hükmünü taşır. Vacip, farzın altında, sünnetin üstünde bir yer tutar, bununla birlikte bazen en güçlü sünnet anlamında da kullanılır. Kurban kesmek, bayram namazını ve vitir namazını kılmak, fıtır (fitre) sadakasını vermek gibi vacipler, farz kadar kesin olmamakla beraber, yine de yapılması şart olan emirlerdir. Hatta bu emirlerin uygulanması, tarihi gelişim içerisinde Müslümanlığın önemli simgelerinden olmuştur.

Vacibin yapılması, sevap kazandırır. Vacibin terki, tahrimen mekruhtur, ahirette farzdan daha hafif ceza gerektirir. Vacibi inkar eden günahkar olur, fakat dinden çıkmaz.

c) Mendup

Sübutu kesin, anlamı yoruma açık, üslubu yalın tavsiye, iyilik yönü göreceli ve tahmine dayalı işler mendup hükmünü alır.

Mendup, gereklilik derecesi ve tavsiyenin kökeni açısından üç aşamalıdır:

1. Sünnet: Hz. Peygamber'in (s.a.) yaptığı ve Müslümanlara yapmalarını tavsiye ettiği işler sünnet adını alır. Beş vakit namazın cemaatle kılınması, beş vakit namazın sünnetlerinin kılınması, ezan ve kaamet gibi.

Sünneti yapanlar sevap kazanırlar. Sünneti özürsüz işlemeyenler, ahirette Hz. Peygamber'in şefaatinden yoksun düşerler, çünkü ibadetlerle ilgili sünnetleri yapmak, peygambere bağlılığın bir göstergesidir.

Sünnetler ikiye ayrılır:

- Sünnet-i Müekkede: Peygamberimizin sürekli biçimde yaptığı, çok az terkettiği işlerdir. Sabah, öğle, akşam namazlarının sünnetleri, yatsının son sünneti, cumanın ilk ve son sünneti gibi.

- Sünnet-i Gayr-i Müekkede: Peygamberimizin kimi durumlarda terk ettiği sünnetlerdir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri gibi.

2. Müstehap: Yapılması iyi görülen, terk edilmesi günah olmayan işlerdir. Peygamberimizin işlenmesini bizden ısrarla istemediği işler böyledir. Beş vakit namazın sünnetleri dışında nafile namazlar, nafile oruçlar, sadakalar gibi. Müstehaplar, insana sevap ve fazilet kazandıran, güzel ve beğenilen iş ve hareketlerdir.

3. Adap / Edep: Yapılması usule uygunluk gösteren işlerdir. İlgili iş edebine uygun yapılınca, en mükemmel olmuş demektir.

Mükellefin yapması gereken işleri, aşağıda belirttiğimiz ölçütler ışığında, şu çizelgede topluca değerlendirebiliriz:


ÖLÇÜTLER FARZ	VACİP	MENDUP	
Sübut	Kesin	Kesin	Kesin
Delalet (anlam) Kesin	Yoruma açık Yoruma açık
Uslup	Kesin	Güçlü tavsiye Tavsiye
İyilik	Kesin	Baskın	İyi olduğu sanılır

Bu ölçütler çerçevesinde, dini emirler ve yasaklar, aynı önem ve kesinlik derecesi taşımazlar. Bu ölçütlere göre, yapılması gereken işleri şöylece çizelgede gösterebiliriz:


27 Mart 2005
Pazar
 
VECDİ AKYÜZ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED